Nestlé bünyesinde 25 yılı aşkın uluslararası liderlik deneyimine sahip Bernie Stefan, 1 Ekim 2026 itibarıyla Nestlé Türkiye CEO’su olarak göreve başlayacak. Avrupa, Asya ve Okyanusya’da farklı marketlerde büyümeye, dönüşüme ve organizasyonun gelişmesine liderlik eden Stefan, yeni görevinde Nestlé Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme, inovasyon ve değer yaratma önceliklerini ileriye taşımaya odaklanacak. Stefan, şirketin Türkiye’deki güçlü mirası ve uzun vadeli yatırım anlayışı üzerine inşa edilen büyüme ve dönüşüm yolculuğuna liderlik edecek.
2000 yılında Fransa’da kariyerine başlayan Bernie Stefan; birleşme ve satın almalar, strateji ve iş geliştirme, satış, operasyon ve yönetim alanlarında Almanya, Avustralya, Çin, İsviçre ile Asya, Okyanusya ve Afrika Bölgesi’nde üstlendiği görevlerle geniş bir uluslararası deneyim kazandı. 2017 yılında Bölgesel İş Başkanı olarak Güney Asya, Çin Ülke Grubu ve Okyanusya dahil olmak üzere birçok markete liderlik ederken, pazarlama, satış ve e-ticaret alanlarında bölgesel sorumluluklar üstlendi. Çin Ülke Grubu’nun kurulmasının ardından 2022 yılında Bölge Başkan Yardımcılığı görevine getirildi.
2023 yılında Nestlé Sri Lanka Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü olarak atanan Stefan, şirketin dönüşüm sürecine liderlik ederek kârlı büyümenin yeniden ivme kazanmasına, organizasyonel yetkinliklerin geliştirilmesine, pazar liderliğinin güçlenmesine ve kurumsal itibarın daha da ileri taşınmasına katkı sağladı. Stratejik vizyonu, insan odaklı liderlik anlayışı ve yüksek performanslı ekipler oluşturma becerisiyle tanınan Stefan, 1 Ekim 2026 itibarıyla başlayacağı yeni görevinde Türkiye’de 120 yılı aşkın köklü geçmişe sahip Nestlé Türkiye’nin büyüme ve dönüşüm önceliklerine liderlik edecek.
Leszek Wacirz Avrupa Bölgesi’nde yeni görevine geçiyorNestlé Türkiye’de son 4,5 yıldır CEO olarak görev yapan Leszek Wacirz ise 1 Ekim 2026 itibarıyla, Nestlé’nin İsviçre’nin Vevey kentinde bulunan global genel merkezinde, Avrupa Bölgesi’nin 2030 dönüşüm yol haritası kapsamındaki stratejik projelere liderlik etmek üzere yeni görevine başlayacak.
Görev süresi boyunca Leszek Wacirz, Nestlé Türkiye’nin iş performansının güçlenmesine, stratejik dönüşüm girişimlerinin hızlandırılmasına ve yüksek çalışan bağlılığına sahip bir organizasyon yapısının gelişimine önemli katkılar sağladı. 32 yılı aşkın Nestlé kariyeri boyunca farklı marketlerde üstlendiği liderlik görevlerinde sürdürülebilir iş sonuçları ve yüksek performanslı ekipler oluşturmaya odaklanan Wacirz, Türkiye’deki görev süresince şirketin dönüşüm ve büyüme yolculuğuna yön veren birçok girişime öncülük etti.
1 Ekim 2026 itibarıyla Bernie Stefan’ın Nestlé Türkiye CEO’luğu görevini devralmasıyla birlikte şirket, güçlü yerel kökleri, uzun vadeli büyüme vizyonu ve dönüşüm odağı doğrultusunda yeni bir döneme adım atacak.
Sodexo Türkiye’de dijitalleşme hamlesiTürkiye’de 1992 yılından bu yana faaliyet gösteren Sodexo Entegre Hizmet Yönetimi Transformasyon Direktörlüğü görevine Onur Akyol atandı. Akyol, yeni görevinde doğrudan Sodexo Türkiye CEO’su Bora Koçak’a bağlı olarak çalışarak, Sodexo’nun dijitalleşmede hızlanma, stratejik dönüşüm ve teknoloji odaklı büyüme süreçlerine liderlik edecek.
Lisans eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde tamamlayan Onur Akyol, University of Applied Sciences Mainz’da Tesis Yönetimi alanında yüksek lisans yaptı. Ardından ABD Boston’da gerçekleştirilen MIT Liderlik ve Girişimcilik Programı’nı tamamlayan Akyol, Sabancı Üniversitesi’nden (MIT Sloan School of Management iş birliğiyle) MBA derecesi ile mezun oldu.
Kariyeri boyunca gayrimenkul ve tesis yönetimi alanında 20 yılı aşkın deneyime sahip olan Akyol, yapay zekâ odaklı EPPSO AI şirketinin kurucu ortağı olarak TÜBİTAK destekli Ar-Ge ve ticari gayrimenkul yönetimi alanında hayata geçirdiği projeleriyle dijital dönüşüm ve iş geliştirme konularında uzmanlık kazandı.
MSD Hayvan Sağlığı Türkiye Genel Müdürlüğü’ne atamaHayvan sağlığı sektöründe 24 yılı aşkın uluslararası deneyime sahip Dr. Erkin Erkmen, 15 Eylül 2026 itibarıyla MSD Hayvan Sağlığı Türkiye Genel Müdürü olarak görevine başladı. Erkmen, yeni görevinde Türkiye operasyonlarına liderlik ederken EEMEA Liderlik Ekibi’nde de yer alacak.
Profesyonel kariyerinde Phibro, Aviagen ve ADM bünyesinde çeşitli ticari liderlik ve yönetim görevleri üstlenen Erkmen, son olarak ADM Filipinler’de İş Geliştirme Direktörü ve İcra Kurulu Üyesi (COMEX) olarak görev yaptı. Farklı coğrafyalarda edindiği deneyimle büyüme stratejileri, iş geliştirme ve ticari operasyonların yönetimine liderlik etti.
Veteriner hekim olan Dr. Erkin Erkmen, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde Farmakoloji ve Toksikoloji alanında doktora derecesini tamamladı.
Erkmen, yeni görevinde MSD Hayvan Sağlığı’nın Türkiye’deki faaliyetlerinin yönetiminden ve şirketin sürdürülebilir büyüme stratejisinin ileriye taşınmasından sorumlu olacak.
MSD Hayvan Sağlığı HakkındaDünyada önde gelen biyofarmasötik şirketi olan MSD, 130 yıldır, pek çok zorlu hastalığa karşı ilaç ve aşı geliştirerek yaşam için keşfediyor. MSD Hayvan Sağlığı ise, Kenilworth, N.J., ABD merkezli Merck & Co., Inc. Şirketinin global hayvan sağlığı birimidir. MSD “Daha Sağlıklı Hayvanlar İçin Bilim®” vizyonu doğrultusunda hayvanları iyileştirmek ve daha sağlıklı olmalarını sağlamak üzere çalışmakta; veteriner hekimler, çiftçiler, üreticiler, evcil havyan sahipleri ve hükümetlere, veterinerlik ürünleri, aşılar ve sağlık yönetim çözümlerinin yanı sıra, dijital kimlik ve izleme ürünleri gibi hizmetlerden oluşan geniş bir portföyde hizmet sunmaktadır. Hayvanların sağlığını, refahını ve performansını korumayı ve geliştirmeyi amaçlayan MSD Hayvan Sağlığı, dinamik ve kapsamlı Ar-Ge çalışmalarının yanı sıra modern ve küresel tedarik zincirine de büyük yatırımlar yapmaktadır. 50’den fazla ülkede faaliyet gösteren şirketin ürünleri yaklaşık 150 pazarda satılmaktadır.
Sanovel yönetim ekibinde yeni atama25 yılı aşkın insan kaynakları yönetimi tecrübesine sahip Engin Dirik, Eylül 2026 itibariyle Türk ilaç sektörünün lider şirketlerinden Sanovel’de İnsan Kaynakları ve Kurumsal İletişim Direktörü olarak göreve başladı.
İnsan kaynakları alanında stratejik yönetim, organizasyonel gelişim, yetenek yönetimi, liderlik gelişimi, performans yönetimi, ücretlendirme, yan haklar, değişim yönetimi, işveren markası ve İK analitiğine kadar geniş bir uzmanlığa sahip olan Engin Dirik; kariyeri boyunca başta ilaç sektörü olmak üzere farklı sektörlerde faaliyet gösteren ulusal ve çok uluslu şirketlerde önemli görevlerde bulundu.
Lisans eğitimini ODTÜ İşletme Bölümü’nde tamamlayan Engin Dirik, kariyerine 2000 yılında Tansaş’ta başladı. Ardından Humanitas ve Garanti Bankası ile Nissan Automotive’de danışmanlık rolleri üstlenen Dirik, ilaç ve hızlı tüketim sektörlerindeki kapsamlı yöneticilik kariyerine geçiş yaptı. 2005-2013 yılları arasında Sanofi’de Kıdemli İK İş Ortağı olarak görev yapan Dirik; işe alım, organizasyonel yapılandırma ve gelişim, performans ve yetenek yönetimi, liderlik gelişimi ve İK sistemleri başta olmak üzere birçok alanda sorumluluklar üstlendi. 2013-2014 yılları arasında HSBC’de Yetenek Yönetimi Müdürü olarak görev yapan Engin Dirik, 2014-2022 yılları arasında Abdi İbrahim’de sırasıyla İnsan Kaynakları Yöneticisi, İnsan Kaynakları Müdürü ve İnsan Kaynakları Direktörü olarak görev aldı.
Son olarak, 2022 yılından bu yana Ali Raif İlaç’ta İnsan Kaynakları Direktörü olarak görev yapan Engin Dirik, Sanovel’deki yeni göreviyle birlikte insan kaynakları ve kurumsal iletişim fonksiyonlarının stratejik yönetimine liderlik edecek.
Anadolu Etap’tan distribütörlük atağıAnadolu Etap, meyve üretiminde teknolojik dönüşümü desteklemek amacıyla Hollandalı tarım teknolojileri üreticisi Munckhof ile stratejik bir iş birliğine imza attı. Munckhof’un Türkiye distribütörlüğünü üstlenen Anadolu Etap, kendi çiftliklerinde edindiği mekanizasyon deneyimini Türkiye’deki meyve üreticileriyle buluşturacak.
Modern tarım işletmelerinin ihtiyaçlarına yönelik çözümlerin Türkiye’de daha geniş bir üretici kitlesine ulaştırılmasını hedefleyen iş birliğinin ilk aşamasında Munckhof’un hasat platformları Türkiye pazarına sunulacak. İlerleyen dönemde meyve bahçelerine yönelik farklı mekanizasyon çözümlerinin de ürün portföyüne dahil edilmesi hedefleniyor.
“Türkiye meyveciliğinin teknolojik dönüşümüne katkı sağlamayı hedefliyoruz”Anadolu Etap Tarım Genel Müdürü Handan Eren, iş birliğine ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“Anadolu Etap olarak tarımsal üretimde verimliliği, kaliteyi ve sürdürülebilirliği birlikte ele alıyoruz. Teknolojiyi bu yaklaşımın önemli bir parçası olarak görüyoruz. Yıllardır kendi çiftliklerimizde farklı mekanizasyon ve optimizasyon projelerini hayata geçiriyor, yeni teknolojileri sahada deneyimliyor ve üretim süreçlerimizi sürekli geliştiriyoruz. Hasat platformları ile dünya standartlarında verimlilik sunuyor, çiftlikten sofraya kaliteli, sürdürülebilir ve güvenli gıda üretimine katkı sağlıyoruz. Munckhof iş birliğini de bu birikimin doğal bir parçası olarak değerlendiriyoruz. İş birliği ile sahada edindiğimiz bilgi ve deneyimi Türkiye’deki meyve üreticileriyle buluşturuyoruz. Munckhof’un hasat platformu başlayan bu iş birliğini önümüzdeki dönemde farklı mekanizasyon çözümleriyle genişleterek Türkiye’de tarımın teknolojik dönüşümüne ve rekabet gücüne katkı sağlamayı hedefliyoruz.”Hasat süreçlerinin daha hızlı ve kontrollü yürütülmesine imkan tanıyorTarımda mekanizasyon çözümleri, iş gücü ihtiyacının optimize edilmesine ve mevcut iş gücünün daha verimli kullanılmasına katkı sağlarken hasat süreçlerinin daha hızlı ve kontrollü yürütülmesine imkan tanıyor. Munckhof’un farklı meyve türleri için geliştirdiği hasat platformları bu ihtiyaca yönelik çözümler sunuyor. Elma, armut, şeftali, nektarin, erik, narenciye ve kiraz gibi ürünlerin hasadında kullanılan hareketli platformları sayesinde çalışanların farklı yüksekliklerdeki meyvelere daha kolay erişmesine olanak sağlıyor. Toplanan meyveler taşıma bantları aracılığıyla kontrollü biçimde kasalara aktarılırken, ürünlerin hasat sırasında darbe görme ve kalite kaybı yaşama riski de azaltılıyor. Gıda sanayisine yönelik meyvelerin yanı sıra zeytin ve sert kabuklu meyvelerin hasadı için geliştirilen modellere sahip platformlar, ağacı kontrollü biçimde sarsarak meyvelerin toplama brandasına aktarılmasını sağlıyor.
Akıllı tarım ve üretim teknolojilerine yatırım yapıyor2014 yılında Türkiye’de bir ilke imza atarak oluşturduğu “Sürdürülebilir Tarım İlkeleri”ni iş süreçlerine entegre eden Anadolu Etap, üretim faaliyetlerinde doğal kaynakların verimli kullanımının yanı sıra dijitalleşme, otomasyon ve mekanizasyon uygulamalarına yatırım yapıyor. “Sağlıklı nesiller için sağlıklı meyveler” misyonuyla faaliyet gösteren Anadolu Etap, 21 bin dekarlık alandaki 4 çiftliği ve 3,5 milyonu aşkın ağacıyla Türkiye’nin en büyük meyve üreticisi konumunda bulunuyor. Anadolu Etap, üretim süreçlerinin her aşamasında akıllı ve yenilikçi tarım uygulamalarının yanı sıra modern teknolojiler kullanarak; kaliteli, sürdürülebilir ve güvenli gıda üretmeye devam ediyor. Yatırımlarının büyük bölümünü akıllı tarım ve üretim teknolojilerine yapan Anadolu Etap, hasat platformları ile iş süreçlerinde verimliliği ve ürün kalitesini artırmayı amaçlıyor. Hasat verimliliğini dünya standartlarına taşırken, meyve toplama sürelerini kısaltarak daha fazla ürünün kısa sürede toplanmasını sağlıyor. Düşük salınımlı yakıt kullanan platformlar, Anadolu Etap’ın çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine de katkıda bulunuyor.
Meyve üretiminde mekanizasyona ve verimliliğe yönelik teknolojiler üretiyor1884 yılında Hollanda’da kurulan Munckhof Fruit Tech Innovators, tarım teknolojileri alanında 140 yılı aşkın deneyime sahip. Meyve hasat platformlarından tarımsal ilaçlama sistemlerine ve kasa doldurma çözümlerine uzanan geniş bir ürün portföyü bulunan şirket; elma, armut, kiraz, üzüm, zeytin ve farklı meyve türlerinin üretim süreçlerinde mekanizasyonu ve operasyonel verimliliği geliştirmeye yönelik teknolojiler üretiyor. Daha hızlı, daha kolay, daha maliyet etkin ve daha az iş gücüyle gerçekleştirilebilen tarım çözümleri geliştirmeye odaklanan Munckhof, ürünlerini üreticilerle yakın iş birliği içinde geliştirerek kendi tesislerinde üretiyor.
Üniversite-Sanayi iş birliği projesine TÜBİTAK desteğiTürk peynir sektörünün öncü markalarından Muratbey’in Uşak Üniversitesi ile birlikte geliştirdiği proje, TÜBİTAK 2209-B Üniversite Öğrencileri Sanayiye Yönelik Araştırma Projeleri Desteği Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Sanayi danışmanlığını Muratbey Gıda Ar-Ge Müdürü Gıda Mühendisi Faruk Demirel’in, akademik danışmanlığını ise Doç. Dr. Senem Şanlı’nın yürüttüğü proje kapsamında, besleyici değeri yüksek ve fonksiyonel bileşenlerle zenginleştirilmiş yenilikçi bir ürün formülasyonu geliştirilmesi hedefleniyor.
Proje, üniversite ile sanayi arasında bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirirken, öğrencilerin bilimsel araştırma, uygulamalı Ar-Ge ve yenilikçi ürün geliştirme süreçlerinde aktif rol almasına da katkı sağlayacak. Akademik bilgi birikiminin sektör deneyimiyle buluşması sayesinde katma değerli ve uygulanabilir çözümler geliştirilmesi amaçlanıyor.
İki akredite Ar-Ge Merkeziyle inovasyona yatırımMuratbey, Ar-Ge çalışmalarını uzun vadeli büyüme stratejisinin temel unsurlarından biri olarak görüyor. Şirket, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından akredite edilen Gıda Ar-Ge Merkezi ve Üretim Teknolojileri Ar-Ge Merkezi olmak üzere iki Ar-Ge merkeziyle çalışmalarını sürdürüyor. 2017 yılında Bakanlık tarafından onaylanan Ar-Ge Merkezleri, sektöründe iki Ar-Ge merkezi bulunan tek firma olan Muratbey’i süt ve süt ürünleri sektöründe global başarılara ulaştırıyor. Muratbey Ar-Ge merkezlerinde yürütülen çalışmalarla sağlıklı ve yenilikçi ürünlerin geliştirilmesi, üretim teknolojilerinin sürekli iyileştirilmesi, ürün kalite standartlarının yükseltilmesi, verimliliğin artırılması ve sürdürülebilir üretim anlayışının desteklenmesi hedefleniyor. Muratbey’in üretim tesislerinde kullanılan birçok yazılım, makine ve üretim ekipmanı da Türk mühendisleri tarafından tasarlanarak geliştiriliyor.
İnovasyon kültürü ödüllerle taçlanıyor!İnovasyonu yalnızca ürün geliştirme süreçlerinde değil, üretimden pazarlamaya kadar tüm faaliyetlerinin merkezine yerleştiren Muratbey, bu yaklaşımını ulusal platformlarda aldığı ödüllerle de pekiştiriyor. Muratbey Burgu peyniri “Helix Cheese” adıyla Almanya’da büyük başarı elde etti. “Helix Cheese” adıyla 5 kıtada onlarca ülkeye ihraç edilen inovatif lezzet, Almanya’da yayınlanan süt ve süt ürünleri dergisi Milch-Marketing’in okuyucuları tarafından kendi kategorisinde 2019/2020 için “Yılın Ürünü” seçilerek “Altın Ödül”e layık görüldü. Muratbey ayrıca, 4. Uluslararası Güvenilir Ürün Zirvesi kapsamında düzenlenen Feed the Future Ödülleri’nde Muratbey Plus Avokadolu Kaymaklı ürünüyle İnovatif Ürünler Kategorisi Birincilik Ödülüne layık görüldü. Bir önceki yıl ise 3. Uluslararası Güvenilir Ürün Zirvesi Feed the Future Ödülleri’nde CheeseKöfte – Peynirden Köfte ürünüyle yine İnovatif Ürünler Kategorisi’nde birincilik elde etti. Aynı organizasyonda, güvenilir gıda üretimi ve yerli üretime sunduğu katkılar dolayısıyla “Türkiye’nin Kahramanları” ödülünün de sahibi olan Muratbey, Ar-Ge ve inovasyona yaptığı yatırımları geliştirdiği yenilikçi ürünlerle taçlandırmayı sürdürüyor.
Genç araştırmacılara ve Ar-Ge ekosistemine katkıTÜBİTAK 2209-B Programı, üniversite öğrencilerinin sanayiye yönelik araştırma projelerinde yer almasını, proje yönetimi deneyimi kazanmasını ve uygulama potansiyeli bulunan yeni ürün, yöntem ve süreçlerin geliştirilmesini teşvik ediyor.
Muratbey, akademi ve sanayi arasında kurduğu güçlü iş birlikleriyle Türkiye’nin Ar-Ge ekosistemine katkı sunmayı sürdürürken, bilimsel bilgi ile üretim tecrübesini bir araya getirerek gıda sektöründe katma değeri yüksek yenilikçi çözümler geliştirmeye devam ediyor.
Türkiye’nin ilk “Brave Miller”i Funoli zeytinyağlarıMilas’ın yüksek rakımlı dağlarında yetişen Memecik zeytinlerinden hayat bulan Funoli markasının kurucuları İclal Arcak ve Tolga Erkök, Türkiye’den “Brave Millers – Frantoiani Coraggiosi” topluluğuna davet edilen ilk zeytinyağı üreticileri olarak, kalite ve sürdürülebilirlik odaklı üretim anlayışını uluslararası arenaya taşıyor.
Kendi zeytinlerini özel butik tesislerinde özenle işleyen Funoli markası; erken hasat, soğuk sıkım ve filtrasyon yöntemleriyle, Memecik zeytininin karakterini en yüksek değerleriyle korumayı hedefliyor.
Kaliteyi merkeze alan üreticilerin buluşma noktasıİtalya merkezli Brave Millers – Frantoiani Coraggiosi (Cesur Değirmenciler), markalardan çok üreticilerin bilgi birikimi, üretim yaklaşımı ve zeytinyağı kültürüne bağlılığına odaklanan seçkin bir topluluk olarak öne çıkıyor. Miktar yerine kaliteyi merkeze alan topluluk; toprağın korunması, yerel çeşitliliğin yaşatılması ve geleneksel üretim kültürünün ileri teknolojiyle geliştirilmesini temel değerleri arasında görüyor.
Brave Millers üyeleri, üretimlerinin tamamını yüksek kaliteli natürel sızma zeytinyağına ayırıyor; kendi zeytinlerini kendi tesislerinde büyük bir özenle işliyor ve üstün kalite için filtrasyonu üretimin vazgeçilmez bir aşaması olarak benimsiyor. Geleneksel bilgi birikimini teknoloji ve yenilikle buluşturan üreticiler, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirliği gözeterek topraklarını korumaya ve zeytinyağı kültürünü gelecek nesillere aktarmaya önem veriyor.
Türkiye’den Brave Millers – Frantoiani Coraggiosi topluluğuna davet edilen ilk zeytinyağı üreticileri olan İclal Arcak ve Tolga Erkök, bu özel birlikteliği yalnızca bir başarı değil, Türkiye’nin zeytinyağı kültürünü uluslararası platformda anlatmak için önemli bir fırsat olarak değerlendiriyor.
Üretimlerini yalnızca kendi markaları Funoli için gerçekleştiren Arcak ve Erkök, zeytinlikten şişelemeye uzanan tüm süreci kendileri yönetiyor. Zeytinlerin seçimi ve hasadından üretime, teknolojik altyapıdan şişe tasarımına kadar her aşamada titizlikle çalışırken, mühendislik bilgilerini geleneksel üretim kültürüyle bir araya getiriyor.
Brave Millers topluluğuna Türkiye’den kabul edilen ilk üreticiler olmaktan duydukları mutluluğu ve topluluğun tüm kriterlerini karşılamanın gururunu taşıyan Arcak ve Erkök, bu birlikteliği yüksek kaliteli natürel sızma zeytinyağı üretmenin ötesinde, zeytinyağı kültürünü koruma, geliştirme ve daha geniş kitlelere ulaştırma yolunda ilham veren bir ortaklığın parçası olarak görüyor.
Kaliteye duyulan tutku, uluslararası ödüllerle taçlanıyorKuruluşundan bu yana New York, Berlin, Londra ve İspanya başta olmak üzere dünyanın önemli yarışmalarından çok sayıda prestijli ödülle dönen Funoli, Milas’ın Memecik zeytinini uluslararası arenada tanıtmaya devam ediyor.
Funoli Zeytinyağları Kurucusu Tolga Erkök, Milas’ın bereketli dağlarını bir armağan olarak gördüklerini, ilk günden bu yana büyük bir özenle, gıda güvenliği standartlarına uygun ve ileri İtalyan teknolojisinden (MORITEM) yararlanarak ürettikleri Funoli’nin uluslararası alanda ödüllendirilmesinden gurur duyduklarını belirtiyor.
Funoli Zeytinyağları Kurucusu İclal Arcak ise üretim anlayışlarının merkezinde doğaya duyulan saygı ve sürdürülebilirliğin bulunduğunu vurgulayarak; Milas’ın yüksek rakımlı dağlarında başlayan bir doğa yolculuğu olarak gördükleri zeytinyağı üretimlerini, bugün Memecik zeytinyağını dünyanın en kaliteli zeytinyağları arasında tanıtabilmenin mutluluğuyla devam ettiğini, kalitenin; toprağa, zeytin ağacına ve bu kültüre duydukları saygıyla başladığını belirtiyor.
Yüksek polifenol içerikli zeytinyağlarıYüksek rakımda yetişen Memecik dağ zeytinlerinden üretilen Funoli JUS, 770 mg/kg yüksek fenolik değerleriyle öne çıkan, özel üretim natürel sızma zeytinyağı olarak konumlandırdıkları ilk hasat ve tek bahçe zeytinyağı olarak üretiliyor. JUS, yoğun aroması ve güçlü karakteriyle “içimlik” zeytinyağının en yüksek değerlerle deneyimleme imkânı sunuyor.
Yüksek rakım Memecik dağ zeytinlerinden üretilen bir diğer natürel sızma zeytinyağı Funoli Premium Organik içerdiği turp, yeşil domates, kırmızı biber aromaları ve meyvemsiliğiyle öne çıkıyor. Erken hasat – soğuk sıkım zeytinyağının özellikleri arasında yüksek polifenol (600+ mg/kg), yüksek E vitamini, Memecik dağ zeytininin yoğun aromaları ve meyvemsiliği yüksek duyusal profil bulunuyor.
Dağlık alanlarda yetişen zeytinlerin özenle seçilmesiyle elde edilen Funoli Premium Göldere (650+ mg/kg) doğal sızma zeytinyağı, yüksek miktarda fenolik bileşen içeriyor. Enginar, okaliptüs, yeşil biber notaları ve yüksek yakıcılığıyla öne çıkan bir lezzet sunuyor.
Funoli Zeytinyağlarının diğer ürünleri arasında çocukların yüksek kalite zeytinyağı sevmesini ve alışkanlık geliştirmesini amaçlayan, zengin E vitamini içeriği ve yumuşak tadımı ile Funoli Premium Kids ve şeflerin günlük mutfak rutininde sağlık ve lezzeti bir araya getiren Funoli Premium Gourmet natürel sızma zeytinyağı da bulunuyor.
Ödüllü zeytinyağlarıyla ABD pazarına açıldıNermin Hanım Zeytinliği, Edremit Körfezi’nde ürettiği ödüllü zeytinyağlarını ABD pazarına taşımak üzere harekete geçti. B2B ve B2C kanallarını birlikte kullanarak Amerikan tüketicilerine, gurme perakende noktalarına ve restoranlara ulaşmayı hedefleyen marka, 2026 sonuna kadar üretiminin yüzde 25-30’unu ihracata yönlendirmeyi planlıyor. Marka; ABD’yi Kuzey Amerika’daki büyümenin yanı sıra Avrupa, Körfez ülkeleri ve Uzak Doğu pazarlarına açılım için stratejik bir merkez olarak konumlandırıyor.
ABD’nin sağlıklı beslenme, Akdeniz diyeti ve fonksiyonel gıda kategorilerinde güçlü bir pazar sunduğunu belirten Nermin Hanım Zeytinliği Kurucusu Nermin Gelbal Gökduman, tüketicilerin yüksek polifenol içeren, menşei ve üretim süreci izlenebilir, ödüllü butik zeytinyağlarına yönelik ilgisinin ABD pazarına giriş kararlarında etkili olduğunu belirtti. Nermin Hanım Zeytinliği’nin başta New York International Olive Oil Competition (NYIOOC) olmak üzere uluslararası yarışmalarda elde ettiği ödüllerin de markaya ve Türk zeytinyağının kalitesine yönelik önemli bir referans oluşturduğunun altını çizdi.
Hedef kitle premium ve bilinçli tüketicilerMarkanın ABD’deki hedef kitlesini; sağlıklı yaşam ve uzun ömürlülük yaklaşımını benimseyen, Akdeniz tipi beslenmeye önem veren, yüksek polifenol ve antioksidan içeriğe sahip ürünleri tercih eden bilinçli tüketicilerin yanı sıra gastronomi meraklıları, gurmeler ve ev şefleri oluşturuyor. Gelbal Gökduman, ABD’de zeytinyağının yalnızca yemeklerde kullanılan bir ürün olmanın ötesinde, sağlık ve gastronomi odağında değerlendirildiğine dikkat çekerek şunları söyledi:
“ABD pazarında tüketiciler; erken hasat, polifenol değerleri, asidite oranı, hasat yılı ve zeytin çeşidi gibi konularda oldukça seçici davranıyor ve ürünün kaynağına ilişkin şeffaf bilgi talep ediyor. Biz de fiyatlandırma stratejimizi ürünlerimizin premium değerini, yerel lojistik maliyetlerini ve global rakiplerle rekabetçi konumumuzu dikkate alarak oluşturduk. 2026 yılı sonu itibarıyla toplam butik üretimimizin yüzde 25-30’luk bölümünü ihracata yönlendirmeyi planlıyoruz. ABD operasyonumuzun da toplam ihracat hacmimizin önemli bir bölümünü oluşturmasını ve büyümenin ana itici güçlerinden biri olmasını hedefliyoruz.”Nermin Hanım Zeytinliği Hakkında2012 yılında Edremit Körfezi’nde 52 dönümlük bir zeytinlikle yolculuğuna başlayan Nermin Hanım Zeytinliği, bugün 4.200 dönüm arazi ve 60.000 ağaçlık üretim kapasitesiyle faaliyet gösteriyor. Kaz Dağları’nın eteklerinde yetişen zeytinleri kendi üretim tesisinde işleyen marka; kalite, şeffaflık, sürdürülebilirlik ve kadın istihdamını odağına alıyor. Kendi bahçelerinden elde ettiği zeytinleri dışarıdan fason sıkım kabul etmeden işleyen Nermin Hanım Zeytinliği, 20°C’lerde gerçekleştirdiği soğuk sıkım ve analiz raporlarıyla desteklediği üretim anlayışını uluslararası ödüllerle taçlandırıyor. Amerika başta olmak üzere farklı pazarlara ihracat gerçekleştiren marka, Türk zeytinyağını global pazarlarda premium bir değer olarak konumlandırmayı hedefliyor.
Eataly’ye “En İyi Gurme Market” ÖdülüGastronomi ve ağırlama sektörünün önde gelen marka, profesyonel ve projelerini bir araya getiren Creative People “Talks & Hospitality Awards 2026” ödül töreninde, sektöre değer katan başarılı çalışmalar ve markalar 22 farklı kategoride ödüllendirildi.
Bu yıl “İlham Veren İnsanlar” temasıyla düzenlenen gecede; gastronomi, yeme-içme ve ağırlama sektörlerinde fark yaratan profesyoneller, markalar ve projeler bir araya geldi. Ödüller, sektörün deneyimli isimlerinden oluşan 27 kişilik jüri kurulunun değerlendirmeleri sonucunda sahiplerini buldu.
Eataly, gurme market kategorisinde sunduğu seçkin ürün çeşitliliği, kalite anlayışı ve gastronomi kültürüne yaptığı katkılarla “En İyi Gurme Market” ödülüne layık görüldü.
“En İyi Gurme Market” ödülü, Eataly’nin kaliteli ürünleri müşterileriyle buluşturma, gastronomi kültürünü yaşatma ve sektörde yenilikçi deneyimler sunma konusundaki çalışmalarının bir takdiri niteliğini taşıyor.Read More





