Economist Impact tarafından hazırlanan RFSI (Resilient Food Systems Index – Dayanıklı Gıda Sistemleri Endeksi), dünya genelinde gıda sistemlerinin iklim, altyapı ve beslenme gibi kritik alanlarda önemli zayıflıklar barındırdığını gösteriyor. Araştırmaya göre bu açıklar, 2050 yılında 10 milyar kişiyi besleme hedefi açısından ciddi risk oluşturabilir.
Endeks kapsamında 60 ülke; gıdanın erişilebilirliği, bulunabilirliği, kalite ve güvenliği ile sürdürülebilirlik ve uyum kapasitesi olmak üzere dört ana başlık altında değerlendirildi. Sonuçlar, hiçbir ülkenin tam anlamıyla dayanıklı bir gıda sistemine sahip olmadığını ortaya koyarken ülkeler arasında büyük farklar bulunduğunu gösterdi. En yüksek puanı Portekiz alırken, en düşük puan Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde kaydedildi. 2 ülke arasında 42 puanlık fark oluştu.
Sağlıklı gıdaya erişim halen büyük sorunAraştırma, gıdanın fiyat açısından erişilebilir olmasının tek başına yeterli olmadığını ortaya koyuyor. Küresel ölçekte “gıda fiyatlarının karşılanabilirliği” en yüksek puan alan kriter olsa da sağlıklı beslenmeye erişimde büyük eşitsizlikler bulunuyor.
İncelenen ülkelerin %62’sinde en ucuz sağlıklı diyet, en yoksul hanelerin gelirinin yaklaşık 3’te 2’sine tekabül ediyor. Bu durum özellikle düşük gelirli ülkelerde beslenme kalitesi açısından ciddi bir engel oluşturuyor.
Ayrıca son 5 yılda gıda fiyatlarındaki artışın düşük gelirli ekonomilerde çok daha hızlı gerçekleştiği belirtiliyor. Bu durum, küresel gıda sisteminin kırılganlığını daha da artıran bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Altyapı ve iklim uyumu en zayıf alanlarEndekse göre gıda sisteminin dayanıklılığını sınırlayan en önemli faktörlerden biri altyapı eksikliği. Taşımacılık ve lojistik altyapısı ortalama 56,8 puan alarak gıda tedarik zincirlerinde önemli bir darboğaz oluşturdu. Bu durum hem gıda kayıplarını artırıyor hem de ürünlerin pazara ulaşmasını zorlaştırıyor.
Araştırma ayrıca gıda kaybı ve israfının da büyük bir sorun olduğunu ortaya koyuyor. Küresel ölçekte gıdanın %13,2’si perakende aşamasına ulaşmadan kaybolurken, yaklaşık %19’u hane halkı düzeyinde israf ediliyor.
Uzmanlara göre dayanıklı bir gıda sistemi oluşturmak için ülkelerin yalnızca tarımsal üretime değil, aynı zamanda altyapı, enerji erişimi, dijital bağlantı ve iklim uyumuna yönelik yatırımları da güçlendirmesi gerekiyor. Aksi takdirde küresel gıda tedarik zinciri gelecekte daha büyük şoklara karşı savunmasız kalacak…





