İşlenmiş gıdalar, aşı sonrası ateş riskini artırabilir mi?

Bağırsak bakterileri aşı sonrası ateşle ilişkili bulunduScience dergisinde yayımlanan yeni bir araştırmada bilim insanları, COVID-19’a (koronavirüs hastalığı 2019) karşı mRNA aşısı olan 171 sağlıklı yetişkinin bağırsak mikrobiyotasını, vücut sıcaklığını ve bağışıklık göstergelerini inceledi. Katılımcıların vücut sıcaklıkları günde üç kez ölçülerek aşı sonrasındaki ateş tepkileri takip edildi.
Araştırmacılar, aşı öncesinde bağırsaklarında düşük düzeyli iltihaplanma belirtileri bulunan ve belirli bakteri gruplarının daha fazla hareketlilik proteini ürettiği kişilerde ateş görülme riskinin daha yüksek olduğunu belirledi.
Bu ilişkide öne çıkan mekanizmalardan biri, bazı bağırsak bakterilerinin ürettiği flagellin adlı protein oldu. Bakterilerin hareket etmesini sağlayan kamçıların yapısında bulunan flagellin, bağışıklık sisteminin iltihaplanma yollarını harekete geçirebiliyor. Araştırmada, Lachnospiraceae ailesinden bazı bakterilerin flagellin üretimiyle aşı sonrası ateş arasında bağlantı saptandı.
Bulgular yalnızca insanlardaki gözlemlerle sınırlı kalmadı. Araştırmacılar, farklı ateş tepkileri gösteren katılımcılardan alınan bağırsak mikrobiyotalarını mikropsuz farelere aktararak deneyler yaptı. Daha güçlü ateş tepkisiyle ilişkili mikrobiyotayı alan farelerde aşı sonrası iltihaplanma tepkileri de daha belirgin görüldü.
Beslenme ile bağışıklık tepkisi arasındaki bağlantı araştırılıyorAraştırmada, beslenme alışkanlıkları ile bağırsak mikrobiyotası arasındaki ilişki de incelendi. Daha yüksek yağ içeren beslenme biçimleri, bazı işlenmiş gıda katkı maddeleri ve tam bitkisel gıdaların daha düşük tüketimi, ateşle ilişkili mikrobiyota özellikleriyle bağlantılı bulundu. Vejetaryen veya vegan beslenme bildiren katılımcılarda ise daha düşük ateş tepkisiyle ilişkili bazı özellikler gözlendi.
Laboratuvar deneylerinde bazı gıda katkı maddelerinin bakterilerde flagellin üretimini artırabildiği, fare deneylerinde ise Batı tipi yüksek yağlı beslenmenin aşı sonrası iltihaplanmayı güçlendirebildiği görüldü.
Bununla birlikte araştırma, insanların aşı öncesinde beslenmelerini değiştirerek yan etkileri azaltabileceğini doğrudan göstermiyor. Bu ilişkinin insanlarda neden-sonuç bağlantısı taşıyıp taşımadığını belirlemek için kontrollü müdahale çalışmalarına ihtiyaç var.
Araştırmanın önemli bir diğer bulgusu, incelenen mikrobiyota ve iltihaplanma özelliklerinin antikor yanıtında belirgin bir farklılıkla ilişkili olmamasıydı. Dolayısıyla bulgular, aşı sonrası ateş tepkisinin şiddeti ile aşıya karşı gelişen antikor yanıtının birbirinden kısmen ayrılabileceğine işaret ediyor.
Araştırmanın sonuçları, 8 Ekim 2026’da Science dergisinde yayımlandı.Read More

  • Related Posts

    BM’den El Niño’ya karşı acil yardım çağrısı!

    BM’e bağlı Dünya Meteoroloji Örgütü’nün (WMO) son Küresel Mevsimsel İklim Güncellemesi’ne göre, aşırı El Niño hava olayının merkez üssü olan tropikal Pasifik’teki deniz yüzeyi sıcaklıkları, Kasım 2026 ile Ocak 2027…

    devamı...
    Kadın girişimciler satın almacılarla buluştu

    Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) tarafından kadın girişimcilerin kurumsal satın alma süreçlerine erişimlerini desteklemek amacıyla düzenlenen Girişimcilik ve Satın Alma Buluşması, 21 Ekim 2026 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirildi. İkinci kez düzenlenen…

    devamı...
    wpChatIcon
    wpChatIcon