Bu hastalıklarınız varsa kavurma tüketimine dikkat!

Kurban Bayramı sofralarının baş tacı olan kavurma, doğru miktarda ve uygun yöntemlerle tüketilmediğinde bazı sağlık sorunlarını tetikleyebiliyor. Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Aylin Şaşmaz, yağlı ve fazla miktarda tüketilen kavurmanın; kalp-damar hastalıklarından tansiyona, mide problemlerinden diyabete kadar birçok hastalık grubunda risk oluşturabildiğini belirtiyor. Bu nedenle özellikle kronik hastalığı olanların, bayram sofralarında porsiyon kontrolüne dikkat etmeleri gerektiğini vurgulayan Şaşmaz, “Kavurma tamamen yasak değil ancak kişinin sağlık durumuna göre tüketim miktarı ve pişirme yöntemi büyük önem taşıyor” diyor. Şaşmaz, kavurma için riskli hastalık gruplarını ve sağlıklı kavurma tüketmenin 7 püf noktasını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
Kalp ve damar hastalarıDoymuş yağ ve kolesterol açısından zengin olan kavurma, kalp-damar hastalarında risk oluşturabiliyor. Özellikle kuyruk yağı veya ekstra yağ eklenerek hazırlanan kavurmalar, kötü kolesterolü yükselterek damar tıkanıklığı riskini artırabiliyor. Kalp hastalarının mümkün olduğunca yağsız et tercih etmeleri ve porsiyonu küçük tutmaları gerekiyor.
Yüksek tansiyon hastalarıKavurmaya pişirme esnasında fazla tuz eklenmesi, hipertansiyon hastaları için önemli bir risk yaratabiliyor. Aşırı tuz tüketimi tansiyonun yükselmesine neden olurken; baş ağrısı, çarpıntı ve halsizlik gibi şikayetleri de artırabiliyor. Bu nedenle tansiyon hastalarının kavurmayı az tuzlu ve kontrollü miktarda tüketmeleri büyük önem taşıyor.
Diyabet hastalarıBayram sofralarında kavurmanın yanında tüketilen pilav, ekmek, tatlı ve şekerli içecekler kan şekerinin hızla yükselmesine yol açabiliyor. Ayrıca aşırı yağlı beslenme insülin direncini de olumsuz etkileyebiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Aylin Şaşmaz, diyabet hastalarının kavurmayı sebze ve salata ile birlikte, dengeli porsiyonlarla tüketmeleri gerektiğine dikkat çekiyor.
Mide ve reflü hastalarıYağlı ve ağır pişirilen kavurmalar mideyi zorlayabiliyor. Özellikle reflü, gastrit ve ülser gibi mide rahatsızlığı olan kişilerde yanma, şişkinlik, hazımsızlık ve mide ağrısı görülebiliyor. Kavurmanın yüksek ateşte uzun süre pişirilmesi de sindirimi daha da zorlaştırabiliyor.
Karaciğer ve safra kesesi problemi olanlarAşırı yağlı et tüketimi karaciğer ve safra kesesinin yükünü artırabiliyor. Safra kesesi taşı bulunan kişilerde yağlı kavurma tüketimi ağrı ataklarını tetikleyebilirken, karaciğer yağlanması olan bireylerde de sindirim sorunlarına neden olabiliyor. Bu nedenle daha az yağlı ve küçük porsiyonlu tüketmek gerekiyor.
Böbrek hastalarıFazla protein tüketimi böbreklerin çalışma yükünü artırarak zorlayabiliyor. Özellikle kronik böbrek hastalığı bulunan kişilerde kontrolsüz et tüketimi sağlık açısından risk oluşturabiliyor. Tuzlu kavurma tüketimi de vücutta sıvı dengesini bozarak ek sorunlara yol açabiliyor.
Gut hastalarıKırmızı etin fazla tüketilmesi kandaki ürik asit seviyesini yükseltebiliyor. Bu durum gut hastalarında eklem ağrısı, şişlik ve ani atak riskini artırabiliyor. Diyetisyen Şaşmaz, gut hastalarının özellikle sakatat ve aşırı et tüketiminden kaçınmaları gerektiğini vurguluyor.
Sindirim sistemi hassas olanlarUzun süre aç kaldıktan sonra fazla miktarda kavurma tüketmek; şişkinlik, hazımsızlık, gaz ve bağırsak problemlerine yol açabiliyor. Özellikle ileri yaş grubundaki bireylerin ve hassas bağırsak yapısına sahip kişilerin daha kontrollü beslenmeleri gerekiyor.
Sağlıklı kavurma tüketimi için 7 öneriDiyetisyen Aylin Şaşmaz, sağlıklı kavurma tüketimi için önerilerini şöyle sıralıyor:
Eti kendi yağıyla pişirin, ekstra yağ eklemeyin.
Kavurmayı kızartmak yerine orta ateşte pişirin.
Kesim sonrası ‘rigor mortis’ denilen ölüm sertliğinin geçmesi için, eti uygun koşullarda en az 12-24 saat dinlendirdikten sonra tüketin.
Yanında bol salata ve sebze yemeye özen gösterin.
Porsiyon kontrolünü ihmal etmeyin.
Kavurmanın yanında pilav, ekmek ve tatlıyı aynı öğünde aşırı tüketmeyin.
Gün içinde bol su için.
“Bayramda et tüketimi günlük 150 gramı geçmemeli”Kurban Bayramı’nda artan et tüketiminin sağlık sorunlarına yol açmaması için uyarılarda bulunan Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Görevlisi Kübra Şahin, etin doğru miktarda tüketilmesi, uygun yöntemlerle pişirilmesi ve mutlaka dinlendirilmesi gerektiğini belirterek, özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan bireylerin daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.
Günlük pişmiş et tüketimi 100-150 gram civarında olmalıKurban Bayramı’nda sağlıklı kalmak ve sindirim sorunları yaşamamak için günlük et tüketim miktarına dikkat etmek gerektiğini ifade eden Şahin, “Yetişkin bir birey için günlük et tüketimi 100-150 gram (pişmiş ağırlık) civarında olmalıdır. Kalp-damar sağlığı ve böbrek fonksiyonları dikkate alındığında et tüketimi daha sınırlı miktarda (örneğin 70-100 gram) olmalıdır.” dedi.
Fırında pişirme besin değerini koruyorEtin pişirme yönteminin sağlık üzerindeki etkilerine de değinen Şahin, et tüketiminin yoğun olduğu dönemlerde doğru pişirme yöntemlerinin önem kazandığını ifade etti.
Haşlama yönteminin düşük kalorili olması ve sindirimi kolaylaştırması dolayısıyla önerildiğini kaydeden Şahin, yağın bir kısmının suya geçmesi sayesinde etin yağ oranının da azaldığını, fırında pişirmenin ise besin değerini büyük ölçüde koruduğunu ve ek doymuş yağ kullanılmadan sağlıklı pişirme imkânı sunduğunu belirtti. Şahin, ancak aşırı yüksek sıcaklıkta pişirmenin besin kaybına ve zararlı bileşiklerin oluşumuna neden olabileceği uyarısında bulundu.
Kavurma ve kızartma yöntemlerine karşı da uyarılarda bulunan Beslenme Uzm. Kübra Şahin, “Kavurma sindirimi zorlaştırabilir. Yüksek doymuş yağ ve kolesterol içeriği nedeniyle kalp-damar hastalıkları riskini artırabilir. Kızartmada ise yağ emilimi yüksek olduğu için kalori ve doymuş yağ miktarı artar, sindirim sistemi zorlanabilir.” ifadelerini kullandı.
Yeni kesilmiş etin hemen tüketilmesi sağlık açısından riskliŞahin, Kurban Bayramı’nda yeni kesilmiş etin hemen tüketilmesinin sağlık açısından çeşitli riskler taşıdığına dikkat çekti. Etin kesim sonrası mutlaka dinlendirilmesi gerektiğini belirten Şahin, erken tüketimin hem sindirim sistemi sorunlarına hem de gıda güvenliği risklerine yol açabileceğini söyledi.
Yeni kesilmiş etin hayvan kesildikten sonra kasılıp sertleştiğini ifade eden Beslenme Uzm. Kübra Şahin, “Hemen tüketilen et serttir, çiğnenmesi ve sindirimi zordur. Bu durum şişkinlik, mide ağrısı, hazımsızlık, reflü ve gastrit şikayetlerinin artmasına neden olabilir.” dedi.
Et buzdolabında 12-24 saat dinlendirilmeliEtin buzdolabında 12-24 saat dinlendirilmesinin önemine vurgu yapan Şahin, “Dinlendirilen etin kas lifleri gevşer, daha yumuşak ve lezzetli hale gelir. Aynı zamanda sindirimi kolaylaşır. Ayrıca mikrobiyolojik açıdan da daha güvenli olur.” ifadelerini kullandı.
Hijyen koşullarına dikkat edilmemesi halinde ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini kaydeden Şahin, “Uygun hijyen sağlanmazsa, taze ve ısısı düşmemiş et bakteri üremesi için uygun ortam oluşturabilir. Özellikle saklama koşulları uygun değilse ishal, mide bulantısı gibi gıda zehirlenmeleri görülebilir.” diye konuştu.
Sebzeler sindirim sistemi için önemli bir destek sağlıyorKurban Bayramı’nda yalnızca et tüketimine değil, yanında tercih edilen besinlere de dikkat edilmesi gerektiğini belirten Beslenme Uzm. Şahin, kırmızı etin protein ve yağ açısından zengin olmasına rağmen lif, C vitamini ve karbonhidrat bakımından yetersiz olduğunu söyledi.
Sebzelerin sindirim sistemi için önemli bir destek sağladığını ifade eden Şahin, “Sebzeler lif kaynağıdır. Sindirim sistemini destekler, bağırsak hareketlerini düzenler. Aynı zamanda antioksidan, vitamin ve mineral açısından da zengindir.” dedi.
Tam tahıllı ürünlerin önemine de değinen Şahin, “Tam buğday ekmeği ve bulgur pilavı gibi tam tahıllar karbonhidrat kaynağıdır. Enerji sağlar, kan şekerini dengede tutar ve lif içerikleri sayesinde etle birlikte daha uzun süre tokluk hissi oluşturur.” ifadelerini kullandı.
Yoğurt, ayran ve kefir sindirim sisteminin daha rahat çalışmasını sağlıyorFermente süt ürünlerinin de sindirimi desteklediğini kaydeden Beslenme Uzm. Şahin, “Yoğurt, ayran ve kefir gibi probiyotik içeren besinler sindirim sisteminin daha rahat çalışmasına katkı sağlar.” dedi.
C vitamini içeren besinlerin etle birlikte tüketilmesinin faydalı olduğunu belirten Şahin, “Limonlu salata, domates, yeşil biber, maydanoz, portakal ve nar gibi C vitamini kaynakları, kırmızı ette bulunan demirin emilimini artırır.” şeklinde konuştu.
Çocuklar yaklaşık 50-100 gram arasında et tüketmeliŞahin, Kurban Bayramı’nda özellikle çocuklar ve yaşlıların et tüketiminde daha dikkatli olunması gerektiğini belirterek, porsiyon kontrolü ve doğru pişirme yöntemlerinin önemine dikkat çekti.
Çocukların yaşlarına ve gelişim durumlarına göre daha az miktarda et tüketmesi gerektiğini ifade eden Öğr. Gör. Şahin, “Çocuklar yaklaşık 50-100 gram arasında et tüketmelidir. Etin hazırlanışında haşlama, fırında veya buharda pişirme yöntemleri tercih edilmelidir. Kızartmalardan ve çok yağlı kavurmalardan kaçınılmalıdır.” dedi.
Çocuklarda bağışıklık sisteminin henüz tam gelişmediğini vurgulayan Şahin, “Bu nedenle etin iyi pişmiş olması çok önemlidir. Et küçük parçalara ayrılarak tüketilmeli, yanında sebze, yoğurt ve tam tahıllı besinlerle dengeli bir öğün oluşturulmalıdır.” diye konuştu.
Yaşlılar için et yumuşak ve kolay çiğnenebilir şekilde hazırlanmalıYaşlı bireylerde ise kalp-damar sağlığı ve böbrek fonksiyonlarının göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Şahin, “Yaşlılar et tüketimini daha sınırlı miktarda, yaklaşık 70-100 gram arasında tutmalıdır. Et yumuşak ve kolay çiğnenebilir şekilde hazırlanmalıdır.” diye konuştu.
Kavurma ve kızartma gibi ağır pişirme yöntemlerinden kaçınılması gerektiğini kaydeden Beslenme Uzm. Şahin, “Tansiyon problemleri nedeniyle aşırı tuz kullanımından uzak durulmalıdır. Yaşlılarda mide asidi azalır. Bu nedenle sert, yağlı ve yoğun baharatlı etler sindirim sorunlarına yol açabilir.” dedi.
Kabızlık, hazımsızlık, şişkinlik, mide ağrısı, kramp görülebilirBayramda aşırı et tüketiminin sindirim sistemi üzerinde çeşitli olumsuz etkiler oluşturabileceğini ifade eden Öğr. Gör. Şahin, “Kabızlık, hazımsızlık, şişkinlik, mide ağrısı, kramp ve bağırsak hareketlerinde yavaşlama gibi sorunlar görülebilir.” uyarısında bulundu.
Bu etkileri azaltmak için lifli besinlerin artırılması gerektiğini belirten Şahin, “Yeterli su tüketmek, yağlı ve kızartılmış yiyeceklerden uzak durmak, porsiyon kontrolü yapmak, yemek sonrası hafif yürüyüşler gerçekleştirmek ve probiyotik besinler tüketmek sindirim sistemini rahatlatacaktır.” ifadelerini kullandı.
Fiziksel aktivitenin önemine de değinen Şahin, “Hafif yürüyüşler sindirim sistemini hızlandırarak mide ve bağırsakların daha iyi çalışmasını sağlar, kabızlık riskini azaltır. Ayrıca metabolizmayı destekler, kan dolaşımını artırır, krampları ve şişkinliği hafifletir.” dedi.
Su tüketiminin de bayram döneminde ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Beslenme Uzm. Kübra Şahin, “Su tüketimi mide ve bağırsaklarda besinlerin çözülmesine ve emilmesine yardımcı olur. Lifli besinlerin bağırsakta hareketini kolaylaştırır, kabızlığı önler, vücudu detoksifiye eder ve mideyi rahatlatır.” şeklinde sözlerini tamamladı.Read More

  • Related Posts

    Giresun İl Tarım’dan Ülper kurban pazarında sıkı denetim

    GİRESUN – Kurban Bayramı’na sayılı günler kala, Giresun genelinde kurbanlık satış alanlarındaki denetimler en üst seviyeye çıkarıldı. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesinde görev yapan veteriner hekimler, Merkez ilçe…

    devamı...
    AB’de Kritik İlaçlar için büyük uzlaşma!

    Kritik İlaçlar Yasası kapsamında tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi, AB içinde kritik ilaçların ve etken maddelerinin üretim kapasitesinin güçlendirilmesi ve üye ülkeler arasında ortak tedarik imkânlarının kolaylaştırılması öngörülüyor. Üçüncü ülkelere bağımlılık azaltılacakYasa…

    devamı...
    wpChatIcon
    wpChatIcon