Bilgi, yeni teknoloji ve çiftçi

Bugün tarımda herkesin odak noktası olması gereken, esasında hepimizin vefa borcu olduğuna inandığım çiftçilerle ilgili bir şeyler yazmak istedim.

Söyleyeceklerim çiftçiyle sürekli iletişim hâlinde olan, olması gereken yayım personeline, tarım danışmanlarına, tarım sektörüne yeni bilgi, teknoloji, yenilik geliştirenlere ve getirenlere tavsiyede bulunmak amaçlıdır.

Bizim için çiftçiler; iklim değişikliği, kuraklık, zirai don gibi çok etkili risk faktörlerine rağmen ülkemizin sahip olduğu ürün çeşitliliğini ve tarımsal üretimi devam ettirmeye çalışan, ne kadar önemli oldukları pandemide bir kez daha hatırlanan çok değerli kişilerdir. Unutmadan, çoğumuz riskin çiftçinin sorunu olduğunu düşünürüz ancak gıda güvenliği ve özellikle fiyatların tüketicileri etkilediğini değerlendirdiğimizde risk, aslında hepimizin sorunudur.

Çiftçilerin tarımsal üretim öncesinde, sırasında ve sonrasında karşılaştığı küçük veya büyük o kadar çok problem ve karar vermesi gereken o kadar konu var ki. Girdi temininde, üretim aşamasında, kültürel işlemlerde ortaya çıkan ani sorunlar, işçi bulmadaki zorluklar, kredi borcu veya ekonomik sorunlar, yetiştirdiği ürünlerle ilgili gelişmeleri izleme durumunda olmak, ürünle ilgili verim ve fiyat endişesi, kendisinin veya aile bireylerinin ortaya çıkan sağlık problemi vb. üretim ve sosyal yaşamla ilgili onlarca sorun.

Tarımsal bilgi kaynakları ve komşu çiftçi

Çiftçiye pasif alıcı gibi davranan yaklaşımlar bir işe yaramaz, çiftçinin sahip olduğu kadim bilgi ve saha deneyimine saygı duyan, çiftçiyi odak noktası hâline getiren yaklaşımlar hedefe ulaşır. Aslında çiftçilerin en masum isteği ve doğal hakkı bilimsel bilgidir, doğruluğu kanıtlanmış bilgi ile buluşmaktır. Tarımsal araştırmalarda ve çalışmalarda tüm dünyada üretilen bilgiler esas alındığında, bilginin raf ömrü sadece birkaç gündür. Eskiden bilgiye ulaşmak çok zaman alırken, şimdi saniyeler içerisinde çok çeşitli bilgiye ulaşmak mümkün. İnternette paylaşılan bilgi, çok kısa sürede dünyanın öbür ucuna ulaşabiliyor ve yapay zekâ ile o bilgi zaten sizin olmaktan çıkıyor.

Çiftçilerin bilgiyle buluşmasını sağlayan kişi ve kuruluşların neler olabileceğini yazmaya çalışırken oldukça kalabalık bir liste çıktı karşıma. Tarım il ve ilçe müdürlükleri, genel müdürlükler, araştırma enstitüleri, eğitim merkezleri, üniversiteler, tarımsal danışmanlık yetki belgesi alan kişi ve kuruluşlar, çiftçi kuruluşları, yurt dışı ziyaretleri, tarıma girdi satanlar, tarımdan girdi alanlar, tarımsal ihracatçı birlikleri, tarım fuarları, tarımsal TV’ler, dergi, gazete, broşür vb. basılı yayınlar, internet, sosyal medya hesapları, dijital tarım ihtisas kütüphanesi, tarımla ilgili mobil uygulamalar, komşu çiftçiler ve artık yapay zekâ.

Bu kadar çok bilgi kaynağı olmasına, cep telefonuna ulaşan tarımsal konularda çok sayıda videoyu izlemesine ve bilgiyi okumasına rağmen çiftçi; en çok kendisiyle benzer ekonomik durumdaki çiftçilerin yaptığını takip eder, ona inanır. Çiftçiler çoğunlukla, ekonomik durumu kendisinden çok daha iyi olan çiftçinin imkânı var, zaten yapar, onun yaptığını ben nasıl yapayım diye olumsuz bir düşünce oluşturur. Herkesin bilmesi gereken gerçek, çiftçinin en çok izlediği ve örnek aldığı komşu çiftçidir. Bu nedenle birçok çiftçiye ulaşmanın, inandırmanın yolu komşu çiftçiye ulaşmaktır.

Yeniliğin benimsenmesi ve çiftçilerin davranışları

Çiftçinin ilk kez duyduğu, gördüğü, bilmediği her şey onun için yenidir, yeniliktir. İnsanlar genellikle ilgileri, ihtiyaçları ve mevcut durumları ile uyumlu fikirlere açık olurlar. Yeniliğin çiftçiler tarafından benimsenme hızını; oransal ve nispi üstün olması, her açıdan uygunluğu, karmaşık olup olmaması, denenebilir olması ve gözlenebilir olması etkilemektedir.

Günümüzde dijitalleşmenin ulaştığı seviye, kitle yayım vasıtalarının, sosyal medya hesaplarının, mobil uygulamaların, internetin hayatımıza bu denli girmiş olması çiftçilerin yenilikten haberdar olmasını, duymasını çok kolaylaştırmaktadır. Tabii ki bu yeterli değildir.

Çiftçi yenilikle ilgilendiğinde, yeniliğin yararlarına yönelik daha ayrıntılı bilgiler araştırmak ister, yeniliği uygulayan/kullanan varsa onlardan bilgi almak, görmek ister, karmaşık olup olmadığını görmek, kafasındaki soru işaretlerini gidermek ister. Gerekli bilgileri edinip, kendi şartları için uygun olduğundan emin olup, yeniliği az bir alanda denedikten ve kendisine faydalı olacağına kanaat getirdikten sonra tarımsal üretimine dâhil eder. Yeniliğe mesafeli yaklaşmaları, işine ne kadar yarayacağından, başlangıçta pahalı olsa bile zamanla amorti edeceğinden, kendi başına uygulayabileceğinden, zor durumda kaldığında yardım isteyebileceği kişi veya kuruluşların varlığından emin olana kadar sürer. Demem o ki, geliştirilen veya getirilen yeniliğin benimsenmesi süreci dediğimiz aşamalar; çiftçinin ikna olması açısından, yayımcı, tarım danışmanı ve o konu hakkında bilgi sahibi olanların mutlaka dikkate alması, çaba sarf etmesi gereken bir süreçtir.

Sosyal medya paylaşımlarında ve internette yapay zekâ ve dijital tarımla ilgili çok değerli çalışmalar, öneriler ve paylaşımlar yapılmaktadır. Ancak sahada, çiftçilerin davranışlarını ve nedenlerini iyi analiz etmeden hareket etmek çok da bir şey ifade etmeyecektir. Bu nedenle yeniliği geliştirenlerin veya getirenlerin; çiftçileri nasıl haberdar etmeliyim, görmeleri, ilgi duymaları için neler yapmalıyım, yeniliğin karmaşık olmadığını nasıl anlatabilirim, çiftçilerin değerlendirme yapmalarına nasıl yardımcı olurum, vazgeçme olasılığını da kabul ederek denemesi ve sonrasında tamamen kullanmaya başlaması için neler yapmalıyım sorularının alternatifli olarak cevaplarını planlamaları gerekir. İlaveten hangi tarımsal üretim dallarında ve ne zaman yapmalıyım, bölgesel veya yerel hangi kuruluşlarla iş birliği yapmalıyım, hedef kitlem kim olacak gibi soruların cevabını veren adeta bir proje uygulama mantığı ile çalışılması gerektiğini düşünüyorum.

Tarımda yeniliklerin benimsenmesinde olduğu gibi, dijital tarım uygulamalarının yaygınlaşması, yapay zekâ konusunda da kırsalda yaşayan ve tarımsal üretim yapan çiftçilerin birbirinden farklı özellikte olduğu ve davranış sergileyeceği bir gerçektir.

Tarımsal yayımdaki genel kabule göre; çoğunluğu erken benimseyenler (%12,5) ile erken çoğunluk (%34) olarak ifade edilen yani temkinli davranan, riske girmeyen davranışlar sergileyen çiftçiler, yenilikleri herkesten önce uygulayan, hatta köye/kırsala getiren, dünyadaki gelişmeleri takip eden, bir yerleşim yerinde birkaç kişi olan yenilikçi çiftçileri (%2,5) takip ederler.

Bu nedenle ulaşılması gereken öncelikli çiftçi grubu %15-20, genel yaklaşımla yerleşim yerindeki çiftçilerin %50’si civarındadır. Bir de geçmişteki insan ilişkilerinin bugün hangi düzeyde devam ettiği, insanların birbirleriyle nasıl iletişim hâlinde oldukları da bilinmesi gereken diğer bir unsurdur.

Çiftçiler ve tarımda dijitalleşme

Geleceğin başarılı üreticisinin tarımsal üretime yönelik işlemleri iyi bir şekilde yapan değil, verileri iyi okuyan, teknolojiyi doğru kullanan ve gelişmeleri zamanında takip edip, kendisini ve teknolojisini güncelleyen üreticiler olacağını söylemek mümkündür.

1995 yılında 9 bankanın katılımı ile kurulan Kredi Kayıt Bürosunca 2023 yılında her bölgeden 4 il olmak üzere 28 ildeki 1.075 çiftçiyle telefon yoluyla yapılan anket çalışmasının teknoloji ve internet kullanımı ile ilgili verilerine bakarsak; akıllı cep telefonu kullanımının 2023 yılında %86’ya çıktığı, masaüstü bilgisayar kullanımının %26 olduğu belirtilmektedir. Tabii ki çok önemli, hatta dijitalleşme adına ümit verici veri. Ancak internet bağlantı gücü, teknik altyapı eksiklikleri vb. iletişimi etkileyen olumsuzluklar da var tabii ki kırsalda. Çiftçilerin kullandıkları dijital hizmetlerde ilk beş sıraya baktığımızda; zirai hava durumu, meteoroloji %75, tarımsal haberleri takip %57, ürün, girdi, borsa fiyatları %35, ürün üretim bilgileri %35, hastalık ve zararlılar %30, traktör, makine, tarımsal teknolojiler %26’yı takip ederken, internetten/cepten soru sorma oranı %16 olmuş. Çiftçilerin ilave olarak kullanmak istedikleri dijital hizmet konuları araziyi uydudan takip %57, internetten/cepten sorularımı sorma %48, traktör, makine, tarımsal teknolojiler %35, hastalık ve zararlılar %19, ürün, girdi, borsa fiyatları %19 olmuş. Anketin daha fazla çiftçiyle yapılması nasıl sonuç verir bilemem ama cepten/internetten soru sorma talebinin artması güzel, ancak hem üzerinde çalışılması hem de birçok açıdan düşünülmesi gereken bir bilgi.

Tarımsal üretim olmazsa, birçok şey olmaz

Kırsalda karşımıza çıkan, kırsal nüfusun yaşlanması, gençlerin şehirde yaşamayı tercih etmesi olarak ifade edilen problemin çözümünün gecikmesi tarımsal üretim ve aile çiftçiliği için tehdit hâline gelecektir. Sekiz yıl önce bir proje etkinliğinde sohbet ettiğim çiftçinin “köydeki kızı artık köye gelin veremiyoruz” ifadesi çok önemli sosyal bir gerçek. Geçmişte çok daha fazla olan ve hâlâ mevcut olan bir bakış açısı da değişmek durumunda. Ne mi? Çiftçinin çocuğu çiftçi olmak zorunda değil. İnsanlar çocuklarının şehirde yaşamasını, okumasını, çalışmasını ister. Bu da en doğal hakkıdır. Zaten sıkıntı da burada başlıyor.

Yıllarca çiftçilik yapmış, babasına yardım etmiş, kendisi ekip biçmiş bir gencin şehirde yapabileceği işler bellidir. Bu konunun çözümü için yapılacaklar, birçok konuyu da çözer ve kolaylaştırır. ÇKS’ye kayıtlı çiftçi sayısının iki milyondan fazla olduğunu, kırsaldaki yerleşim alanlarının dağınıklığını, kırsal nüfusun yaş ortalamasını, çiftçilerin örgün eğitim durumlarını dikkate aldığımızda çok mesafe alınması gerektiği görülecektir.

Programlarda, etkinliklerde veya başka ortamlarda, kırsalda yaşam şartlarının iyileştirilmesinin gerektiği, okul, sağlık ocağı, internet ve diğer altyapı eksikliklerinin giderilmesi gerektiği, iş gücü eksikliğinin olduğu ifade ediliyor. Eksiği yok, fazlası var. Köylerde çalışan genç sayısı ve sigortalı çiftçi sayısının son 10 yılda azaldığı belirtilirken, tarımda istihdam edilen 15-24 yaş arasındaki gençlerin oranının %15 civarına yükselmesi, yorumlanması gereken bir başka veri.

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu çıkmadan önce 49.000, kanun sonrası mahalle yapılanları çıkınca bugünlerde 18.000 civarında olan köy sayısını dikkate aldığımızda yapılması gerekenlerin kısa sürede gerçekleşmesinin mümkün olmadığı aşikârdır. Bence geliştirilmesi gereken bir fikir, tarımsal üretimde yer alması, üretimi devam ettirmesi için çiftçinin köyde ikamet etmesi şart değildir.

Bunun gerçekleşmesi için bu çiftçilere daha farklı ve motive edici destekler uygulanmalıdır. Buna ilaveten gençlerin dijital yeniliklere daha fazla ilgi duyacağı ve kullanacağı değerlendirmesi ile arzu eden çiftçi çocuklarının ve ilk kez tarıma girmek isteyen gençlerin, yapay zekâ ve tarımda dijitalleşmenin tarımsal üretimdeki kolaylaştırıcı etkisini görmelerinin sağlanması fikri üzerine çalışılmalıdır. Çok farklı öneriler çıkacağına inandığım için, kırsalda tarımsal üretime devam etmek için ne istedikleri, ne yapılması gerektiği bizzat gençlere sorulmalıdır. Ancak her durumda çiftçinin ürünü hak ettiği değeri bulmalı, aracı, halci, marketçi çiftçiden kat kat fazla kazanmamalıdır.

Tarımsal üretimi yıllardır veya çoğunlukla aynı ürünlerden oluşan, bu yıl yeterince kazanamayan, gelecek yıl belki daha iyi olur, kazanırım diye düşünen çiftçiyi; yeterince kazanamaması, varsa borçlarını ödeyememesi, geleceği görememesi durumunda yenilik hakkında ikna etmek, hatta tarımsal üretimde kalması çok da mümkün olmayabilecektir.

Çiftçilerimizin dijitalleşme ve yapay zekâ teknolojisiyle buluşması olmazsa olmaz.

The post Bilgi, yeni teknoloji ve çiftçi appeared first on Ajans Tarım.

Kaynak:Read More

  • Related Posts

    CHP Tokat Milletvekili Durmaz: Mısır fiyatı 17 TL olmalı
    • adminadmin
    • Ağustos 15, 2026

    CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, 2026 yılı mısır hasadının başlamasıyla birlikte üreticinin gözünü Toprak Mahsulleri Ofisi’nden gelecek alım fiyatına çevirdiğini belirterek, mısır alım fiyatının kilogram başına en az 17 lira…

    devamı...
    Piyasanın enflasyon ve kur beklentisi çıkışta!
    • adminadmin
    • Ağustos 15, 2026

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Ağustos ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarını açıkladı. 2026 yılı Ağustos ayı Piyasa Katılımcıları Anketi, reel sektör ve finansal sektör temsilcilerinden oluşan 68 katılımcı tarafından yanıtlandı…

    devamı...
    wpChatIcon
    wpChatIcon