Çiftçiden TMO’nun alım fiyatına veto!

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Şemsi Bayraktar, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan 2026 yılı hububat müdahale alım fiyatlarını basın açıklamasıyla değerlendirdi.
2025 yılında prim hariç ton başına 13 bin 500 lira olarak belirlenen kırmızı/beyaz sert ekmeklik buğday ile makarnalık buğday alım fiyatının, 2026 yılında yüzde 22,22 oranında artırılarak ton başına 16 bin 500 liraya, arpa alım fiyatının ise 2025 yılındaki prim hariç ton başına 11 bin liradan yüzde 15,9 oranında artırılarak ton başına 12 bin 750 lira olarak açıklandığını anımsatan Bayraktar, şöyle devam etti:
TMO’nun fiyatları, enflasyonun altında kaldı“Ancak açıklanan alım fiyatlarındaki artış oranları, 2026 yılı Nisan ayında yüzde 32,37 olarak gerçekleşen enflasyon oranının altında kaldı. Bu durum, üreticilerimizin artan girdi maliyetleri karşısında gelir kaybı yaşayacağını ortaya koyuyor. Açıklanan fiyatın çiftçilerimizin beklentisini karşılamadığı görülüyor.Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, temel destek, planlı üretim desteği ve sertifikalı tohum kullanım desteği kapsamında üreticilere toplam dekara 979 lira 60 kuruş destek ödemesi yapılacağı belirtildi. Ortalama verim dikkate alındığında bu desteklerin ton başına yaklaşık 3 bin 14 lira olarak hesaplandığı görülüyor.2026 yılında destek kalemleri şu şekilde belirlendi:Temel destek dekar başına 403 liraPlanlı üretim desteği dekar başına 403 liraSertifikalı tohum kullanım desteği dekar başına 173 lira 60 kuruşÜretici her yıl sertifikalı tohum kullanmıyorBununla birlikte, tarla bitkilerinde verim kaybını önlemek amacıyla sertifikalı tohumun en az üç yılda bir yenilenmesi tavsiye ediliyor. Dolayısıyla her üretici her yıl sertifikalı tohum kullanmıyor ve sertifikalı tohum desteğinden düzenli olarak yararlanmıyor. Buğday ve arpa üreticisinin aldığı destek dekar başına temel ve planlı üretim desteği 806 liradır. Bu nedenle, açıklanan toplam destek tutarının tüm üreticiler açısından fiilen elde edilebilen bir gelir unsuru olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.Üretimin sürdürülebilirliği, çiftçilerimizin gelir güvencesinin sağlanması ve ülkemizin gıda arz güvenliğinin korunabilmesi için müdahale alım fiyatlarının üretim maliyetleri, enflasyon oranları ve çiftçilerimizin makul gelir beklentileri dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi, kilogram başına 3 lira prim desteğinin verilmesi büyük önem taşıyor. Bu talebimizi de Tarım ve Orman Bakanlığına ilettik.“Çiftçi parasını 45 gün beklemek istemiyor”Ayrıca, ürün bedellerinin 45 gün içerisinde ödeneceğinin açıklanması kabul edilebilir bir uygulama değildir. Çiftçilerimizin mazot, gübre, ilaç, tohum, işçilik ve kredi borçları hasatla birlikte kapıya dayanırken, üreticilerimizden parasını 45 gün beklemesi isteniyor ve üreticilerimiz emeğinin karşılığını zamanında alamıyor.Bu nedenle ürün bedelinin en az yüzde 50’si teslimat anında, kalan kısmı ise en geç 15 gün içerisinde üreticilerimizin hesabına yatırılmalıdır. Aksi halde yüksek enflasyon koşullarında 45 günlük bekleme süresi, açıklanan alım fiyatlarının reel değerini önemli ölçüde aşındıracak ve üreticilerimizin gelir kaybını daha da artıracaktır. Çiftçilerimiz sadece düşük fiyatla değil, geç ödeme nedeniyle de mağdur edilmemelidir.”Read More

  • Related Posts

    Uzmanlardan sokak sütü uyarısı: “Kapınıza gelen sütün kaynağını sorgulayın”

    Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte açıkta satılan ve kaynağı belirsiz süt ürünleri yeniden gündeme gelirken, uzmanlar 1 Haziran Dünya Süt Günü kapsamında yaptığı açıklamada, özellikle sıcak havalarda kontrolsüz koşullarda ve hiçbir…

    devamı...
    Avrupalı çiftçiye gübre desteği!

    AB Komisyonu, Hürmüz Boğazı krizi nedeniyle artan gübre maliyetleri ve arz sıkıntılarıyla karşı karşıya kalan çiftçileri desteklemek, yerli üretimi güçlendirmek ve ithalata bağımlılığı azaltmayı amaçlayan “Gübre Eylem Planı” başlıklı tebliğ…

    devamı...
    wpChatIcon
    wpChatIcon