TOROS TARIM’DAN 35 MİLYON LİRALIK ÇEVRE YATIRIMI


02.10.2017 17:11:59

Toros Tarım, Mersin Üretim Tesisinde yaklaşık 35 milyon liralık maliyetle devreye aldığı CAN Ünitesi Prill Kulesi Baca Gazı Yıkama Sistemi ile çevresel yatırım kapsamında yine sektöründe bir "ilk"e imza attı ve AB ülkelerindeki yasal limitin altına inmeyi başardı.

Toros Tarım Genel Müdürü Hakan Göral, “Ticari hedeflerimizi gerçekleştirmenin yanı sıra topluma ve doğaya karşı sorumluluklarımızı da aynı oranda yerine getirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Türkiye’nin önde gelen tarımsal sanayi kuruluşlarından Toros Tarım bünyesindeki üç gübre üretim tesisinden biri olan Mersin İşletmesi, tamamen gönüllülük esasıyla yeni baca gazı yıkama sistemini devreye alarak çevre dostu bir üretim tesisi olma özelliğini daha da geliştirdi. Sunmuş olduğu ürün ve hizmetlerle bugüne kadar sektörüne birçok konuda öncülük eden Toros Tarım’ın 35 milyon lira maliyetle kurduğu yeni baca sistemi; gübre sektörü için ilk olmanın yanı sıra, çevre kapsamında da Türkiye’de yapılan en büyük yatırımlar arasında yer alıyor. Tesis, baca gazı emisyon büyüklüğü ve arıtma kapsitesi ile de dünyadaki sayılı baca gazı yıkama sistemleri arasında bulunuyor.




Detaylar için tıklayınız

Başbakan‘‘ın fındık alın talimatı Hazine‘‘nin görev zararını ikiye katlar



Geçen yıl aldığı fındık nedeniyle şimdiden 87 milyon YTL‘‘lik zararı garantileyen Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ve Hazine‘‘ye, yeni zarar kapısı açılıyor. Orta Vadeli Program ve 2008 yılı programında fındık için yeni bir politika belirleneceğini taahhüd eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TMO yönetimine "Fındık alımı için hazırlık yapın" talimatı verdi. Bu durum, Hazine‘‘nin fındık alımı nedeniyle ödemekle yükümlü olacağı görev zararının iki katına çıkması anlamına geliyor. Hazine‘‘ye en az 1 milyar YTL‘‘lik görev zararı gelmesi bekleniyor. Ekonomi yönetimi, söz konusu alımın makro dengelere ciddi zarar vereceği uyarısında bulunuyor.

GSM baz istasyonu kavgası: "Kayısılarımızı çürüttünüz!..



Malatya‘da köylüler kayısılarını çürüteni nihayet bulmuştu. Bir gün yine tarlada çalışan köylüler aniden kazmasını küreğini elinden bırakıp, tepeye doğru hiddetle koşmaya başladı. Hedef az ilerideki tarlaya baz istasyonu kurmaya gelen Vodafone ekibiydi. Köylüler tecrübeliydi çünkü daha önce de Turkcell‘i buraya sokmamışlardı. Ekibe ilk ulaşan köylüler bağırmaya başladı: "Kayısılarımızı çürüttünüz." Ve kızgınlık içinde Vodafone teknik ekibini hastanelik etti. Baz istasyonundan geriye ise kırık dökük parçalar kaldı. Köylüler bununla da yetinmediler. Vodafone yönetimine bir mektup yazarak, "sakın bir daha gelmeyin" mesajını ilettiler...

Geçtiğimiz günlerde Malatya‘nın bir köyünde yaşanan bu olay, GSM sektörünün tek sorununun şebeke içi-şebeke dışı konuşma tarifeleri, ara bağlantı ücretleri veya numara taşınabilirliği olmadığını gösterdi. Hatta bu sorun belki de diğerlerinden daha da vahim boyutlara ulaşmaya başladı. Artık vatandaşla sadece görevini yapmaya çalışan teknik elemanlar karşı karşıya geliyor. Ne var ki baz istasyonu tartışması vatandaş-şirketler arasında cereyan etmiyor. Sektörün aktörleri arasında da bir baz kavgası sürüyor.

Fındıkta arz fazlası alınmazsa Karadeniz çöker



Türkiye Ziraat Odaları Birliği‘‘nin (TZOB) "Fındık Raporu‘‘nda", 2008 yılı rekoltesinin 728 bin tonu bulacağı belirtilerek, arz fazlası fındık için mutlaka müdahale alımı yapılması gerektiği, aksi takdirde Karadeniz Bölgesi‘‘nde ekonominin çökeceği kaydedildi.

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Birlik Genel Merkezi‘‘nde dan düzenlediği basın toplantısında "Fındık Raporunu" açıkladı.

"Fındık hasadına çok kısa bir süre kala, rekolte ve fiyat polemikleriyle fındık üzerinde geçmiş yıllarda oynanan oyunlar tekrarlanmaktadır" diyen Bayraktar, fındığın ülke ekonomisi açısından önemini belirtirken, Türkiye‘‘nin dünya fındık üretiminin yüzde 75‘‘ini, ihracatının yüzde 80‘‘ini gerçekleştirdiğini, Karadeniz Bölgesi‘‘nde 8 milyon insanın fındık üzerinden geçimini sağladığını anlattı.

Gıdadaki tehlike 54 ülkeyi kapsıyor



AB‘‘den yoksul ülke çiftçilerine 1 milyar euro yardım

Arılar yok oluyor tarım uygarlığının sonu geliyor



Yüksek rekolte TMO‘‘yu fındığa boğacak



Tahıl ambarı Konya çöle dönüyor



2 yıldır yeterli yağmur almayan Konya‘‘nın yeraltı suları da 60 bini kaçak toplam 90 bin kuyu ile kurutuluyor. Bu yıl tahıl üretimi yarı yarıya düştü. Uzmanlar: Böyle giderse çölleşme kaçınılmaz..

Halil Çetik, 400 dönüm arazisine ektiği buğdayın akıbetini öğrenmek için aylardır tarlasına gitmiyor. Onu gitmekten alıkoyan şey, rüyalarına giren kuraklığı gözleriyle görmek istememesi. Şehir dışından gelen oğlunun ısrarı bile onun inadını kıramamış. Bizimle gelmeye ikna oluyor ama tarlasını görünce gözleri buğulanıyor. "Eskiden rahmet olurdu. Bu sene bir damla yok. Ağlayacak duruma geldik" diyor. Göz alabildiğince uzanan tarlasındaki ekinlerin boyu bir karışı geçmemiş ve adeta kavrulmuş. Üstelik bu durum sadece Emirgazili Çetik‘‘in tarlasına has değil. Konya‘‘nın birkaç bölgesi haricinde çoğu yerinde biçerdöver giremeyen tarlalar var. 5 bin nüfuslu Emirgazi ilçesinde bankaya kredi borcu olan çiftçi sayısının 500‘‘e yaklaştığı söyleniyor. Bu sene tıpkı geçen sene gibi kuraklık çiftçiyi ve Konya‘‘yı perişan etmiş durumda.

Kuraklığın etkisi büyümeyi de vuracak

>Güneydoğu Anadolu‘‘daki kuraklık, enflasyonu ve büyümeyi olumsuz etkileyecek. Kuraklığın etkisiyle tarım ürünlerinin fiyatlarındaki artışın önümüzdeki aylarda enflasyonu yukarı çekmesi bekleniyor. Hem enflasyonda hem de büyümede olumsuz etkiler ise kendini asıl üçüncü çeyrekte hissettirecek. >Merkez Bankası her ay yaptığı enflasyon değerlendirmesinde, sıcak hava ve kuraklığın gıda fiyatlarını artırıp enflasyonu yükseltmesinden endişelendiğini açıklamıştı. Haziranda işlenmemiş gıda ürünlerinin fiyatları sebze ve meyvedeki daralan ihracat nedeniyle yüzde 9,9 azalmış, yıllık bazda ise yüzde 1,60 artmıştı.
İran‘‘da gıda enflasyonu yüzde 45‘‘e çıktı


İran Merkez Bankası, gıda ürünlerinin perakende satış fiyatlarındaki yıllık enflasyon oranının yüzde 45,82‘‘ye ulaştığını açıkladı. Özellikle süt ve süt ürünleri, sebze, et, şeker ve tahıl ürünlerinin fiyatlarında gözle görülür artış olduğu belirtildi.
Buğdaya dekar başına 22 YTL kuraklık desteği


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kuraklıktan dolayı ürünleri yüzde 30‘‘un üzerinde zarar gören çiftçilere dekar başına, buğday için 22, arpa için 13, mercimek 22, nohut için 30, burçak ve mürdümük için ise 24 YTL kuraklık desteği verileceğini açıkladı.

Erdoğan dün partisini grup toplantısında yaptığı açıklamada önceki gün yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında kuraklıkla ilgili kararnamenin imzalandığını belirtti. Erdoğan kuraklığın tespit edildiği 35 il ve 210 ilçede çiftçi kayıt sistemine dahil çiftçilere hibe şeklinde destek verileceğini söyledi.

Bu çiftçilerin tarımsal kredi borçlarının da ertelendiğini ifade eden Erdoğan, ürünleri yüzde 30‘‘un üzerinde zarar gören çiftçilere dekar başına, buğday için 22, arpa için 13, mercimek 22, nohut için 30, burçak ve mürdümük için ise 24 YTL kuraklık desteği verileceğini dile getirdi.

DPT: Gıda fiyatlarında artış kaçınılmaz


>Devlet Planlama Teşkilatı (DPT), önlem alınmaması durumunda, stokları azalan ve üretiminde sorunlar yaşanabilecek ürünlerde fiyat artışlarının kaçınılmaz olduğunu bildirdi. DPT, petrol fiyatlarında yaşanan yükseliş trendi nedeniyle biyoyakıt talebinin artarak devam etmesinin, gelecek dönemde tarım sektörü fiyatlarını artırıcı rol oynayacağı uyarısında da bulundu. >DPT Planlama Uzmanı Taylan Kıymaz ve Yurdakul Saçlı tarafından hazırlanan "Tarım ve Gıda Ürünleri Fiyatlarında Yaşanan Sorunlar ve Öneriler" raporuna göre tarımsal ürün fiyatları dünya piyasalarında 2006‘‘da yükselmeye başlayan artış eğilimi 2007 yılında da devam etti. Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) gıda fiyatı endeksi 2006‘‘da yüzde 9 civarında artarken, 2007‘‘de bir önceki yıla göre artış yüzde 23‘‘e çıktı. Aralık 2006 tarihinden 2007‘‘nin son ayına kadar fiyatlardaki yükseliş oranı yüzde 37 oldu. Bu artışa neden olan temel ürünler ve bu ürünlerde yaşanan fiyat artışları sırasıyla, sütte yüzde 80, yağlarda yüzde 50, pirinçte yüzde 26 ve hububatta yüzde 42 oldu.
Güneydoğu‘‘da kuraklık terörden beter: Birbirimizi vuracak hale geldik


>Yer: Mardin‘‘in Denktaş Köyü. Amca çocukları arasında tarla sulama yüzünden tartışma çıkar. Tartışma kavgaya dönüşür. Bilanço acıdır: 2 öldü, 3 yaralı... Önceki gün meydana gelen bu olay sıradan bir aile kavgası değildi. Kuraklığın pençesindeki Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi‘‘nde yaşananların çarpıcı bir özetiydi. Bölgeden feryatlar yükseliyor: "Biz böyle kuraklık görmedik. Bu geçiçi bir durum değil. 100 yılın kuraklığı. Ürün alamıyoruz. Borçlar diz boyu. Artık biribirimizi vurma noktasına geldik." >Kuraklıktan sadece çiftçiden değil, sanayiciler de etkileniyor. Kanada‘‘nın en büyük bakliyat firmalarından biri haline gelen Mersin merkezli Arbel‘‘in Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Arslan da 25 yıldır her mayıs-haziran döneminde düzenli olarak gezdiği bölgede tam bir "şok" yaşadığını söylüyor. Zaman zaman çiftçinin kuraklıktan şikayet ettiğini, bunun da çoğunlukla verimlilikle ilgili bir durum olduğunu anlatan Arslan, ancak bugün yaşanan durumun sadece kuraklıkla açıklanamayacağını belirterek, "Bu yıl ot bile bitmemiş" diyor.
Ordulu çiftçi fındık toplama zamanını SMS ile öğreniyor


Ayçiçeği tarlada satılmaya başladı

Arpaya 4, buğdaya 5, bakliyata 10 kuruş prim

SPEKULATOR NIYE BUGDAYI STOKLUYO?

Mazot desteği başvuruları başladı

Çiftçi Kayıt Sistemine Dahil Olan Çiftçilere Mazot ve Kimyevi Gübre Destekleme (MGD) Ödemesi Yapılmasına Dair Tebliğ dünkü Resmi Gazete‘‘de yayımlandı. Tebliğ‘‘e göre MGD ödemeleri için başvurular 13 Temmuz - 28 Kasım 2008 tarihleri arasında yapılacak. Tebliğ‘‘e göre MGD ödemeleri Ziraat Bankası‘‘ndan yapılacak. Çiftçilere, yıl içerisinde işledikleri Çiftçi Kayıt Sistemi‘‘ne kayıtlı tarım arazisi büyüklüğü dikkate alınarak MGD ödemesi yapılacak. Müracaat ettikleri toplam arazi miktarı 1 dekarın altında olan çiftçilere ise ödeme yapılmayacak.
TMO buğday için müdahale fiyatı açıklamayabilir

Üretici buğday için Toprak Mahsulleri Ofisi‘‘nin (TMO) alım fiyatı açıklamasını beklerken, Ofis yetkilileri bu yıl alım fiyatı açıklamaya gerek duyulmayabileceğini bildirdi. Yetkililer, piyasanın şu anda iyi çalıştığını ve herhangi bir müdahaleye ihtiyaç duyulmadığını söyledi. Piyasa iyi gittikçe de herhangi bir müdahalede bulunulmayacağını kaydeden yetkililer, mısırda da son 2 yıldır piyasanın iyi çalışmasından dolayı müdahale alım fiyatı açıklanmadığını hatırlattı.

Geçtiğimiz yıllarda haziran başı gibi açıklanan hububat müdahale alım fiyatı şu ana kadar açıklanmadı. Kısa vadede de bu yönde bir adım atılması beklenmiyor. Bu durumun gerekçesi ise, yıllar sonra ilk kez buğdayda üretimin tüketimi karşılaması, fazla üretimin ise söz konusu olmaması olarak gösteriliyor. Yetkililer, geçtiğimiz yıllarda buğdayda üretimin fazla olması nedeniyle TMO‘‘nun piyasaya girmek durumunda kaldığını ve müdahale alımı yaptığına dikkat çekiyor. Bu yıl ise şu an itibariyle 17.7 milyon tonluk buğday üretimine karşılık 18 milyon tonluk tüketim öngörülüyor.

Mısır üreticisi şokta

Hasada bir ay kala ABD‘‘den 300 bin ton mısır ithal edildi

Türkiye‘‘nin yılda 4 milyon tonu bulan mısır üretiminin yaklaşık yüzde 50‘‘sini karşılayan Çukurova‘‘da, üreticiler, ağustosun ikinci yarısından itibaren başlayacak mısır hasadının hazırlıklarına buruk başladı.  Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Adana Ticaret Borsası Başkanı Fethi Coşkuntuncel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) 300 bin ton mısır ithalatı yetkisini kullandığını, 150 bin ton ithal mısırın TMO depolarında bulunduğunu, kalan 150 bin tonun da yola çıktığını bildirdi.

Diğer Haberler Toplam 246 sayfa
? 198 | 199 | 200 | 201 | 202 | 203 | 204 | 205 | 206 | 207 | 208 | 209 | 210 | 211 | 212 | 213 | 214 | 215 | 216 | 217 | 218 | ?/a>



Aktif kullanıcı: 224 kisi   Bugünkü ziyaretçi : 9042



Her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.
Yetkili kişi: Bünyamin KOZAK | E-posta:admin(at)tarim.gen.tr |  Faks:0324 8146849 | Yazışma Adresi: Emniyet Müdürlüğü Karşısı Başak Tarım  |  Anamur - Mersin