TOROS TARIM’DAN 35 MİLYON LİRALIK ÇEVRE YATIRIMI


02.10.2017 17:11:59

Toros Tarım, Mersin Üretim Tesisinde yaklaşık 35 milyon liralık maliyetle devreye aldığı CAN Ünitesi Prill Kulesi Baca Gazı Yıkama Sistemi ile çevresel yatırım kapsamında yine sektöründe bir "ilk"e imza attı ve AB ülkelerindeki yasal limitin altına inmeyi başardı.

Toros Tarım Genel Müdürü Hakan Göral, “Ticari hedeflerimizi gerçekleştirmenin yanı sıra topluma ve doğaya karşı sorumluluklarımızı da aynı oranda yerine getirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Türkiye’nin önde gelen tarımsal sanayi kuruluşlarından Toros Tarım bünyesindeki üç gübre üretim tesisinden biri olan Mersin İşletmesi, tamamen gönüllülük esasıyla yeni baca gazı yıkama sistemini devreye alarak çevre dostu bir üretim tesisi olma özelliğini daha da geliştirdi. Sunmuş olduğu ürün ve hizmetlerle bugüne kadar sektörüne birçok konuda öncülük eden Toros Tarım’ın 35 milyon lira maliyetle kurduğu yeni baca sistemi; gübre sektörü için ilk olmanın yanı sıra, çevre kapsamında da Türkiye’de yapılan en büyük yatırımlar arasında yer alıyor. Tesis, baca gazı emisyon büyüklüğü ve arıtma kapsitesi ile de dünyadaki sayılı baca gazı yıkama sistemleri arasında bulunuyor.




Detaylar için tıklayınız

Sebze suları ihracatında ton başına, ihracat iadesi verilecek



Son yıllarda tüketimi giderek artan sebze sularının ihracatı da destekleme kapsamına alındı. Sebze suları ihracatında, ton başına 150 dolar ihracat iadesi verilecek.

Tarımsal Ürünlerde İhracat İadesi Yardımlarına İlişkin, 2009 yılı uygulamalarına yönelik Para Kredi ve Koordinasyon Kurulu Kararı, 1 Ocak 2009'dan geçerli olmak üzere, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi. Tebliğ uyarınca, işlenmiş tarım ürünleri ihracatında, Dünya Ticaret Örgütü Tarım Anlaşması taahhütleri çerçevesinde ihracat iadesi uygulamasına devam edilecek. 

Besicilik, AB normlarını karşılamıyor



Avrupa Birliği müfettişleri tarafından hazırlanan raporda Türkiye'nin besicilik alanında AB normlarını yakalayabilmesi için önünde halen uzun bir yol olduğu öne sürüldü.

AB hayvan sağlığı ve gıda güvenliği denetçileri tarafından Kasım ayında Türkiye'ye yapılan ziyaret sonrası hazırlanan raporda hijyen koşullarının sağlandığı ancak, güvenilir ve izlenebilir bir sistem geliştirilmesi için uzun bir yol olduğu belirtildi.

"Mayınlı arazilerin temizlenmesiyle ilgili yasa, inşallah nisanda"



Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, "Mayınlı arazilerin temizlenmesiyle ilgili yasayı, muhalefette de sıkıntı olmazsa inşallah nisanda çıkarırız" dedi.

Çiçek, Kilis'te yeni itfaiye binasının açılış töreninde yaptığı konuşmada, vatandaşlara kamu hizmetlerinin, merkezi hizmetler ve mahalli idare hizmetleri vasıtasıyla ulaştırıldığını, bu iki hizmetin koordineli ve uyum içinde sürdürülmesinin kentlerin yaşam düzeyinin gelişmesinde önemli olduğunu söyledi.

Hükümet olarak mahalli hizmetlere önem verdiklerini bildiren Çiçek, "AK Parti iktidarı döneminde mahalli hizmetlere, önceki dönemlerden daha fazla kaynak ve imkan sağladık. Önümüzdeki 5 yılda Türkiye mahalli idareler ve belediye açısından daha ileri noktaya gelecektir. Elimizden geldiğince desteklemeye devam edeceğiz" diye konuştu.

 

”Tohum Bankasının Türkiye'de kurulması, D–8 ülkelerinin çıkarına”



Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, D–8 ülkeleri Tohum Bankasının Türkiye'de kurulmasının, D–8 Ülkelerinin ortak çıkarını maksimize edecek bir uygulama olacağını kaydetti.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, Bakan Eker'in 25–27 Şubat 2009 tarihlerinde Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'da gerçekleştirilen D-8 Tarım Bakanları Konferansına katıldığı hatırlatıldı.

DAMARDAN MÜDAHALE GEREKİYOR!

TÜSEDAD Yönetim Kurulu Başkanı Nizam KAĞITÇIBAŞI tarafından süt sektörü ile ilgili hazırlanan  “Damardan Müdahale Gerekiyor!” başlıklı yazı ekte ilginize sunulmuştur.

"Yoğurdun standardı niye değişti? "



"Yoğurdun standardı niye değişti? Çocuklarımızı tehlikeye atmayın!"

 Güngör URAS'ın Milliyet Gazetesi'ndeki 01.03.2009 tarihli yazısı

Yaş meyve ihracatında başarının yolu doğru ilaçlamadan geçiyor



Tarımsal ilaç kalıntıları nedeniyle Rusya Cumhuriyeti ile geçtiğimiz aylarda yaş meyve sebze ihracatında sorun yaşayan Türk yaş meyve sebze ihracatçıları, önümüzdeki süreçte benzer sorunların yaşanmaması için işi sıkı tutuyorlar.

Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve Ege Üniversitesi işbirliğinde, Kemalpaşa`da düzenlenen, "Türkiye`de Tarım İlacı Sorunları ve Çözümünde Yeni Açılımlar" konulu panelde tarımsal ilaç kalıntısız yaş meyve sebze üretimi için izlenmesi gereken yol üreticilere aktarıldı.

MHP’li Şandır soruyor: “Anamur ve Bozyazı ilçelerini afet bölgesi ilan etmeyi düşünüyor musunuz?”



MHP Grup Başkan Vekili ve Mersin Milletvekili Mehmet Şandır, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yazılı olarak cevaplandırılması talebiyle TBMM Başkanlığına verdiği soru önergesinde, “Anamur ve Bozyazı ilçelerini afet bölgesi ilan etmeyi düşünüyor musunuz?” dedi.

İşte Mehmet Şandır’ın soru önergesi:

“Mersin ilinin Anamur ve Bozyazı ilçelerinde 23.02.2009 günü saat 16:30 sıralarında başlayıp 18:30’a kadar devam eden dolu yağışı ve sonucundaki sel felaketinden dolayı binlerce dekar örtüaltı üretim yapılan seralarda, açık çilek ve tarla ziraatı yapılan alanlarda ve de meyve bahçelerinde büyük zararlar meydana gelmiştir.  

CHP’li Öztürk: “Yoksa çiftçilerimiz, -Tarım Sigortası yapsalardı- denilerek kaderleri ile baş başa

CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, Tarım ve Köyişleri Bakanı M. Mehdi Eker tarafından yazılı olarak yanıtlanması talebiyle TBMM Başkanlığına verdiği soru önergesinde, “Doludan ötürü zarar gören çiftçilerimizin Tarın Kredi Kooperatiflerine, Ziraat Bankası’na ve diğer kurumlara olan bu seneki borçlarının faizsiz olarak bir yıl ertelenmesi ve ek kredi verilmesi yönündeki taleplerini dikkate alarak ivedi olarak herhangi bir çalışma yapacak mısınız?” dedi.

İşte CHP’li Ali Rıza Öztürk’ün soru önergesi:

 

1,5 milyar dolarlık fındık elde kaldı, fatura Hazine'ye


Fiskobirlik'in devre dışı bırakılmasının ardından fındık almakla görevlendirilen Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), yaklaşık 1,5 milyar dolar zarar etti. Fındıktan kaynaklanan zarar Hazine tarafından karşılanacak. 

Bu amaçla iç borçlanma senedi ihraç edilecek ve karşılığında sağlanan gelir Ofis'e aktarılacak. TMO da bu parayla fındık üreticisinin alacağını ödeyecek. Ofis'in elinde halen 650 bin tonluk fındık stoku bulunuyor. Bu yıl fındıkta rekoltenin beklenenden daha fazla olması sebebiyle TMO, ödeme güçlüğüyle karşı karşıya kaldı. Elde kalan ürünü satamayan Ofis üreticiye borcunu ödemek için uluslararası piyasada kredi arayışına girdi. Ancak buradan da beklenen sonucu elde edemedi. Son çare olarak Hazine'nin kapısı çalındı. Önceki hafta Meclis'te kabul edilen torba kanuna, TMO'nun fındık zararının Hazine tarafından üstlenilmesini öngören bir madde eklendi. Böylece fındık fazlasından doğan zararı Hazine üstlenecek.

Tarımsal üretimde 108 teknik elemana yetki belgesi


Tarımsal üretimde gıda güvenliğini sağlamak amacıyla Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın yürüttüğü proje çerçevesinde eğitimlerini tamamlayan 108 teknik eleman yetki belgesi aldı.

Ankara İl Tarım Müdürlüğü'nde düzenlenen törenle, 108 teknik elemana sertifikaları verilirken, zirai ilaç bayileri de yürürlüğe giren kalıntı izleme projesi ve reçete yönetmelikleri konusunda bilgilendirildi.

 

TMO'nun fındık stoğu rekor miktara çıktı



Toprak Mahsulleri Ofisi'ne (TMO) verilen fındıkta müdahale alımı görevi, kurumun fındık stoklarını da zirveye taşıdı. TMO'nun, fındığa bu yıl kademeli fiyat vermesi nedeniyle fındık alımları özellikle son döneme yığıldı. Ofis alım döneminin sonuna doğru, toplam alımı yapılan fındık miktarı 364 bin 235 tona ulaştı. Alımlarda 110 bin tonla Ordu başı çekerken 97 bin tonla Akçakoca bu ili takip etti. Ofisin fındık stoku da son yıllardaki en yüksek tutara çıktı. TMO'nun stokundaki fındık miktarı ise 630 bin tona ulaştı.
 
Yeni strateji belirlenecek
Fındıkta oluşan yüksek stok nedeniyle bu yıl fındık politikasının da değiştirilmesi planlanıyor. Bu kapsamda kısa sürede fındık stratejisi açıklanacak. Şu an için yapılan çalışmalarda özellikle fındık ekim alanlarının sınırlandırılması üzerinde duruluyor. Ovalarda Hazine adına kayıtlı fındık bahçelerinin söktürülmesi ve ormandan açma alanlarda fındık tarımına müsaade edilmemesi gündeme gelen stratejinin en temel ayaklarını oluşturuyor.

Fındık yerine başka ürünlerin ekilmesi için üreticiye yüksek düzeyli prim desteği verilmesi de hedefleniyor. Şu aşamada bodur elma ve kivi gibi ürünlere prim desteği verilmesi ve bu yolla söz konusu ürünlerin fındığın yerine geçmesi formülü üzerinde duruluyor. Fındık için müdahale alımlarına bu yıl da devam edilip edilmeyeceğine ise teknik çalışmaların ardından hükümet tarafından yapılacak değerlendirmeyle karar verilecek.

Domateste son 10 yılın en kötü dönemi yaşanıyor



Antalya Yaş Meyve Sebze İhracatçı Birlikleri (AYMSİB) Başkanı Mustafa Satıcı, küresel kriz nedeniyle domateste Avrupa pazarında daralma olduğunu ve fiyatların 50 cente kadar düştüğünü söyledi. Satıcı, geçen ağustos dönemindeki dikim aşamasında havaların sıcak gitmesi, üreticinin pahalı olduğu için gübre kullanımını azaltması, üründe virüs yaşanması ve son günlerdeki aşırı soğuklar nedeniyle domates kalitesinde bozulmalar yaşandığını vurguladı. Domateste kalitenin bozulmasının ihracatı da olumsuz etkilediğini belirten Satıcı, domates fiyatlarının tamamen ihracata endeksli olduğuna dikkati çekti. Üretici ve ihracatçının mağdur olduğunu belirten Satıcı, şunları kaydetti: "Domateste son 10 yılın en kötü dönemi yaşanıyor. Küresel kriz nedeniyle Avrupalı tüketici de tasarrufa yöneldi, ihtiyaçlarını kıstı. Bu nedenle Avrupa pazarında daralma var. Avrupa'da domates fiyatları 50 cente kadar düştü. Avrupa'da İspanya başta olmak üzere Fas'ta üretilen domatesin fiyatları Türk ürünlerinden daha ucuz. Fiyatların düşmesi üzerine üretici hem de ihracatçı çok zor durumda kaldı."
 
 
Konya'da çiftçinin elektrik borcu 600 milyon YTL'yi buldu



Konyalı çiftçi elektrik borçları yüzünden çıkmaza girdi. Konya Bölgesi Sulama Kooperatifleri Başkanı Şaban Güven, kooperatif yöneticilerinin Meram Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi'ne (MEDAŞ) olan borçları nedeniyle şahsi hesaplarına haciz kararıyla el koyulduğunu belirtti. Güven, kooperatife bağlı abonelerin MEDAŞ'a toplam 600 milyon TL'ye yakın borcu olduğunu belirterek, bu borcun yüzde 80'inin gecikme faizi olduğunu söyledi. MEDAŞ'a olan borçlanma nedeniyle Konya'da bulunan 296 sulama kooperatifinin yüzde 80'inin ilkbahar döneminde elektriklerini açamaz hale geleceğini dile getiren Güven, "Girdilerde yüzde 700'lere varan artışlar var. Ürün fiyatları aşağı çekiliyor. Türkiye'de hiçbir kuruma uygulanmayan gecikme faizi sulama abonelerine uygulanıyor. Yıllık yüzde 36 gecikme faizi ödemek durumunda kalıyoruz" dedi.
 
 
'Süt tozu ithalatı durdurulmalı'


Trakya Bölge Veteriner Hekimler Odası Başkanı Dr. Erdal İlgü, süt fiyatlarının düşmesi ve süt yerine, süt tozunun tercih edilmesi nedeniyle, süt hayvanlarının kesilmeye başladığını ileri sürdü. İlgü, dün yaptığı açıklamada, süt fiyatlarının düşmeye devam ettiğini ve önümüzdeki ay daha da düşeceğini söyledi. Süt fiyatları düşerken, hayvancılıktaki girdilerin artmaya devam ettiğini ve bunun da üreticileri çileden çıkardığını ifade eden İlgü, "Süt fiyatlarının düşmesiyle, süt hayvanları kesilmeye başladı. Süt için hayvan bakanlar, sütten zarar etmeye başlamasıyla ellerindeki hayvanları satmaya başladı. Satılan süt inekleri et olarak tüketilmeye başlandı" dedi.
      
 
Tarımda tehlike çanları çalıyor

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, kuraklık nedeniyle borçları yapılandırılan çiftçilerin parası olmadığı için yeni üretime geçemediğini ve yeni kredi de alamadığı için tefecilere gittiğini belirterek, "Tarımda tehlike çanları çalıyor" dedi.

TZOB Başkanı Bayraktar, birlik merkezinde düzenlediği basın toplantısında, tarımda yaşanan sıkıntılara değindi. Tarım sektörünün istihdamdaki payının son yıllarda önemli oranda azaldığını belirten Bayraktar, 201 yılında yüzde 37.6 olan tarımın istihdamdaki payının 2007'de yüzde 26.4'e gerilediğini, 2008 yılında da önceki yılın seviyesine yakın olacağının beklendiğini söyledi. "Her krizde olduğu gibi bu krizde de tarım sektörü işsizlere kucak açmış, sofrasında yer vermiştir" diyen Bayraktar, tarım yaparken şehre göç eden ancak kriz nedeniyle işsiz kalanların yeniden tarıma yöneldiğini belirtti.

Tarım Bakanlığından kene açıklaması


Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığına yol açan kenelerden korunmak için alınacak tedbirleri sıraladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, kırım-kongo kanamalı ateşi hastalığının etkeninin virüs olan bir enfeksiyon hastalığı olduğu belirtilirken, hastalığın etkeni olan virüsü taşıyan kenelerin, yabani hayvanlar, çiftlik hayvanları ve insanlar arasında virüsün taşınmasına ve çoğalmasına aracılık ettiği ifade edildi.

İnsanların da keneler tarafından ısırılarak veya kenenin ısırmış olduğu evcil hayvanın kan ve dokuları ile temas etmesi sonucu hastalığa yakalandığına dikkat çekilen açıklamada hasta insanların kanlarıyla kontrolsüz temas ile insandan insana hastalığın geçmesinin de söz konusu olduğu ifade edildi.

 

"Beyaz Altın" Çukurova'da bitiyor!..

'Beyaz altın' pamukta ekim alanları giaerek azalıyor. Bir aönem pamuk ağalarıyla ünlü Çukurova'da bu yıl 220 bin dekarlık alana pamuk ekilecek. Çiftçi pamuktan destekleme alamadığı için vazgeçiyor.

TÜRKİYE genelinde pamuk ekim alanlarının bu yıl Ege Bölgesi'nde 750 bin dekara, Çukurova Bölgesi'nde ise 220 bin dekara düşeceği bildirildi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Durmuş Halis, yaptığı açıklamada, Türkiye'de 'beyaz altın' olarak bilinen pamuğun ekim alanlarının her yıl gerilediğini söyledi.

Köylü 'Zeytinimiz doğaldır' diyor

SOFRALIK zeytin üretimiyle ilgili son dönemde medyada çıkan haberlerin Türkiye'deki zeytin tüketimini olumsuz etkilediğini savunan zeytin üreticileri, tüm ürünlerin aynı şekilde değeıiendirilmemesini istediler.
Kendi bahçelerinden topladıkları zeytinleri, komşulanyla işbirliği yaparak işleyen köylü kadınlar, ellerliye hazırladıkları sofralık zeytinlerin tamamen doğal olduğunu belirtti.
Çine İlçesi'ne bağlı Gökyaka Köyü'nde bahçelerden toplan zeytinler, mahalledeki kadınların işbirliği ile değişimli olarak hazırlanıyor.
Çiftçilerden Tarım Bakanı Eker'e tepki

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, çiftçi toplantısında köylülerin tepkisiyle karşılaştı.

Eker, "Çiftçimiz Bakan'ı buldu. Sıkıntılarını anlatıyor. Dinleyelim." dedi. Çubuk Akkuyulu Köyü'nde çiftçilik yapan Veysel Mıhlı, "Kömür dağıttığınızı söylüyorsunuz. Ben kömür istemiyorum. İş verin. Hayvan başına 20 milyon para alıyorduk onu da kaldırdınız. Yardım ettik dediniz. Etmediniz." tepkisine Eker, "Ben sana kömür veriyorum demedim. Sen bana gelirsen ne kadar destek aldığını anlatırım. Hayvan başına desteği biz başlattık." cevabını verdi.
Diğer Haberler Toplam 246 sayfa
? 188 | 189 | 190 | 191 | 192 | 193 | 194 | 195 | 196 | 197 | 198 | 199 | 200 | 201 | 202 | 203 | 204 | 205 | 206 | 207 | 208 | ?/a>



Aktif kullanıcı: 277 kisi   Bugünkü ziyaretçi : 9142



Her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.
Yetkili kişi: Bünyamin KOZAK | E-posta:admin(at)tarim.gen.tr |  Faks:0324 8146849 | Yazışma Adresi: Emniyet Müdürlüğü Karşısı Başak Tarım  |  Anamur - Mersin