Fosil yakıtlara bağımlılığın hem ülke içinde hem de Doğu Akdeniz genelinde yol açtığı sağlık sorunları, büyük bir ekonomik yük oluşturuyor.
Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi (CREA) ile Temiz Hava Hakkı Platformu (THHP), Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 zirvesi öncesinde fosil yakıtların yarattığı ekonomik kaybı gözler önüne seren bir rapor yayınladı. “Fosil Yakıtların Türkiye’ye Ağır Faturası: Sağlık Yükü ve Ekonomik Maliyeti” raporunun sonuçları, İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında açıklandı.
Raporda öne çıkan bulgularFosil yakıt kaynaklı hava kirliliği; kalp ve damar hastalıkları, solunum yolu hastalıkları, akciğer kanseri, inme ve diyabet nedeniyle gerçekleşen ölümler dahil olmak üzere Türkiye’de yılda yaklaşık 26 bin 500 ölüme yol açıyor. Bu ölümlerin 8 bin 100’ü İstanbul, 2 bin 500’ü Ankara, 2 bin 400’ü İzmir merkezliyken; hava kirliliğinin yarattığı tahribat Yunanistan’dan Mısır’a geniş bir coğrafyada görülüyor.
Hava kirliliği, ölümlerin yanı sıra çalışanların sağlığını ve işgücü verimliliğini de etkiliyor. Türkiye’de yaklaşık 8,5 milyon gün hastalık nedeniyle işten uzak kalmaya yol açıyor.
Hava kirliliğinin sağlık üzerindeki etkileri, Türkiye ekonomisinde bir yılda yaklaşık 55 milyar dolara mal oluyor. Bu tutar; Türkiye’nin 2024 gayrisafi yurtiçi hasılasının %4,1’ine, Sağlık Bakanlığı’nın 2024 bütçesinin yaklaşık 2,5 katına denk geliyor.
Türkiye’de hava kirliliğinin (PM2.5) %52’si kömür, petrol ve gaz gibi fosil yakıtlardan kaynaklanıyor.
“Fosil yakıtlardan uzaklaşmak tercih değil, zorunluluk”Fosil yakıtlara bağımlılığın azaltılmasının neden ertelenemeyeceğini ortaya koyan rapora göre; insan sağlığını korumak, ekonomik kayıpları önlemek ve iklim hedeflerine ulaşmak için fosil yakıtlardan uzaklaşmak bir tercih değil, zorunluluk.
COP31’in ev sahibi Türkiye, fosil yakıtlara bağımlılığını azaltacak somut adımlarla hava kirliliğinin sağlık ve ekonomi üzerindeki yükünü hafifletebilir, uluslararası arenada iklim alanında liderliğini ortaya koyabilir.Read More





