Tarımsal üretimin planlanmasında 2027 yılından itibaren daha sert kurallar uygulanacak. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Koordinatörlüğünde gerçekleştirilen Tarımsal Üretimin Planlanması Kurulu toplantısında 2027-2029 dönemi bitkisel üretim planlaması konusunda önemli kararlar aldı. Toplantıda 2027 yılından itibaren havza ürün deseni ile planlama kapsamındaki ürün ve ürün gruplarının yıllık asgari ve azami ürün miktarları belirlendi. Bu çerçevede il planlama kurullarının teklif ettiği üretim planlaması kapsamında yalnızca havza ürün deseni listesinde yer alan ve münavebe kurallarına uygun olan ürünlere üretim izni verilecek.
Toplantının ayrıntılarına geçmeden önce üretim planlaması ile ilgili bazı bilgileri hatırlatmakta yarar var.
Üretim planlaması ile destekler 3 yıllık açıklanıyor
Tarımda üretim planlaması ile ilgili ilk olarak yasal düzenlemeler yapıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 23 Mart 2023 tarihinde kabul edilen ve 5 Nisan 2023 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren “Orman Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 422 Sayılı Kanun” ile 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 7. Maddesi değiştirildi.
Torba yasa ile, tarımsal üretimin planlanması, gıda güvencesi ve güvenliğinin temin edilmesi, verimliliğin artırılması, çevrenin korunması ve sürdürülebilirliğin tesis edilmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından belirlenen ürün veya ürün gruplarının üretimine başlanmadan önce Bakanlıktan izin alınması zorunluluğu getirildi.
Yasa değişikliğinden sonra Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan “Tarımsal Üretimin Planlanması Hakkında Yönetmelik” 14 Eylül 2023 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Tarımsal üretimin planlanması için büyük önem arz eden Sözleşmeli Üretim Yönetmeliği ise 15 Eylül 2023 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi.
Ayrıca, 22 yıldır yapılmayan tarım sayımı için Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü ile Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK) arasında protokol imzalandı.
Üretimin planlanması için gerekli olan yasal düzenlemeler tamamlandıktan sonra tarım desteklerinde de ciddi değişiklikler yapıldı. Destekleme modeli değiştirilerek katsayı sistemine geçildi. Destekler 3 yıllık açıklandı. Cumhurbaşkanı Kararı ile 2024-2026 dönemini kapsayan hayvancılık destekleri 26 Temmuz 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bitkisel üretimde ise 2025-2027 dönemini kapsayan 3 yıllık destekleme kararnamesi 29 Ağustos 2024 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Yıllık asgari ve azami üretim miktarları belirlendi
Tarımsal Üretimin Planlanması Kurulu, 2027-2029 dönemi bitkisel üretim planlaması ile ilgili yaptığı toplantıda önemli kararlar aldı. Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Gümen başkanlığında; Tarım Reformu Genel Müdürü Dr. Osman Yıldız, Bitkisel Üretim Genel Müdürü Uğur Erdem, Devlet Su İşleri Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, Hayvancılık Genel Müdürü Salih Çelik, Bakanlık Strateji Geliştirme Başkan Vekili Göktuğ Bağlı, Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Hüseyin Akbaş, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Fatih Özdemir’in katıldığı toplantıda, 2027-2029 Yılları Bitkisel Üretim Planlaması görüşüldü.
Havza ürün deseninde olmayan ürünün ekimine izin verilmeyecek
Toplantı sonrasında Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada özetle şu bilgilere yer verildi: “İl Planlama Kurulları tarafından teklif edilerek Kurul’a sunulan 3 yıllık bitkisel üretim planlarının; On İkinci Kalkınma Planı (2024-2028), Orta Vadeli Program (2026-2028), 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı, Bakanlık Stratejik Planı (2024-2028) ve ülke ihtiyaçları çerçevesinde Kurul tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda; 2027-2029 dönemini kapsayan Bitkisel Üretim Planlaması doğrultusunda havza ürün deseni ile planlama kapsamındaki ürün ve ürün gruplarının yıllık asgari ve azami üretim miktarları belirlendi. Bu çerçevede, il planlama kurullarının teklif ettiği üretim planlaması kapsamında yalnızca havza ürün deseni listesinde yer alan ve münavebe kurallarına uygun olan ürünlere üretim izni verilecek; izin süreçlerine ilişkin iş ve işlemler ise İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri tarafından yürütülecek. Bu kararla yapılan düzenlemelerin 2027 üretim yılından itibaren uygulanmasına Makama sunulmak üzere oy birliğiyle karar alındı.”
Planlama yönetmeliği 2027’den itibaren daha kararlı uygulanacak
Açıklamadan anlaşıldığı kadarıyla 2027 üretim yılından itibaren bakanlık tarafından belirlenen havza ürün deseni listesinde yer alan ve münavebe kurallarına uygun olan ürünlerin üretimine izin verilecek, diğer ürünlere izin verilmeyecek. Bakanlık tarafından ilan edilen havza (ilçe bazında) ürün deseni listesinde yer alan ürünlere izin verilecek. Örneğin Adana’nın Çukurova ilçesinde 2026 yılı havza ürün deseni listesinde arpa, yağlık ayçiçeği, buğday, dane mısır, nohut, pamuk, soya ve yem bitkileri var. Bu ürünler 2027 listesinde de aynen yer alırsa planlama kapsamındaki 13 stratejik üründen bu 7 tanesine üretim izni verilecek. Diğer 6 ürüne aspir, kuru fasulye, mercimek, kolza (kanola), patates, ve kuru soğan ekimine izin verilmeyecek. İzin verilirken münavebeye uygun olmasına da bakılacak.
Resmi Gazete’de 14 Eylül 2023 tarihinde yayımlanan “Tarımsal Üretimin Planlanması Hakkında Yönetmelik” te zaten üretimin izne bağlı olarak yapılacağı belirtiliyor. Alınan karara bakılırsa izin konusu 2027’den itibaren daha kararlı uygulanacak. Toplantı sonrası yapılan açıklamada alınan kararlar ve bu konudaki düzenlemelerin 2027 üretim yılından itibaren uygulanması için Bakanlık makamına sunulacağı ifade ediliyor. Bakanlık onayı ile kararlar 2027 üretim yılında uygulanacak.
Suyu merkeze alan, iklim değişikliği ile uyumlu üretim modeli
Tarımsal Üretimin Planlanması Kurulu toplantısında, tarımsal üretim planlaması kapsamında doğrudan suyu merkeze alan ve iklim değişikliğine uyumlu bir üretim modelinin oluşturulması kararlaştırıldı. Açıklamada şu bilgiler yer aldı: “ Bu stratejik dönemeçte; ülke nüfusunun yeterli ve dengeli beslenebilmesi, gıda arz güvencesinin kesintisiz sağlanması, yem ham maddesi gibi kritik girdilerin yerli kaynaklardan karşılanması ile insan, hayvan ve çevre sağlığını koruyan sürdürülebilir bir yapının kurulması amaçlanıyor.”
Çiftçinin pazarlama sorunu çözülecek
Toplantı sonrası yapılan açıklamada:”Doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımının güvence altına alınmasıyla birlikte üretimde verim ve kalitenin artırılması, kaynakların daha etkili kullanılması ve tarımsal hasılada kalıcı bir artışın yakalanması hedefleniyor. Bu planlama sayesinde, bugüne kadar üreticilerimizin yaşadığı pazarlama sorunlarının önüne geçilerek refah düzeylerinin artırılması ve tarıma dayalı sanayinin ihtiyaç duyduğu ham madde tedarikinde tam bir süreklilik sağlanması kararlılıkla yürütülecek.” deniliyor.
Kararlar sahadaki gerçeklerle örtüşmüyor
Açıklamada yer alan sözlere kimsenin itiraz edebileceğini sanıyorum. Herkesin altına imza atacağı sözler, hedefler. Fakat söylenenlerle uygulananlar çok farklı. Geçmişte olduğu gibi bu toplantıda da alınan kararlar ne yazık ki sahanın gerçekleriyle örtüşmüyor. Çiftçinin bugün en önemli sıkıntısı pazarlama sorunudur. Ürettiğini satmakta zorlanıyor. Sattığında maliyetin altında satmak zorunda kalıyor. Hükümetin açıkladığı alım fiyatları bile birçok üründe enflasyonun, artan girdi fiyatlarının altında kalıyor. Ticaret Bakanlığı tarafından alınan ihracat kısıtlamaları, ithalat kararları üreticiyi ciddi olarak zorluyor, ürettiği ürün elinde kalıyor. Bu konuda çok sayıda örnek verilebilir.
Planlama kapsamındaki kuru soğanda geçen yıl üretici ürünü satamadığı ve zarar ettiği için ekimden vazgeçti. Bu sene fiyatlar biraz artınca hemen ithalat kapısı açıldı ve üretici yine para kazanamadı. 2024’te fiyat yerlerde sürünürken neden müdahale edilerekl çiftçin zarar etmesi önlenmedi? Üretici sürekli olarak ithalatla terbiye edilmeye çalışılıyor. Tüketici de soğan pahalı diye yakınıyor. Nerede arz güvenliği? Üstelik planlama kapsamındaki bir üründe oluyor bunlar.
Planlama, sadece bakanlık bürokratlarının kararı ile olmaz
Sanayicinin hammadde teminine gelince, döviz kurunun baskı altında tutulması nedeniyle sanayici, ihracatçı rekabet gücünü kaybetti. İç piyasada artan fiyatların sorumlusu sanayici olarak görüldüğü için Rekabet Kurumu’nun kestiği cezalar, Ticaret Bakanlığı’nın ihracat yasakları, ihracat kısıtlamalarının yarattığı pazar kayıpları ile hammaddeyi uygun temin etseniz ne olur? Salça sektöründe, zeytinyağında, beyaz ette bunların hepsinde pazarların nasıl kaybedildiği ortada.
Tarımsal Üretimin Planlanması Kurulu’nda sadece Tarım ve Orman Bakanlığı bürokratları var. Üretici yok, sanayici yok. İhracatçı yok. Borsalar yok. Onların hiç biri yok ama onlar adına kararlar alınıyor. Onlar için kurallar tayin ediliyor. Ankara’da belirlenen hedefler, kurallar sahaya uymuyor. Hep söylüyorum. Ankara’da diktiğiniz elbise tarladaki çiftçiye, fabrikadaki sanayiciye, imalatçıya, ihracatçıya uymuyor.
“Önce bizim insanımız, önce bizim çiftçimiz”mi?
Tarımsal Üretimin Planlanması Kurulu toplantısından sonra yapılan açıklamanın son bölümünde şöyle deniliyor: “Sonuç olarak; ülkemizin tüm kaynakları en etkin ve verimli şekilde üretime dönüştürülecek, “önce bizim insanımız, önce bizim çiftçimiz” anlayışıyla üreticilerimiz korunup güçlendirilirken, artan refahtan hak ettikleri payı almaları sağlanacak ve stratejik ürünlerdeki arz güvenliğimiz tamamen güvence altına alınacak.”
Bu satırları okuyunca, insan gerçekten önce bizim insanımız, önce bizim çiftçimiz mi” diye soramadan edemiyor. Çiftçi soğanını, domatesini, sebzesini, meyvesini satamadığında zarar ettiğinde herkes sus pus oluyor. Hiçbir müdahale yok, ne zamanki fiyatlar biraz yükseldi hemen ithalat kapıları sonuna kadar açılıyor, ihracat yasaklanıyor, kota getiriliyor. Bu mudur “önce bizim çiftçimiz”e verilen değer.
Bizim insanımız da ne yazık ki alım gücünün düşmesi, yüksek enflasyon, üretici ile tüketici arasındaki fiyat uçurumunun büyümesi nedeniyle tarım ve gıda ürünlerini alamıyor. Dünyada üretimde, ihracatta birinci olduğumuz fındık, kuru kayısı, kuru inciri insanımız tüketemiyor. “Yetiştirdiğim hayvanın etini lokantada yiyemiyorum” diyen, hayvancılık yapan yetiştiricilerimiz var.
Özetle, üretimi planlamak çok önemli ama bu planlama üreticinin, tüketicinin ülkenin yararına olmalı. Günübirlik kararlarla ülke kaynakları heba edilmemeli. Keşke işe son 3 yılın analizini yaparak başlasaydınız. 2024-2026 dönemindeki planlama uygulamasında neler yanlış yapıldı. Neler doğru yapıldı? Bir etki analizi yaptınız mı? Yaptıysanız sonuçları gönderin harfine dokunmadan aynen yayınlayacağım. Bu etki analizini yapmadan, ders çıkarmadan gelecek 3 yılı planlamak sadece yapılan hataları büyütür.
The post Bitkisel üretim planlamasında yeni kararlar appeared first on Tarım Dünyası.
Kaynak:Read More






