İzmir Kınık’ta ilham veren kadın çiftçi, Ayşe Ölmez

Geçen yıl 29 Nisan’da “Üretmezsek Tükeniriz/ Tarımın Geleceği” söyleşisi için İzmir’in Kınık ilçesindeydik. Bergama Ticaret Odası’nın düzenlediği toplantıda hem tarımın mevcut durumunu hem de geleceğe ilişkin öngörülerimizi konuştuk.

Bergama Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Kolat, görev sorumluluk alanı içerisindeki Kınık’ın potansiyelini, sorunlarını anlattı. Soru cevap bölümünde soru soranlar olduğu gibi, önemli katkılar, öneriler de geldi. Bu tür toplantılarda genelde sorunlar anlatıldığı için karamsar bir hava oluşuyor. O olumsuz havayı dağıtan bir ses yükseldi. “Ben çiftçilik yapmak istiyorum, üretmek istiyorum.” O karamsar havayı dağıtan Ayşe Ölmez’di.

Toplantıdan sonra ayaküstü sohbet ettik. Kendisinden neler yapmak istediğini, kısaca hikayesini bana yazmasını istedim. Yazdıklarını 13 Mayıs 2025 tarihli Ekonomi gazetesindeki köşemde aynen yayınladım. İşte o yazı:

Genç kadın çiftçi Ayşe Ölmez’in hayali

“Ali bey merhaba. İsmim Ayşe Ölmez. İzmir Kınık Sucahlı Köyü’nden yazıyorum. Üniversite son sınıf öğrencisiyim. Sucahlı Köyü’nde çiftçilik ve domates üretimi ile uğraşıyoruz. Ben kendi ayaklarım üzerinde durabilmek, bölgemizdeki kadınlara istihdam sağlamak ve ülkeme döviz kazandırmak adına ticaret yapmak istiyorum. Yıllık 1000  ton domates üretiyoruz. Biz ürettiğimiz domateslerimizi tamamen doğal ve organik yollarla güneş ışığında kurutuyoruz. Size fotoğraflarımızı da yollarım. Benim de bu bağlamda bir hayalim var. Bizim bölgemizdeki tüm kadınlar tarlada çalışıyor herhangi bir istihdam edebilecekleri bir yer yok. Bende kendi tesisimi kurup kendi işletmemi kurup gerek yurt dışında gerek yurt içinde ürünümüzü pazarlamayı ve bu alanda başarılı olmayı hedefliyorum, inanıyorum.

Geçen sezon kuruttuğumuz ürünümüzü kalite kontrolünü yaptırdım ürünlerimizin birinci kalite olduğu söylendi resmî belge olarak da alırım isterseniz. Tamamen kadınlarımızın el işçiliği ve titizliği ile ortaya çıkarıyoruz ürünleri. Daha çok deneyimsiz ve çevresiz olduğum için yurt dışında pazar bulamıyorum. Makinalı tesis kurmaya sermayem yok. Domatesi yaş olarak sattığımızda elde ettiğimiz gelir giderlerimizi karşılamıyor. Geçen yıl kilosu 35 kuruşa domates sattık. Ve buradaki salça fabrikaları domateslerimizi alıyor paramızı bile aylar sonra parça parça veriyor.
Topraktan, üretmekten burada çalışmaktan vazgeçmek istemiyorum. Ankara’ya kadar gittim milletvekilleri beni dinler sandım. Bir kimseye ne ulaşabildim nede konuşabildim. Bir dış ticaret firmasının sahibi yardımcı olacağını söyledi ona da gittim ama yapamazsın dedi. Çok zor dedi. Yapmak başarmak istiyorum. Sadece bi kerecik ürünümü pazarlasam ürün kalitemden hiçbir şüphem yok. Bu konuda bana yardımcı olabilir bana destek olabilirsiniz belki diye size yazmak istedim.”

Migros devreye girdi, Ayşe’nin hayali gerçekleşti

Bu yazım yayınlandığı gün Migros Genel Müdürlüğünden telefonla aradılar. “Biz Ayşe Hanım ile görüşmek ve kendisine destek olmak istiyoruz” dediler. Ayşe Ölmez’in telefonunu verdim ve kısa sürede Ayşe ile görüştüler. Bu kısacık yazı Ayşe’nin hayalini gerçekleştirmesi konusunda bir yol açtı. Migros Ticaret Grubu, Ayşe Ölmez’i köyünde ziyaret ederek işbirliği yapmayı önerdi.

Ayşe Ölmez kardeşi Özge Ölmez ile birlikte çiftçiliği daha bilinçli yapmaya başladı.

Ayşe Ölmez, Migros ile çalışmaya başlamalarını şöyle anlattı: “Toprağımızdan çıkan güvenilir, temiz ve yüksek kaliteli gıdalar, doğrudan sofralara ulaşacak. Bu sadece bir ticaret değil; kadın emeğini, aile üretimini ve yerel tarımın sürdürülebilirliğini destekleyen kıymetli bir adım.

Migros Satın Alma Yöneticisi Sayın Mete Emre’nin gerçekleştirdiği arazi ziyaretiyle birlikte, üretim alanlarımız yerinde incelendi. Bu ziyaretin ardından, sezonluk ürünlerimiz için alım-satım sürecini başlatacak olan iş birliğimiz resmiyet kazandı. Biz, küçük üreticilerin de büyük hayalleri olabileceğini göstermek istiyoruz. Kısıtlı imkânlarla ama büyük bir özveriyle ürettiğimiz her ürünün arkasında alın teri, emek ve sadakat var.

Şimdi daha heyecanlıyız. Çünkü artık üretimden tüketime kadar geçen sürecin her aşamasında daha büyük bir sorumluluk taşıyoruz. Temiz gıdaya olan inancımızla, her üründe emeğin izini, her domateste toprağımızdan gelen lezzeti paylaşmanın heyecanını yaşıyoruz. Bu imkânı bize ve bizim gibi üreticilere sunduğu için Migros Ticaret ekibine içtenlikle teşekkür ederiz.”

Babasının izinde sürdürülebilir çiftçilik yapacak

Ayşe Ölmez, babasının henüz çocuk yaşlarda ürettiği sebzeyi köy köy gezerek sattığını hatırlatarak sürdürülebilir tarım için Migros ile yaptıkları anlaşmayı Linkedin’deki hesabından şöyle yazdı:

“Benim babam dedemi kaybettiğinde henüz 8 yaşındaymış. Gençliği hep yoklukla geçmiş. Dedemden kalan 4 dekar yerde sebze eker, eşeğine biner köy köy, ilçe ilçe gezer satarmış. Üç kız kardeşiyle beraber, kimseye muhtaç olmadan, alın teriyle gelmiş bu günlere.

İlk traktörünü askerden geldikten sonra alabilmiş. O yüzden babam için her şeyin kıymeti çok büyüktür. Yenilikler hep korkutur onu, hep “ya zarar edersek” diye düşünür durur. Ama ne olursa olsun, bize en büyük mirası o verdi. Kendi ayaklarımızın üzerinde durmayı, çalışmayı, üretmeyi…

Traktörden arabaya, çapadan sulamaya, hasattan sürüme kadar hep işin içinde bulunduk biz. Babasının oğlu değil; babasının kızları olduk. Kurumsal marketlerle çalışmak istediğimi söylediğimde, “Ben yapamam Ayşe, bildiğimiz yerlere verelim.” dedi. Sonra bir gün Migros Taze Sebze ve Meyve Satın Alma Yöneticisi Mete Emre bey geldi.

Babam yine aynı cümleyi kurdu: “Ben bilemem, yapamam, bir şey olursa sorumlusu Ayşe.”

İşte benim hikâyem tam da orada başladı. Mete beyler bize inandı. İki kız kardeşe güvenip yola çıktılar. Bizi eğittiler, destek oldular, öğrettiler. Bizim arkamızda güçlü, nüfuzlu biri yoktu; ne başardıysak kendi emeğimizle, inanan insanların desteğiyle yaptık.

2025 sezonunda toplamda 1 milyon 100 bin kilogram Rio domates; 746 bin 800 kilogram kapya biber üretimimiz oldu. Bunun 562 bin 820 kilosu kasalık çeşidimiz Rio, 443 bin 872 kilosu kapya biber olarak Migros sayesinde tüketicilerle buluştu. Tarifi olmayan bir mutluluk bu. Çünkü bu sadece bizim değil, bize inanan herkesin başarısı. “

Ürünler “Canım Köy” markası ile tüketiciye ulaşıyor

Ayşe Ölmez ve kardeşi Özge Ölmez çiftçiliğe, kırsala, köye o kadar içten bağlı ki, ürünlerini “Canım Köy” markası ile tüketiciyle buluşturuyor. Sadece domates, kaypa biber değil, karpuz ve köylerinin adını taşıyan meşhur “Sucahlı kavunu” da üretiyorlar. Migros’tan sonra başka marketler de ürün talep edince şimdi köydeki diğer üretici kadınlarla işbirliği yaparak kooperatif kurmaya çalışıyorlar.

Geçen 1 Temmuz’da Uluslararası Bergama Kermesi kapsamında Bergama Ticaret Odası’nın organizasyonu ile “Bergama, Türkiye ve Dünya Ekonomisi” paneline, Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ ve Genel Koordinatörümüz Vahap Munyar ile birlikte katıldık. Sevgili Ayşe ile bu toplantıda bir kez daha buluştuk.

Toplantıda söz alan Ayşe Ölmez, her zamanki gibi heyecanlı ve umut doluydu. Özetle şunları söyledi: “Ben biraz güzel şeylerden bahsetmek istiyorum. Çok heyecanlıyım. Biz geçen yıl Ali Bey’le programda tanıştığımızda, domates üreticisiydik. İkinci jenerasyon üreticiyim ben. Dört buçuk yıl bankacılık yaptım. Bankacılıktan sonra ise Sucahlı Köyü’nde babamızın tarlalarında çiftçiliğe başladık. Geçen yıl Ali Bey sayesinde Migros markete ürün yapmaya başladığımızda, ilk ürünümüzden sonra oldukça talep gördük. Çünkü bölgemizde üretilen domatesin renginin o kadar güzel olduğunu söylediler ki Migros’un yönetim kurulundan bile tebrik maili aldık. Yaklaşık 1000 ton rio domates ve 640 ton kopya yaptık ve bunu Migros’ta gördüğümde üretim yerinin Bergama, İzmir ve Kınık yazması beni çok mutlu etmişti. Az önce de Hakan Bey’in söylediği gibi markalaşmak gerçekten çok önemli. Biz bunu kendi bölgemizdeki ve kendi çevremizdeki bütün ürünlerde yapmak istiyoruz. Biz beş kadınız. Kendi köyümüzde, kendi mahallemizde onlarla birlikte kooperatifleşmek istiyoruz. Canım Köy diye bir marka yaptık. Canım Köy üzerinden içerikler üretiyoruz şu an. Ürettiğimiz ürünleri de iç pazarda öncelikle sunmak istiyoruz. Katma değerli ürünler de yapmak istiyoruz.

Evet, bunlar çok zor. Bütün çiftçiler için çok zor. Ve ben büyük çiftçi bir ailenin kızı değilim. Küçük çiftçi ve orta ölçekli çiftçilik yapan bir ailenin kızıyım. Ama biz gençler olarak inandığımızda, vatanını, ülkesini ve milletini seven ve tarıma inanan gençler olarak iyi şeyler yapacağımıza inanıyorum. Bütün çabamız bu şekilde. Ben verdiğiniz desteklerden ötürü hepinize çok teşekkür ederim. Ticaret Odası Başkanımıza, Ali Bey’e, bu konuda destekleri çok büyüktü, o yüzden teşekkür etmek istedim.”

Onlar henüz yolun başında. Ayşe ve Özge Yılmaz ile Sucahlı Köyü’ndeki genç kadın çiftçiler örgütlenerek, kooperatif kurarak daha büyük başarılara imza atacaklardır. Buna yürekten inanıyorum.

The post İzmir Kınık’ta ilham veren kadın çiftçi, Ayşe Ölmez appeared first on Tarım Dünyası.

Kaynak:Read More

  • Related Posts

    Sıcakta çalışmaya karşı yasal koruma istediler

    İşçilerin sağlığını ve yaşamını tehdit eden aşırı sıcaklarda çalışmaya karşı yasal düzenleme yapılması talebiyle Birleşik Metal-İş Genel Merkezi’nde, TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Ertuğrul Oruç ve İstanbul Tabip Odası (İTO)…

    devamı...
    Yumaklı: 688 milyon 200 bin TL destek çiftçiye aktarılacak

    ANKARA — Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 688 milyon 200 bin liralık tarımsal destekleme ödemesinin bugün çiftçilerin hesaplarına aktarılacağını açıkladı. Bakan Yumaklı, çiftçilere yapılacak tarımsal destekleme ödemelerine ilişkin açıklamasında,…

    devamı...
    wpChatIcon
    wpChatIcon