Görkemli Ağrı Dağı’ndan gelen eserleri ve bütün dünyanın ilgisini çekene efsaneleriye bir başkadır Ağrı Yöresel Yemekleri ve Kültürü. Gelin biraz yakından bakalım.
Ağrı’nın İklimi
Türkiye’nin en karasal ve sert iklimli bölümünde olan Ağrı’da kışlar çok sert geçer. Öyle ki 13 Ocak 1940’ta Türkiye’de en soğuk günü eksi 43 derece (–43 C) olarak kayıtlara geçmiştir. İlkbahar ve sonbaharın çok kısa sürdüğü Ağrı’da yaz mevsimi de sıcak geçer.
Ağrı ismi nereden geliyor?Osmanlı döneminde Şorbulak olarak anılan ilin adı, Ermeniler zamanında Karakilise olarak değiştirilmiştir. Kazım Karabekir Paşa zamanında Karakilise ismi değiştirilerek Karaköse diye adlandırılmıştır.
Nuh Tufanı ile ilgisinden dolayı Tevrat’ta adı geçen Ararat Dağı ve ülkesinin, Ağrı ve çevresinin olduğu sanılması dolayısıyla Ağrı’ya batılılar tarafından Ararat da denilmektedir.
Bu dağlara Eğri Dağları da derler. Doğu Anadolu’da, Erzurum – Kars Yaylası’nı Murat Havzası’ndan ayıran Karasu – Aras Dağları’nın doğu ucunda, kartal yuvası gibi dimdik iki dağ: Büyük Ağrı, Küçük Ağrı.
Osmanlı döneminde bu bölgedeki şehirleşme 1860 yılında Pakrevand (Üçkilise) piskoosu Hovhannes önderliğindeki Bitlisli Ermeni ticaret gruplarının Karakilisa (Kara Kilise) adını verilerek başlamıştır. Bir mülkte 10-15 dükkân kurularak başlatılan şehirleşme sonrası Milli Mücadele’nin ardından kent adı Karaköse adıyla değiştirilmiştir.
1834 yılında bucak, 1869 yılında ilçe olan Ağrı, 1927 yılında il merkezi olmuştur. 5137m. yüksekliğiyle Türkiye’nin en büyük dağı olan Ağrı Dağı’ndan dolayı da 1946 yılında AĞRI adını almıştır.
Ağrı EfsaneleriEfsaneler şehri olarak anılması boşuna değil Ağrı’nın. Ağrı Dağı Efsanesi, Nuh’un Gemisi Efsanesi, İki Bacı Efsanesi, Kara Diken Sıyabent Efsanesi, Kerem ile Aslı’nın hikayesi Ağrı’nın tarihi ve kültürel mirasıdır. Bu mirası Ağrı Dağı’nın görkemine yakışır bir şekilde taşıyan Ağrı’nın yemekleri de bir başkadır. İşte çorbaları, ev yemekleri ve tatlıları ile Ağrı Yöresel Yemekleri ve Ağrı mutfak kültürü.





