Guterres’ten iklim felaketi için çarpıcı mesaj!

BM İklim Zirvesi 2026’nın büyük ekonomilerden, kırılgan ülkelerden ve büyük enerji üreticilerinden liderleri daha hızlı iklim eylemi ve daha fazla işbirliği için bir araya getirdiği New York’taki BM Genel Merkezi’ndeki Yüksek Düzeyli Hafta’sında iklim felaketini önleme çağrısı geldi.
Toplantıdaki konuşmasına, “Dünya iklim adaleti için feryat ediyor; hem azaltma, hem uyum, hem de finansman konularında. Bu çağrıya eylemle yanıt vermeliyiz” sözleriyle başlayan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, sera gazı emisyonlarının azalması gerekirken artmaya devam etmesini eleştirdi.
“Fosil yakıtların yaygınlaşması bilime, ekonomiye ve sağduyuya meydan okuyarak devam ediyor” diyen Guterres, “sıradan insanlar faturayı öderken, fosil yakıt şirketlerinin büyük karlar elde ettiğini” de sözlerine ekledi.
“Bir çıkış yolu var”Bilim insanları, dünyanın 2015 Paris Anlaşması kapsamında belirlenen sanayi öncesi seviyelerin üzerindeki 1,5°C’lik ısınma sınırını geçici olarak aşmasını bekliyor.
Asıl zorluğun bu aşımı mümkün olduğunca küçük ve kısa süreli hale getirmek olduğunu vurgulayan Genel Sekreter, şunları söyledi:
“Neyse ki bir çıkış yolumuz var. Çünkü kriz hızlanıyor, ancak çözümler de hızlanıyor. Yenilenebilir enerji, neredeyse her yerde en ucuz, en hızlı ve en güvenli yeni elektrik kaynağı. Temiz enerji, alternatif olmaktan çıkıp durdurulamaz bir hale geldi.Yenilenebilir enerji kapasitesi üç katına çıkarılmalı, enerji verimliliği iki katına çıkarılmalı, elektrifikasyon hızlandırılmalı, metan emisyonlarında keskin düşüşler olmalı ve ormansızlaşma sona erdirilmeli. Ayrıca, yapay zekâ da dahil olmak üzere hızla artan elektrik talebi daha fazla yenilenebilir enerji, şebeke ve depolama ile karşılanması gerekmektedir.Her ülkeyi, net zaman çizelgeleri içeren, fosil yakıtlardan uzaklaşmaya yönelik güvenilir bir yol haritası geliştirmeye çağırıyorum. Küresel emisyonların yaklaşık yüzde 80’inden sorumlu olan G20’nin buna öncülük etmesi gerekiyor. Geçişin adil olması, iş imkanları yaratması ve sosyal korumayı güçlendirmesi, aynı zamanda gelişmekte olan ülkelerin de bu süreci şekillendirmesine ve faydalarından yararlanmasına olanak sağlaması gerekiyor.”Finansta bir devrimBM Genel Sekreteri Guterres, gelişmekte olan ülkeler için yılda en az 300 milyar dolar seferber edilmesi, bu konuda gelişmiş ülkelerin öncülük etmesi ve toplam iklim finansmanının 2035 yılına kadar yıllık 1,3 trilyon dolara ulaşması çağrısında bulundu.
Ayrıca, çevreyi kirletenlerin bedel ödemesi, afetler meydana geldiğinde borç yüklerinin hafifletilmesi ve gelişmekte olan ülkelerin uluslararası finans sisteminde daha güçlü bir söz hakkına sahip olması gerektiğini savundu. Guterres’e göre amaç, “Enerji alanındaki devrimi finans alanındaki bir devrimle eşleştirmek. Bu finansman, halihazırda kaçınamayacakları etkilerle boğuşan ülkeler için de gereklidir. Uyum sağlanmazsa, kuraklıklar açlık krizlerine, fırtınalar borç krizlerine ve sıcak hava dalgaları ölümcül sonuçlara yol açar.”
Her alanda iklim eyleminin temellerinin (bilim ve gerçek, uluslararası hukuk ve iş birliği) korunmasına bağlı olduğunu ifade eden Guterres, Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) iklimi korumanın bir yükümlülük olduğunu teyit ettiğini, ancak hiçbir ülkenin küresel ekonomiyi karbondan arındıramayacağını veya kendisini iklim kaosundan tek başına koruyamayacağını belirtti.
Şebekeler, mineraller ve erken uyarı sistemleriZirvede ayrıca iklim eylemini yavaşlatan bazı pratik engelleri hedef alan üç girişim de ortaya kondu.
Yeni Küresel Şebeke Hızlandırıcı Programı, başlangıçta yenilenebilir enerjinin, onu taşıyacak elektrik şebekelerinden daha hızlı büyüdüğü Afrika ve Güneydoğu Asya’ya odaklanacak.
Dünya genelinde 2.500 gigawatt’tan fazla yenilenebilir enerji projesi şu anda şebekeye bağlanmayı bekliyor. Hızlandırıcı program, öncelikli şebeke projelerinin finansman ve uygulama aşamalarına geçmesine yardımcı olmak için hükümetleri, finans kuruluşlarını ve teknik ortakları bir araya getirecek.
Kritik Enerji Geçişi Mineralleri Görev Gücü kapsamında başlatılan ikinci bir girişim ise Gine, Endonezya, Madagaskar, Nijerya, Zambiya ve Zimbabve’de çalışmalara başlayacak.
Bakır, lityum, nikel ve kobalt dahil olmak üzere minerallere olan talebin 2030 yılına kadar neredeyse üç katına çıkması bekleniyor. Bu mekanizma, kaynak bakımından zengin gelişmekte olan ülkelerin kendi ülkelerinde daha fazla değer ve istihdam yaratmalarına yardımcı olurken, yönetişimi ve çevresel koruma önlemlerini de güçlendirmeyi amaçlıyor.
Son olarak, 2022’de başlatılan Herkes İçin Erken Uyarılar girişimi, 2027 yılı sonuna kadar Dünya üzerindeki herkesin bir erken uyarı sistemiyle korunmasını sağlamak için yaklaşık 2 milyar insanı harekete geçirdi. 160’tan fazla ülke doğrudan destek alıyor.Read More

  • Related Posts

    Shamonda virüsü: İlk kez insana bulaştı, can aldı!

    Shamonda virüsü ağırlıklı olarak çiftlik hayvanlarında, özellikle sığır, koyun, keçi, at ve alpakalarda görülüyor. Hastalığın sivrisineklerin ısırıklarıyla yayıldığı düşünülse de, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bulaşma şeklini anlamak için daha fazla…

    devamı...
    Beyin göçü artıyor

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistiklerini açıkladı. Yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı %2,2 olduYükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı 2025 yılında bir önceki yıla göre artarak %2,2…

    devamı...
    wpChatIcon
    wpChatIcon