Hazine eski Müsteşarı Mahfi Eğilmez, mahfiegilmez.com sitesindeki Kendime Yazılar’da Türkiye’de sefalet endeksinin 99,5 ile zirveye tırmanmasının nedenlerine ışık tuttu.
Yeniden formüle edilmiş haliyle Sefalet Endeksi“Sefalet Endeksinde Son Durum” başlıklı yazısında ilk olarak Arthur Okun tarafından ortaya atılan ve zaman içinde Robert Barro ve Steve Hanke tarafından yeniden formüle edilen Sefalet Endeksi denklemini, “Sefalet Endeksi = (Enflasyon Oranı + İşsizlik Oranı + Faiz Oranı) – Büyüme Oranı” olarak ifade etti.
Ardından Türkiye’de sefalet endeksinin yıllar itibarıyla gelişimini ortaya koyan tabloyu veren Mahfi Eğilmez, şu değerlendirmeleri yaptı:
(Tablodaki enflasyon, işsizlik ve büyüme oranları TÜİK sitesinden, 10 yıllık tahvil faizi oranları da Bloomberg HT sitesinden alınmıştır.)
Türkiye’de Sefalet Endeksi son iki yılda katlanarak arttı2022 yılı için elde bulunan son veriler kullanılmıştır. Tabloya göre Türkiye’de sefalet endeksi son iki yılda katlanarak artmıştır. 2015 yılında 23,5 olan endeks bugün itibariyle 99,5’e gelmiş bir başka deyişle 6 yılda 4,2 kat artış göstermiştir.Şimdi de sefalet endeksi üzerinden 2022 yılı güncel verilerini kullanarak benzer ekonomileri Türkiye ile karşılaştıralım (Tablodaki enflasyon, işsizlik ve büyüme oranları www.tradingeconomics.com sitesinden, 10 yıllık tahvil faizi oranları da http://www.worldgovernmentbonds.com/ sitesinden alınmıştır.)Türkiye’yi sefalette üst sıralara taşıyan iki gösterge: Enflasyon ve faizSefalet endeksi karşılaştırması yapıldığında Türkiye’nin, Güney Afrika’yı ikiye, Brezilya’yı da üçe katladığı görülüyor. Altı ülke arasında bu değerlendirme açısından en iyi durumda olan ülke Endonezya’dır. Öte yandan ağır bir ekonomik krizden çıkan Yunanistan’ın ciddi bir toparlanma içinde olduğu görülüyor.Türkiye’yi sefalet endeksi liginde en üst sıralara taşıyan birbirine bağlı iki gösterge var: Enflasyon ve faiz. Faiz, enflasyonun sonucu olduğuna göre Türkiye’nin bu durumdan kurtulabilmesinin yolu enflasyonu düşürmekten geçiyor. Enflasyonu düşürmek için ilk aşamada faizi artırmak gerekeceğinden bir süre büyümenin düşük kalması ve ekonominin enflasyon ve büyüme arasındaki çelişkiyi yaşaması kaçınılmazdır. Türk siyasetçisi daima yüksek büyümeyi düşük enflasyona tercih etmiştir. O nedenle seçim öncesinde hükümetin, büyümeyi feda edip faizi artırarak enflasyonu düşürmeye yönelmesini beklemek gerçekçi görünmüyor. Bu durumda Türkiye bir süre daha yüksek sefalet endeksiyle yaşamaya devam edecek gibi duruyor.






