Bu düzenleme, henüz Avrupa pazarında yaygın olarak bulunmayan kültür eti ürünlerini de kapsıyor. Hücresel tarım yöntemleriyle üretilen bu ürünler, daha piyasaya tam olarak girmeden etiketleme açısından sınırlamalarla karşı karşıya kalmış oldu.
İstisnalar var, ama yasak kapsamı genişAB’nin aldığı karara göre yasaklanacak terimler listesi oldukça geniş. “Beef (dana)”, “chicken (tavuk)”, “pork (domuz)” gibi hayvan türlerini ifade eden isimlerin yanı sıra “ribeye”, “tenderloin” ve “bacon” gibi et kesimi ve ürün adları da yasaklanacak. Buna karşılık, “burger”, “sosis (sausage)” ve “nugget” gibi daha genel ürün formatlarını ifade eden isimler belirli koşullarla kullanılmaya devam edebilecek. Bu istisnalar, 3 yıllık bir geçiş sürecinin ardından da geçerliliğini koruyacak.
Hem bitki bazlı hem de kültür eti ürünlerini kapsan düzenleme, AB genelinde ortak bir etiketleme standardı oluşturmayı hedefliyor. Ancak uygulamanın, özellikle küçük ve yenilikçi şirketler için yeniden markalama ve uyum maliyetlerini artırması bekleniyor.
Sektörden tepki ve tartışmalarKarar, henüz gelişim aşamasında olan kültür eti sektörü için yeni bir zorluk olarak değerlendiriliyor. Tüketici kabulü konusunda halihazırda çeşitli engellerle karşılaşan sektör, şimdi de pazarlama ve iletişim açısından ek kısıtlamalarla karşı karşıya.
Sektör temsilcilerinden Aleph Farms, düzenlemeye eleştirel yaklaşıyor. Şirket, yasak kapsamındaki terimlerin “ürünün yapısı” ile “ürünün sunum şekli” arasındaki farkı gözetmediğini savunuyor. Örneğin “biftek (steak)” ifadesinin bir ürün türünden çok bir sunum formatını tanımladığını belirtiyor. Ayrıca şirket, mevcut yaklaşımın bilimsel ve mantıksal açıdan tutarsız olduğunu öne sürerek bazı durumlarda düzenlemeye uymayabileceğinin sinyalini veriyor.
Genel olarak bakıldığında, AB’nin bu adımı gıda etiketleme politikalarında daha katı bir döneme işaret ediyor. Ancak düzenlemenin, inovasyonu teşvik mi edeceği yoksa sektördeki gelişimi yavaşlatıp yavaşlatmayacağı önümüzdeki dönemde netlik kazanacak.






