Türkiye’nin elma bahçesi Isparta’da zirai dona karşı yerli çeşitler geliştiriliyor

Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Eğirdir Meyvecilik Araştırma Enstitüsünce, zirai don riskine karşı yürütülen ıslah çalışmalarıyla geç çiçek açan ve soğuk zararına karşı daha dayanıklı yerli elma çeşitlerinin geliştirilmesi hedefleniyor.

Elma üretimini tehdit eden don olaylarına çözüm sunmayı amaçlayan proje kapsamında, yerli ve yabancı genetik kaynaklardan elde edilen yüzlerce genotip uzun yıllardır sahada takip edildi.

Enstitü bünyesinde bulunan ve yaklaşık 400 yerli ve yabancı elma çeşidinin yer aldığı genetik kaynak havuzundan geç çiçek açan tipler esas alınarak melezleme çalışması yürütülüyor. Enstitüsü tarafından yeni çeşitlerin bulunması çalışması devam ediyor.

Eğirdir Meyvecilik Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Şerif Özongun, AA muhabirine, çalışmanın temel amacının çiftçinin sahada yaşadığı soruna doğrudan çözüm üretmek olduğunu söyledi.

Amaçlarının elma üretiminde verim kaybının önüne geçmek olduğunu belirten Özongun, “Zirai don, özellikle Karaman ve Niğde başta olmak üzere iç bölgelerde elma üretimini ciddi şekilde etkiliyor. Bu nedenle geç çiçek açan, don riskinden daha az etkilenen milli çeşitler geliştirmeyi hedefledik.” dedi.

Yüksek Ziraat Mühendisi Turgay Seymen ise çalışmaların 9 yıldır sürdüğünü kaydetti.

Kontrollü melezlemelerle 2-3 hafta daha geç çiçek açan genotipler elde ettiklerini dile getiren Seymen, 10-15 genotipi ileri aşamaya taşıdıklarını, gelecek yıldan itibaren bu genotiplerde verim denemelerine başlayacaklarını söyledi.

Seymen, bu genotiplerde soğuklama ihtiyaçlarının yüksek olmasına rağmen hasat zamanının gecikmediğine dikkati çekerek, “Normal şartlarda hasat, ekim ayı başında yapılıyor. Amacımız yalnızca bugünkü don zararını azaltmak değil, gelecekte artması beklenen ekstrem iklim olaylarına karşı da üreticiyi korumak.” ifadesini kullandı.

“HEDEFİMİZ, KENDİ MİLLİ ELMA ÇEŞİTLERİMİZİ ÜRETİCİLERİMİZİN HİZMETİNE SUNMAK”

Çalışmaların sadece mevcut don zararlarına yönelik olmadığını vurgulayan Seymen, şöyle konuştu:

“Amacımız yalnızca mevcut soğuk zararlarını önlemek değil. İklim değişikliğiyle birlikte ekstrem hava olaylarının artacağını, kışların daha kısa süreceğini öngörüyoruz. Geliştirdiğimiz bu çeşitler, özellikle üretimin yaklaşık yüzde 70’inin yapıldığı iç ve geçit bölgelerine hitap ediyor. Buradaki asıl hedefimiz, kendi milli elma çeşitlerimizi üreticilerimizin hizmetine sunmak.”

Seymen, geliştirecekleri çeşitlerle yüzde 10-20 oranındaki verim kayıplarının önüne geçmeyi ve üreticinin ekonomik kaygılarını azaltmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.

Read More

  • Related Posts

    Zayıf bağışıklık kader değil! Beslenme belirleyici rol oynuyor

    Kış aylarının ortasında enfeksiyon hastalıklarında yaşanan artış, bağışıklık sisteminin günlük yaşam alışkanlıklarından ne kadar hızlı etkilendiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Diyetisyen Deniz Ayşen Demir, bağışıklığı desteklemek için uygulanabilir ve sürdürülebilir beş temel adımı şöyle sıraladı.

    devamı...
    Yarısı tamamlanan av sezonunda hamsi ve sardalya yüz güldürdü

    Denizlerde av yasağının Karadeniz, Marmara, Ege’de 1 Eylül’de, Akdeniz’de ise 15 Eylül’de sona ermesiyle derya kuzularının peşine düşen balıkçılar, nisan ayında sona erecek sezonun yarısını geride bıraktı. Sezonun ilk yarısını…

    devamı...
    wpChatIcon
    wpChatIcon