Gıda sektörü, yeni atamaların yanı sıra yeni yatırım kararlarıyla da öne çıkıyor.
Mondelēz International Türkiye & Avrasya İnsan Kaynakları Direktörlüğü’ne atamaAtıştırmalık sektörünün lider şirketlerinden Mondelēz International, insan kaynakları organizasyonunu deneyimli bir isimle güçlendirdi. Yaklaşık 25 yıllık ulusal, bölgesel ve global insan kaynakları deneyimine sahip Gökçe Kulak, Mondelēz International Türkiye & Avrasya İnsan Kaynakları Direktörü olarak göreve başladı. Kulak, yeni görevinde Mondelēz International Türkiye & Avrasya organizasyonunun insan kaynakları stratejilerinin geliştirilmesi ve uygulanmasına liderlik edecek.
Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden mezun olan Gökçe Kulak, yüksek lisans eğitimini Minnesota Üniversitesi’nde İnsan Kaynakları ve Endüstriyel İlişkiler alanında tamamladı. İş hayatına Delphi Automotive’de başladı, ardından British American Tobacco ve Haleon’da Türkiye, Güney Afrika, İtalya, İngiltere, Orta Doğu ve Afrika bölgelerini kapsayan farklı ulusal, bölgesel ve global insan kaynakları liderliği görevlerinde bulundu.
Kariyeri boyunca organizasyonel dönüşüm, yetenek yönetimi, liderlik gelişimi ve kurum kültürünün güçlendirilmesi alanlarında önemli sorumluluklar üstlenen Kulak, en son Haleon’da Orta Doğu ve Afrika İnsan Kaynakları Direktörü olarak 40 ülkeyi kapsayan organizasyonun insan kaynakları stratejilerine liderlik etti.
TIENS Türkiye’nin Ülke Müdürü Ömer Barış Turan olduKüreselde 57 milyon aileye ulaşan ve Türkiye’de 240 bini aşkın distribütör ağıyla faaliyet gösteren iyi yaşam markası TIENS’in Türkiye Ülke Müdürü görevine, doğrudan satış sektöründe yaklaşık 20 yıllık deneyime sahip Ömer Barış Turan atandı.
İstanbul Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi’nde lisans, İstanbul Üniversitesi İşletme Bölümü’nde yüksek lisans eğitimini tamamlayan Ömer Barış Turan, kariyerine satış yönetimi alanında başladı. 2005-2011 yılları arasında ulusal ve uluslararası şirketlerde satış müdürlüğü ve satış direktörlüğü görevlerini üstlenen Turan, 2011-2018 yılları arasında LR Health & Beauty Türkiye Ülke Müdürü olarak görev yaptı. Aynı dönemde, 2017-2018 yıllarında Türkiye Doğrudan Satış Derneği Başkanlığı görevini üstlenerek sektörün gelişimine katkı sundu. 2019-2025 yılları arasında Vorwerk Türkiye Genel Müdürü olarak görev yapan Turan, şimdi ise kariyerine TIENS Türkiye Ülke Müdürü olarak devam edecek.
Yeni görevinde TIENS’in Türkiye’deki büyüme hedeflerine liderlik edecek olan Ömer Barış Turan, distribütör ağının güçlendirilmesi, operasyonel verimliliğin artırılması ve markanın Türkiye pazarındaki konumunun pekiştirilmesine odaklanacak.
TIENS Hakkında1991 yılında Çin’in Tianjin kentinde kurulan TIENS, sağlık, wellness ve girişimcilik alanlarında faaliyet gösteren küresel bir iyi yaşam markasıdır. Takviye edici gıdalardan kişisel bakım ürünlerine, sağlıklı yaşam çözümlerinden eğitim ve girişimcilik programlarına uzanan geniş bir ekosistemle faaliyet gösteren şirket, bugün 224 ülke ve bölgede varlık göstermekte ve 57 milyondan fazla üyeye ulaşmaktadır. 2001 yılından bu yana Türkiye’de faaliyetlerini sürdüren ve 2017 yılında Türkiye’nin tüm şehirlerine yayılan büyüme stratejisinin ilk adımını atan TIENS, doğrudan satış modeliyle iyi yaşam yaklaşımını daha geniş kitlelerle buluşturmayı ve bireylerin yaşam kalitesini desteklemeyi amaçlamaktadır.
MLPCARE’de üst düzey atamaMedical Park ve Liv Hospital markalarıyla Türkiye’de ve yurt dışında faaliyet gösteren sağlık sektörünün lider kuruluşlarından MLPCARE, üst yönetim kadrosunu deneyimli bir isimle güçlendirdi. Finans, sermaye piyasaları, strateji ve kurumsal dönüşüm alanlarında 22 yılı aşkın deneyime sahip Serdar Başoğlu, MLPCARE’in yeni İcra Kurulu Üyesi ve Grup CFO’su olarak göreve başladı.
Profesyonel kariyerine 2004 yılında Türkiye’nin sanayi devlerinden biri olan Erdemir’de başlayan Başoğlu, yaklaşık 22 yıl boyunca grup bünyesinde hazine, finans, sermaye piyasaları, yatırımcı ilişkileri, raporlama, kurumsal risk yönetimi, satın alma, satış ve pazarlama, kurumsal iletişim ile strateji ve dönüşüm alanlarında üst düzey görevler üstlendi. Son olarak Grup CFO görevini yürütürken, eş zamanlı olarak Erdemir ve İsdemir’de İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi ve Murahhas Aza olarak görev yaptı.
Kariyeri boyunca uluslararası finansman, sermaye piyasaları, yatırım projeleri ve kurumsal dönüşüm süreçlerine liderlik eden Başoğlu; halka açık şirketler ile uluslararası iştiraklerde icradan sorumlu yönetim kurulu başkanlığı, başkan vekilliği ve yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulundu.
Küresel açlıkla mücadele için 100.000 öğün yemek bağışı kampanyası başlattıÇalışan bağlılığı, yan haklar ve mobilite çözümlerinin küresel lideri Edenred, BM Dünya Gıda Programı (WPF) ile ortaklık yaparak, 44 ülkede 60 milyon kullanıcı, 2 milyon üye iş yeri ve 1 milyon kurumsal müşteriden oluşan ağını harekete geçiriyor. Bu girişim, ihtiyaç sahibi insanlar için 100.000 öğün yemek sağlamayı hedefliyor.
Dünya genelinde şu anda 319 milyon insan ciddi gıda güvensizliğiyle karşı karşıya. Oysa açlık tamamen çözülebilir bir sorun olarak görülüyor. ShareTheMeal uygulaması aracılığıyla, sadece 39 TL’lik bir bağış, en büyük küresel insani yardım kuruluşu olan ve her yıl yaklaşık 100 milyon insana gıda yardımı sağlayan Dünya Gıda Programı (WFP) tarafından ihtiyaç sahibi birine bir öğün yemek ulaştırılmasını sağlıyor.
2026 yılı için belirlenen hedef, geçen yıl 102.916 öğün yemek toplayarak hedefini aşan ilk kampanyanın başarısını temel alıyor. Bu girişim, günlük beslenmeye erişimi olanları harekete geçirerek, dünya çapında gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kalan insanları destekleyen bir dayanışma modeli oluşturuyor.
Küçük eylem, büyük etki!Edenred Yan Haklar ve Çalışan Bağlılığı Global Operasyon Direktörü Arnaud Erulin, şunları söyledi:
“Geçen yılki kampanyamız, küresel ağımız genelinde çoğaltılan küçük eylemlerin gerçek bir etki yarattığını kanıtladı. Çalışanlarımız, müşterilerimiz, iş ortaklarımız ve kullanıcılarımız, hepimiz tutarlı bir şekilde bağlılık göstererek açlıkla mücadele kapsamında 100.000 öğünlük hedefimizi aştık. Sadece 39 TL’lik bir bağış, akıllı telefon ile yapılacak birkaç dokunuşla bir öğün yemek sağlayabilir. Her gün yemek çözümlerinden yararlanan 60 milyon insanı gıda erişimi olmayanlarla bir araya getirdiğinizde, güçlü bir dayanışma ağı oluşturursunuz. Var oluş amacımız ‘Bağları zenginleştirerek güçlendiriyoruz. Daima daha iyisi için.’ sözü de pratikte bunu ifade ediyor.”Dünya Gıda Programı’nın Özel Ortaklıklar Hizmetleri Direktörü Virginia Villar Arribas ise “Çalışanlar ve kullanıcılar ortak katkılarının zor durumdaki aileler için öğünlere dönüştüğünü gördüklerinde, küresel açlıkla mücadeledeki rolleri ile ilgili düşünceleri de dönüşüyor. Küçük katkılar gerçekten büyük bir etki yaratabilir. Teknoloji aracılığıyla milyonlarca insana açlıkla mücadeleyi yayma konusunda Edenred ile iş ortağı olmaktan gurur duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.
2026 Edenred ShareTheMeal Challenge’a katılım basit ve erişilebilir. Bağışçılar, Edenred’in özel ShareTheMeal bağış toplama sayfası üzerinden QR kod veya doğrudan bağlantı aracılığıyla katkıda bulunabiliyor; bu sayede akıllı telefonlarda sadece birkaç dokunuşla bağış yapılabiliyor. Dünya Bankası’na göre, beslenmeye yatırılan her avro, yerel ekonomiler için ortalama 23 avro getiri sağlıyor.
Şenpiliç’ten İTÜ’ye kız öğrenci yurdu desteğiŞenpiliç Kurucusu ve Onursal Başkanı, İTÜ mezunu Haşim Gürdamar’ın katkılarıyla Ayazağa Yerleşkesi’nde inşa edilecek yeni kız öğrenci yurdu için protokol imzalandı.
Daha önce üniversiteye kazandırdığı Haşim Gürdamar Kız Öğrenci Yurdu ile öğrencilerin barınma ihtiyaçlarına destek olan Gürdamar’ın, bu kez eşi Esen Gürdamar adına hayata geçirilecek yeni yurt projesi, öğrencilerin barınma olanaklarını güçlendirecek. Ayazağa Yerleşkesi’nde yapılacak yeni kız öğrenci yurdu, 260 öğrenciye konaklama imkânı sağlayacak. Öğrencilerin barınma ihtiyaçlarını desteklemenin yanı sıra kampüs yaşamlarına ve eğitim süreçlerine de katkı sunacak olan yurt, İTÜ’nün güçlü eğitim ekosistemine önemli bir değer katacak. Şenpiliç Genel Müdürü Aydın Başyurt, İTÜ yeni kız öğrenci yurdu projesiyle ilgili şunları söyledi:
“Hep birlikte geleceğe değer katacak böylesine anlamlı bir projeye katkı sağlamanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Eğitimin, gençlerimizin geleceği için en kıymetli yatırım olduğuna inanıyoruz. Öğrencilerimizin güvenli, konforlu ve çağdaş bir yaşam alanına kavuşmasının hem akademik hem de sosyal gelişimlerine önemli katkı sağlayacağına inanıyorum.Öğrencilerimize en iyi yaşam alanını sunabilmek için projenin her aşamasında uzun vadeli fayda sağlayacak çözümleri ön planda tuttuk. Bu doğrultuda, öğrencilerimizin yeni yurtlarına daha kısa sürede kavuşmalarını sağlamak amacıyla modüler çelik yapı sistemini tercih ettik. Fabrika ortamında kalite kontrollü olarak üretilen yapı modülleri sayesinde kalite standardı korunurken, planlama, tasarım, üretim ve saha hazırlık süreçlerinin eş zamanlı ilerlemesiyle proje süreleri geleneksel inşaat yöntemlerine kıyasla yüzde 40’a varan oranlarda kısalabiliyor. Hava koşullarından kaynaklanan gecikmeleri ve sahadaki iş gücü ihtiyacını azaltan bu yöntem; daha sürdürülebilir üretim süreçleri, daha az atık oluşumu, daha düşük çevresel etki ve daha güvenli şantiye koşulları sunuyor. Böylece hem kampüs yaşamı üzerindeki etkiler en aza indiriliyor hem de öğrencilerimizin uzun süre devam eden bir şantiye ortamından olumsuz etkilenmesinin önüne geçiliyor. Aynı zamanda bu sistem, dayanıklılığı ve deprem güvenliğiyle öğrencilerimize uzun yıllar güvenle kullanabilecekleri modern bir yaşam alanı sunuyor.İstanbul Teknik Üniversitesi gibi köklü ve ülkemiz için büyük değer taşıyan bir eğitim kurumuna böyle kalıcı bir eser kazandırılmasına destek vermekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu projenin, dayanışmanın ve ortak sorumluluk bilincinin güzel bir örneği olduğuna inanıyorum. Her şey öğrencilerimiz, onların geleceği ve ülkemizin yarınları için.”Uludağ İçecek’in Malatya yatırımına EBRD desteğiTürkiye’nin köklü içecek üreticisi Uludağ İçecek, Malatya’da hayata geçireceği 2,5 milyar TL tutarındaki yeni üretim tesisi için Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’ndan (EBRD), uzun vadeli yatırım finansmanı temin etti. Yeşil dönüşüm ve ileri teknoloji odaklı tesis; Doğu Anadolu Bölgesi’nin ekonomik kalkınmasına, istihdamına ve Türkiye’nin sanayi altyapısına güçlü katma değer sağlayacak. Uludağ İçecek Türk A.Ş. CEO’su Levent Kömür, sağlanan kaynağın önemini şu sözlerle vurguladı:
“EBRD gibi dünyanın en saygın uluslararası kalkınma finansmanı kuruluşlarından uzun vadeli yatırım finansmanı sağlamış olmak; hem Türkiye ekonomisine hem de Uludağ İçecek Türk A.Ş.’nin güçlü finansal yapısına, kurumsal yönetim anlayışına ve sürdürülebilir büyüme stratejisine uluslararası ölçekte duyulan güvenin en somut göstergelerinden biridir. EBRD’nin bu denli önemli bir yatırıma ortak olması, ülkemizin ve şirketimizin geleceğine yönelik güçlü bir teyit niteliği taşımaktadır.2,5 milyar TL tutarındaki bu yatırımla Malatya’da hayata geçireceğimiz tesis, yalnızca üretim kapasitemizi artıran bir fabrika değil; Doğu Anadolu’da üretim, istihdam ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleyecek güçlü bir ekosistemin merkezlerinden biri olacaktır. Tedarik zincirinden lojistiğe kadar birçok sektöre değer katarak Malatya’nın yanı sıra çevre illerin ekonomik gelişimine de katkı sağlayacağına inanıyoruz. İleri üretim teknolojileri, yenilenebilir enerji kullanımı ve uluslararası standartlardaki üretim altyapısıyla bu yatırım hem bölge ekonomisine hem de ülkemizin sanayi vizyonuna uzun yıllar değer üretecek örnek projelerden biri olacaktır.”Yeşil dönüşüm ve ileri teknoloji odaklı üretim altyapısıEn güncel üretim teknolojileriyle donatılacak olan yeni tesis, yüksek verimlilik ve uluslararası kalite standartlarında faaliyet gösterecek şekilde tasarlandı. Çevresel sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda kurgulanan fabrikada, enerji verimliliğini artıran ileri sistemlerin yanı sıra çatıya kurulacak Güneş Enerjisi Santrali (GES) ile enerji ihtiyacının önemli bir bölümü yenilenebilir kaynaklardan karşılanacak. Tesis, karbon emisyonunun azaltılmasına katkı sağlayan çevre dostu yapısıyla sanayide sürdürülebilir üretime örnek oluşturacak.
Tarım, gıda ve hizmet aynı yatırımda buluştuMatlı Şirketler Grubu, üretim ve marka yönetimindeki deneyimini hizmet alanına taşıyan yeni yatırımını tamamlayarak Manisa’nın Saruhanlı ilçesinde hayata geçirdiği Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi’ni hizmete açtı. İzmir–İstanbul Otoyolu’nun her iki yönünde konumlanan ve Yörsan, Keskinoğlu, HEG Gıda ve CHOK’u aynı yapı içinde tüketiciyle buluşturan tesis, istihdam ve bölge ekonomisine de katkı sağlayacak. Tesisle birlikte Matlı Şirketler Grubu bünyesindeki markalar, yolculuk ve gastronomi deneyiminin parçası olarak daha geniş bir tüketici kitlesine ulaşacak.
Otoyolun iki yönünde karşılıklı olarak konumlanan ve iki ayrı bloktan oluşan tesis, toplam 5 bin 500 metrekare kapalı alana sahip. Restoran, kafe, market ve şarküteri alanlarının yanı sıra akaryakıt istasyonu, elektrikli araç şarj üniteleri ve geniş otopark kapasitesi bulunan tesis, 24 saat kesintisiz hizmet verecek.
Bebek bakım odaları, çocuk oyun alanı, aile tuvaletleri ve mescit gibi bölümlerle farklı ziyaretçi ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanan tesis, bireysel yolculardan ailelere kadar geniş bir ziyaretçi kitlesine konforlu bir mola imkânı sunuyor.
Gastronomi konsepti ve menü yapılanmasının Şef Murat Bozok’un danışmanlığında hazırlandığı tesis bünyesinde yer alan TotalEnergies akaryakıt istasyonu ve elektrikli araç şarj altyapısı da, yolcuların enerji ve mobilite ihtiyaçlarına aynı noktadan cevap verecek.
Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi’nin grubun yatırım anlayışını somut biçimde yansıttığını belirtti. Matlı, “Bir yatırımın gerçek değeri yalnızca fiziksel büyüklüğüyle değil; oluşturduğu istihdam, geliştirdiği markalar, genişlettiği tedarik ağı ve bulunduğu bölgeye kazandırdığı ekonomik hareketlilikle ölçülür. Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi’ni de bu anlayışla tamamlayarak hizmete açtık.” dedi.
Sürdürülebilir uygulamalı tarım alanlarını bir yılda yüzde 43 artırdıAyçiçeği ve mısır üretiminde, çiftçilerle birlikte geliştirdiği model sayesinde verimliliği artırmaya ve kaynak kullanımını optimize etmeye devam eden Sunar Yatarım, sürdürülebilir uygulamalı tarım alanlarında ayçiçeğinde dekar başına verimi 8 yılda yüzde 96, mısırda ise son bir yılda sürdürülebilir tarım uygulamalı üretim alanını yüzde 43 oranında artırdı.
Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, şunları söyledi:
“Sürdürülebilir tarım, şirketimizin kuruluşundan bu yana en temel önceliği. Tüm üretim felsefemizin temelinde yatan bu olgu, çalışmalarımızı döngüsel ekonomi yaklaşımı üzerine inşa etmemizi sağlıyor. Çiftçilerimizle birlikte geliştirdiğimiz kaynağı israfa değil, yeniden değere dönüştüren yaklaşımımız sayesinde hem üretimde verimliliği artırıyor hem de toprağın, tarımın, üretimin ve çiftçi ailelerimizin geleceğini güvence altına alıyoruz.Biz üretimi yalnızca ham madde elde etmek olarak değil, döngüsel ekonomi anlayışıyla değer üreten entegre bir ekosistem olarak görüyoruz. Bir mısır tanesi bizim için yalnızca bir ürün değil; gıda, yem, ilaç, kozmetik ve sanayi başta olmak üzere onlarca farklı sektöre değer üreten döngüsel bir ekonomi zincirinin başlangıç noktası. Tüm üretim tesislerimizde ortaya çıkan her yan ürünü yeniden değerlendiriyor, hiçbir kaynağın israf edilmediği bir sistemle ham maddelerimizi ekonomiye tekrar kazandırıyoruz. Böylece sürdürülebilir tarımla elde ettiğimiz her ürün, farklı sektörlere değer üreten yeni bir kaynağa dönüşüyor.”Tarımda geleceğin üretim modeli şekilleniyorİklim değişikliği, su stresi ve artan küresel sağlıklı gıda talebi tarım sektöründe yeni üretim modellerini zorunlu hale getiriyor. Daha az kaynakla daha yüksek verim sağlayan üretim modelleri geliştiriliyor, veri temelli tarımsal planlama yaygınlaştırılıyor. Ayçiçeğinde dekar başına verim 10 yılı aşkın uygulanan sürdürülebilir tarım modeliyle 103 kg’dan 202 kg’a yükselirken, mısırda ise son bir yılda sürdürülebilir tarım uygulamalı üretim alanı yüzde 43 oranında arttı. Hassas tarım uygulamaları üretim süreçlerine entegre edilerek iklim dirençli üretim sistemleri güçleniyor. Böylece, sofralara sunulan gıdaların sağlıklı olduğundan emin olunuyor. Su yönetimi ve yağmur hasadı gibi uygulamalar geleceğin tarım modelinde kritik rol oynuyor.
Bluefarm’dan Yunanistan’da 70 bin, Türkiye’de 150 bin fidan hedefiDCT Trading, Yunanistan’ın en büyük yaban mersini üreticisi konumundaki bağlı ortaklığı Bluefarm IKE’nin 45 bin olan yaban mersini fidanı sayısını yılsonuna kadar 70 bine çıkarmayı planlıyor. Şirket, Edirne İpsala’da hayata geçirdiği Bluefarm Tarım yatırımıyla ise yaklaşık 150 bin fidanlık üretim kapasitesine ulaşmayı hedefliyor.
DCT Trading ile Bluefarm IKE ve Bluefarm Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Levent Sadık Ahmet, Gümülcine’deki Yaka bölgesinde 6 bin fidanla başladıkları üretim yolculuğunun bugün 45 bin fidana ulaştığını belirterek, Bluefarm IKE’nin Yunanistan’ın en büyük yaban mersini üreticisi konumuna yükseldiğini söyledi. Hasat sezonunun da bekledikleri şekilde verimli geçtiğini belirten Sadık Ahmet, yılsonuna kadar hayata geçirecekleri yeni yatırımlarla Yunanistan’daki fidan sayısını 70 bine çıkarmayı planladıklarını ifade ederek, “Hedefimiz, Avrupa’nın da en büyük yaban mersini üretici ve ihracatçıları arasında yer almak” dedi.
Ürünlerini dünyanın dört bir yanına ulaştırıyorBluefarm IKE’nin satın alınan ve uzun süreli kiralanan toplam 200 dönüm arazi üzerinde ağırlıklı olarak saksıda yaban mersini ve yanı sıra 2 bin 200 ağaçla kiraz üretimi gerçekleştirdiğini kaydeden Levent Sadık Ahmet, “Ürünlerimizi başta Avrupa’daki süpermarket zincirleri olmak üzere farklı coğrafyalara ulaştırıyoruz.” dedi. Ahmet, DCT Trading olarak yine Yaka bölgesinde uluslararası standartlarda, modern bir paketleme tesisine sahip olduklarını kaydetti. Önümüzdeki dönemde kiraz üretiminde başarıyla uyguladıkları anlaşmalı tarım modelini yaban mersini üretiminde de yaygınlaştırmayı hedeflediklerini belirten Sadık Ahmet, şunları söyledi:
“Kiraz yetiştiriciliğinde 100 yılı aşkın bir geçmişe sahip olan Yaka bölgesinde bugün 200’ün üzerinde üreticiyle iş birliği içinde çalışıyoruz. Bu modelin bir diğer önemli çıktısı ise kadın girişimciliği ve kadın istihdamına sağladığı katkı. Anlaşmalı tarım ağımızı büyütürken kadın girişimciler tarafından kurulan işletmelere ve kadın kooperatiflerine öncelik vermeyi planlıyoruz. Hâlihazırda Yaka bölgesindeki faaliyetlerimizde, özellikle hasat dönemlerinde sayıları artan çalışanlarımızın yaklaşık yüzde 90’ını kadınlar oluşturuyor. Anlaşmalı tarım modelimizle kadınların ekonomik hayata katılımını daha da artırmayı ve kadın istihdamını ve girişimciliğini destekleyen sürdürülebilir bir büyüme modeli oluşturmayı hedefliyoruz.”İpsala’da 4,5 milyon Euro’luk yatırımLevent Sadık Ahmet, Bluefarm’ın üretim ve ihracat gücünü daha da ileri taşıyacak bir diğer önemli yatırımlarının Maxis Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi A.Ş. Karma Strateji Fonu ortaklığıyla Edirne İpsala’da hayata geçirilen Bluefarm Tarım Yaban Mersini Çiftliği olduğunu vurguladı.
Yaklaşık 4,5 milyon Euro yatırımla geliştirilen Bluefarm Tarım Yaban Mersini Çiftliği, 265 dönümlük alanda kuruluyor. Yaklaşık 150 bin fidan kapasitesine ulaşması hedeflenen yatırımda üretim tamamen saksılarda ve otomasyon tabanlı sistemlerle gerçekleştirilecek. Sulamadan gübrelemeye, bitki sağlığından iklim kontrolüne kadar tüm süreçlerin dijital olarak yönetileceği proje, Bluefarm’ın Yunanistan’da geliştirdiği üretim modelini Türkiye’ye taşıyan stratejik büyüme adımlarından biri olarak öne çıkıyor.
Milli Savunma Bakanlığı’ndan 536,5 milyon TL’lik ihale kazandıTürkiye’nin balık ve deniz ürünleri uzmanı Dardanel, güçlü üretim ve dağıtım altyapısıyla büyümesini sürdürmeye devam ediyor. Dardanel Önentaş’ın yüzde 100 oranında sermayesine sahip olduğu ve mali tabloları tam konsolide edilen bağlı ortaklığı Dardanel Dağıtım A.Ş., Milli Savunma Bakanlığı’ndan 536,5 Milyon TL tutarında ihale kazandı.
Dardanel Ton Balığı ve Hazır Yemek ürünlerini kapsayan ihalenin toplam bedeli olan 536.471.260 TL, Milli Savunma Bakanlığı’nın talep etmesi halinde yüzde 20’ye kadar artırılabilecek.
Üretim gücü, kalite standartları, yaygın dağıtım ağı ve gıda sektöründeki deneyimiyle faaliyetlerini sürdüren Dardanel, kazandığı bu ihaleyle kurumsal satış alanındaki büyümesini ve güçlü tedarik kabiliyetini bir kez daha ortaya koydu.
Genç komşularına kapılarını açan bonVeno’dan “İlk İş” çağrısıMetro Türkiye’nin yeni nesil mağazacılık girişimi bonVeno, yer aldığı semtlerde mahallenin gençlerine destek olmak ve kariyer yolculuklarına eşlik etmek amacıyla geçen yıl başlattığı “İlk İşim O” projesinin ikinci fazını hayata geçiriyor. Proje kapsamında 18-22 yaş arası gençler, kendi mahallelerindeki bonVeno mağazalarında part-time çalışarak iş hayatına ilk adımlarını atabilecek.
İstanbul genelinde sayıları 90’ı aşan bonVeno mağazaları, 01 Ağustos – 30 Eylül süresince kapılarını üniversiteli genç çalışma arkadaşlarına açıyor. Yaz boyunca haftada 30 saat çalışma fırsatı bulacak olan gençler, eğitim dönemi başladığında da dilerlerse çalışma takvimlerini okullarına göre planlayarak yarı zamanlı olarak çalışmayı sürdürebilecek.
Üç yılı geride bırakan yolculuklarında mahalleli olma anlayışını her zaman ön planda tuttuklarını belirten bonVeno Türkiye Genel Müdürü Eda Özkan, “Bugün İstanbul’un her iki yakasında yaklaşık 90 mağazamızla hizmet veriyoruz. Okula veya işe giderken sabah kahvesini, sandviçini alan ya da temel mutfak ihtiyaçlarını karşılamak için bize uğrayan müşterilerimizle zamanla adeta aile gibi olduk. Müşterilerimizin günlük hayatına bu şekilde eşlik ederek kurduğumuz samimi bağı, şimdi de mahallemizin gençleriyle büyütüyoruz. Onların güvenli bir aile ortamında ilk iş heyecanlarını yaşamalarını, harçlıklarını çıkarırken iş hayatını öğrenmelerini çok değerli buluyoruz. Eskiden gençlerin yaz aylarında semt esnafının yanında hayata atılarak sorumluluk alması kıymetli bir gelenekti. Biz bu güzel geleneği modern, yeni nesil mağazacılık vizyonumuzla harmanlayarak projemizin ikinci yılına taşıyoruz. Gençlerimize evlerine yürüme mesafesinde iş hayatını deneyimleme fırsatı sunuyoruz. Bu güçlü büyüme yolculuğunda açacağımız her yeni mağaza, mahallemizdeki gençler için yeni bir çalışma alanı olacak” diye konuştu.
“İlk İşim O” projesine katılarak profesyonel hayata adım atmak isteyen 18-22 yaş aralığındaki en az lise mezunu gençler, bonveno.com.tr adresi üzerinden online olarak ya da mahallelerindeki bonVeno mağazasından doğrudan başvuru yaparak iş hayatına başlayabilecek. Değerlendirme sürecinin ardından projeye dahil olan adaylar, 01 Ağustos 2026 itibarıyla görev almaya başlayabilecek. Yaz döneminin bitişiyle birlikte, dileyen öğrenciler çalışma takvimlerini eğitim hayatlarına göre planlayarak part-time çalışmaya devam edebilecek.
Anadolu Grubu FTSE4Good Endeksi’ndeGüçlü çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) performansına sahip şirketleri değerlendiren ve uluslararası yatırımcılar tarafından önemli bir referans olarak kabul edilen FTSE4Good Endeksi’ne dahil olan Anadolu Grubu, sürdürülebilirlik alanındaki istikrarlı gelişimini bağımsız bir değerlendirme ile ortaya koydu. FTSE4Good değerlendirmesinde sektör ortalamasının üzerinde skor elde eden Grup; özellikle insan hakları ve toplum, kurumsal yönetim, risk yönetimi ile tedarik zinciri uygulamalarındaki güçlü performansıyla öne çıktı.
Anadolu Grubu İcra Başkanı Burak Başarır, “Sürdürülebilirlik stratejimizle, var olduğumuz her yerde daha sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek için çalışıyoruz. Sürdürülebilirliği, uzun vadeli değer üretmenin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Çevresel ve sosyal sorumluluklarımızı güçlü kurumsal yönetim anlayışımızla birlikte ele alıyor; insan haklarına saygıyı, şeffaflığı ve hesap verebilirliği tüm kararlarımızın merkezinde tutuyoruz. FTSE4Good Endeksi’nde yer almak, yıllardır benimsediğimiz sürdürülebilirlik yaklaşımımızın uluslararası ölçekte de karşılık bulduğunun önemli bir göstergesi. Daha iyi bir yarın inşa etme hedefimiz doğrultusunda, tüm paydaşlarımız için kalıcı değer üretmeye ve bu alandaki performansımızı sürekli geliştirmeye devam edeceğiz” dedi.
Uluslararası ÇSY performansını ileriye taşıyor2020 yılından bu yana BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer alan Anadolu Grubu, Londra Menkul Kıymetler Borsası Grubu’nun (LSEG) Mart 2026 tarihli ÇSY değerlendirmesinde, ‘Yatırım Holdingi Şirketleri’ kategorisinde çevresel ve sosyal performansıyla küresel ölçekte lider oldu. Geçtiğimiz yıl ilk defa TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu’nu kamuoyuyla paylaşan Anadolu Grubu, bu yıl üçüncü Entegre Raporu’nu da yayımlamaya hazırlanıyor.
FTSE Russell, yatırımcılara yönelik endeks, analitik ve veri çözümleri sunan küresel bir kuruluş. FTSE Russell tarafından oluşturulan FTSE4Good Endeks Serisi, şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki performanslarını uluslararası kriterler doğrultusunda değerlendiren ve sürdürülebilir yatırım alanında referans kabul edilen endeksler arasında yer alıyor.
Anadolu Efes’e uluslararası ödülAnadolu Efes, The Royal Society for the Prevention of Accidents (RoSPA) tarafından bu yıl 70’incisi düzenlenen Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Ödülleri’nde “Silver Award”ın sahibi oldu. Şirket, 60’tan fazla ülkeden ve 34 farklı sektörden yaklaşık 2 bin 500 kuruluşun değerlendirildiği organizasyonda Türkiye’den ödüle layık görülen 10 şirket arasında yer aldı.
Güvenlik kültürü, liderlik, risk yönetimi, çalışan katılımı ve sürekli iyileştirme başlıklarında kapsamlı bir değerlendirmeye tabi tutan RoSPA Ödülleri; gıda ve içecekten enerjiye, hızlı tüketimden inşaata kadar pek çok farklı sektörden şirketin katılımıyla, iş sağlığı ve güvenliği alanında dünyanın en prestijli ödül programları arasında yer alıyor.
Bu yıl 70’inci yılını kutlayan program kapsamında 60’tan fazla ülkeden ve 34 farklı sektörden yaklaşık 2 bin 500 kuruluş değerlendirildi. Gümüş ödülün sahibi olan Anadolu Efes, Türkiye’de ödül alan 10 şirket arasında yer aldı. Bu sonuç, şirketin İş Sağlığı ve Güvenliği kültürünün ve sürdürülebilir güvenli çalışma ortamları oluşturma konusundaki kararlılığının bir göstergesi olarak öne çıkıyor.
Tavuk Dünyası’na Stevie® Awards’tan iki ödülTavuk Dünyası, Stevie® Awards for Great Employers 2026 kapsamında “Çalışan Takdiri ve Ödüllendirme” kategorisinde Restoran Çalışanları Aile Yemeği Takdir Programı ile Bronz Stevie® Ödülü’ne, “Çalışan Gelişimi” kategorisinde ise Yıldız Sertifikasyon Programı ile Gümüş Stevie® Ödülü’ne layık görüldü.
Restoran Çalışanları Aile Yemeği Takdir Programı, çalışanların günlük operasyonlarda gösterdikleri başarıları görünür kılmayı, motivasyonu artırmayı ve takdir kültürünü güçlendirmeyi amaçlıyor. Program kapsamında restoran ekipleri belirlenen performans kriterleri doğrultusunda değerlendirilirken, başarılı uygulamalar ödüllendirilerek ekip içi bağlılık, iletişim ve yüksek performans kültürü destekleniyor. Tavuk Dünyası’nın Yıldız Sertifikasyon Programı, dijital eğitimler, uygulamalı öğrenme süreçleri, bilgi değerlendirme sınavları ve sertifikasyon aşamalarından oluşan yapısıyla çalışanların mesleki bilgi, operasyonel yetkinlik ve liderlik becerilerini geliştirmeyi hedefliyor.
Tavuk Dünyası CHRO’su Ebru Anıldı, “Ekiplerimizin gelişimini destekleyen, başarılarını görünür kılan ve güçlü bir öğrenme kültürü oluşturan uygulamalarımızın uluslararası platformlarda takdir görmesinden büyük mutluluk duyuyoruz. Bu iki ödül, çalışan deneyimini merkeze alan yaklaşımımızın önemli bir karşılığı oldu. Bu başarıda emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyor, birlikte öğrenmeye ve gelişmeye devam ediyoruz” dedi.
Yaya Kurye Deneyimi’nde 79 Kilometre yürüdülerBu yıl üçüncü kez ve bugüne kadarki en geniş katılımla düzenlenen Yemeksepeti Yaya Kurye Deneyimi, 17-26 Haziran tarihleri arasında İstanbul, Ankara ve İzmir’de gerçekleştirildi. Programa Yemeksepeti’nin merkez ofis ve destek ekiplerinden 43 çalışan katıldı.
Program kapsamında katılımcılar, kendilerine ayrılan iki saatlik zaman dilimlerinde yaya kurye deneyimini uçtan uca yaşadı. Siparişin kabul edilmesinden restorandan teslim alınmasına, rota planlamasından kullanıcıya ulaştırılmasına kadar sürecin tüm adımlarını sahada deneyimleyen çalışanlar, 10 gün boyunca toplam 145 siparişi kullanıcılarla buluşturdu.
Yemeksepeti çalışanları program boyunca toplam 80 saat sahada görev aldı ve üç şehirde toplam 79 kilometre yürüdü. Ortalama teslimat süresi 18 dakika olarak gerçekleşirken, program farklı ekiplerden çalışanların operasyonun günlük akışını yakından gözlemlemesine olanak sağladı.
Yaya Kurye Deneyimi’nin en hızlı teslimatını, siparişi 6 dakika 56 saniyede kullanıcıya ulaştıran Yemeksepeti Hukuktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Duygu Tanıt gerçekleştirdi. Yemeksepeti CEO’su Oytun Çalapöver 8 dakika 15 saniyelik teslimat süresiyle ikinci, Çağrı Merkezi Temsilcisi Çağdaş Durna ise 8 dakika 36 saniyelik teslimat süresiyle üçüncü oldu.
İlk kez 2024 yılında düzenlenen Yaya Kurye Deneyimi, her yıl kapsamını genişleterek Yemeksepeti’nin çalışan gelişimine ve saha odaklı öğrenmeye yönelik programları arasındaki yerini güçlendiriyor. Program, çalışanların operasyonun günlük gerçekliğini yerinde deneyimlemesini sağlarken, kurye deneyimini iyileştirmeye yönelik gözlem ve geri bildirimlerin doğrudan sahadan toplanmasına da katkı sunuyor.
Grand Hyatt İstanbul Satış & Pazarlama Direktörü Halil İbrahim Pehlivan olduGrand Hyatt Istanbul, üst yönetim kadrosunu lüks konaklama sektöründe 20 yılı aşkın deneyime sahip Halil İbrahim Pehlivan ile güçlendirdi. Satış & Pazarlama Direktörü olarak göreve başlayan Pehlivan, otelin satış ve pazarlama stratejilerinin geliştirilmesi, marka konumlandırmasının güçlendirilmesi, gelir hedeflerinin desteklenmesi ve yeni iş birliklerinin hayata geçirilmesine liderlik edecek.
Yeni görevinde Grand Hyatt Istanbul’un kurumsal, MICE ve seyahat ticareti segmentlerindeki büyüme stratejilerine odaklanacak olan Pehlivan, mevcut ve potansiyel iş ortaklarıyla ilişkilerin geliştirilmesi, gelir optimizasyonu ve satış ekiplerinin yönetiminden sorumlu olacak.
Halil İbrahim Pehlivan kimdir?
Muğla Üniversitesi Konaklama İşletmeciliği Bölümü mezunu olan Halil İbrahim Pehlivan, kariyerine otel operasyonlarında başladı. Ön büro, rezervasyon ve satış alanlarında edindiği deneyimin ardından; The Marmara Pera ve The Marmara Şişli, Radisson Blu Hotel Şişli, Conrad Istanbul Bosphorus, Hilton Istanbul Bosphorus ve The Ritz-Carlton, Istanbul gibi Türkiye’nin önde gelen uluslararası ve yerel otel markalarında çeşitli yönetici pozisyonlarında görev aldı.
Grand Hyatt Istanbul’a katılmadan önce The Ritz-Carlton, Istanbul’da Satış Direktörü olarak görev yapan Pehlivan, lüks kurumsal ve MICE segmentlerine yönelik satış stratejilerinin oluşturulmasına liderlik etti. Bu süreçte satış ekibinin yönetimi, gelir artışını destekleyen iş geliştirme çalışmaları ve stratejik iş ortaklıklarının hayata geçirilmesinde önemli rol üstlendi.Read More






