Dünya Fikrî Mülkiyet Örgütü’ne (World Intellectual Property Organization-WIPO) göre, insanların hareket, görme ve diğer alanlardaki zorlukların üstesinden gelmelerine yardımcı olan destekleyici teknolojiler son yıllarda katlanarak arttı.
Peki beyin verileriniz size karşı kullanılabilir mi?BM’nin yayımladığı yeni bir rapor, adalet sistemlerinde nöroteknolojinin artan kullanımını ve yapay zekâ ile birleşmesinden kaynaklanan riskleri inceliyor.
Örneğin, oyun veya sağlık uygulamaları aracılığıyla toplanan veriler, mahkemelerde delil olarak kullanılabilir ve adil yargılanma hakkı da dahil olmak üzere temel insan haklarını etkileyebilir.
Rapor, nöroteknolojinin zorlayıcı ve kötüye kullanım amaçlı kullanımının yasaklanmasını ve daha güçlü yasal ve etik güvencelerin oluşturulmasını talep ediyor.
Yüksek teknoloji hukukla buluştuğunda…Nöroteknoloji eskiden yalnızca tıbbi teşhis veya tedavi, sinir sisteminin ölçülmesi, izlenmesi, analiz edilmesi, tahmin edilmesi veya modüle edilmesi amacıyla kullanılıyordu.
Yeni teknoloji, sinir sisteminin yapısı, aktivitesi ve işlevi hakkında nitel ve nicel veriler olarak tanımlanan nöral verileri topluyor.
BM Genel Sekreterinin Genel Kurula sunulan raporunda, “Nöroteknoloji beyin sinyallerine erişir, bunları ölçer ve analiz eder. Eğer bu sinyaller düşüncelerin, niyetlerin veya dürüstlüğün doğrudan göstergeleri olarak ele alınırsa, sinirsel veri noktalarının kullanımı, her birimizi insan olarak nasıl anladığımızı ve değerlendirdiğimizi baltalayabilir” değerlendirmesine yer verildi.
Rapora göre, daha önce klinik veya araştırma ortamlarıyla sınırlı olan bu cihazlar artık tüketici pazarlarına, iş yerlerine, okullara, kamu hizmetlerine, kolluk kuvvetlerine ve adalet sistemlerine giriyor veya girebilir.
Oyun oynamaktan sağlığaBM İnsan Haklarından Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Claudia Fuentes Julio, raporu sunarken, nöroteknolojinin giderek artan ticarileşmesi ve teknoloji şirketleri tarafından büyük miktarda sinir verisinin toplanması da dahil olmak üzere bir dizi riske dikkat çekti.
Sağlık, oyun ve verimlilik amaçlı pazarlanan, elektroensefalografi (EEG) olarak adlandırılan giyilebilir cihazlar günümüzde giderek daha yaygın hale geliyor.
Raporda , bu cihazlar aracılığıyla toplanan sinirsel verilerin, son derece hassas niteliği yeterince dikkate alınmadan hükümetler tarafından erişilebileceği veya yasal süreçlerde delil olarak kullanılabileceği uyarısında bulunuldu.
Gizlilikten adil yargılanma haklarınaFuentes Julio, bu yeni teknolojilerin özellikle tıbbi ve yardımcı uygulamalar için önemli bir potansiyel taşıdığını belirtirken, raporun “özellikle marjinalleştirilmiş gruplar için onur, gizlilik, düşünce özgürlüğü, adil yargılanma hakları, özgürlük ve kötü muameleden korunma açısından riskler taşıdığı konusunda uyardığını” söyledi.
Rapora göre, bu teknolojiler mahkeme salonlarında uygulandığında farklı amaçlara hizmet ediyor ve özellikle tıbbi kullanım için geliştirilen araçlar ve veriler uygun güvenlik önlemleri alınmadan yeniden kullanıldığında, farklı yasal ve insan hakları riskleri oluşturuyor.
Fuentes Julio, raporun “zorlayıcı ve kötüye kullanım amaçlı kullanımların yasaklanmasını, daha güçlü güvencelerin sağlanmasını, bilgilendirilmiş onam alınmasını, bilimsel doğrulamayı, denetimi, hesap verebilirliği ve sinir verilerinin korunmasını” gerektirdiğini söyledi.
Raporda, sinirsel verilerin “benzersiz derecede hassas kişisel veriler” olarak nitelendirilmesi ve bu nedenle daha yüksek düzeyde korunmaya ihtiyaç duyduğu vurgulanıyor.Read More






