Gerekiyorsa Uzaklaşmalısınız

Foto: Yazar

“Bazen uzaklaşmak gerekir, yakınlaşmak için. Bazen hatırlamak gerekir, hatırlanmak için. Bazen ağlamak gerekir, açılmak için. Bazen anmak gerekir, anılmak için. Bazen de susmak gerekir, duymak için.” — Şems-i Tebrizi

Hayatta çoğu zaman, sebat etmek adına, gereksiz patinajlar yapar, bekler ve zaman kaybedersiniz.

Artık her şeyin bittiği, yerinde saydığınız, hatta geriye gittiğiniz zamanlarda, kritik kararlar almak da önemli ve gerekli…

Karar Yorgunu

“İnsanlar sadece bir şeyden yorgun düşerler: Kararsızlıktan…” der Stefan Zweig. Kararsızlığınız ise çoğunlukla sorumluluk üstlenmekten kaçmanızdan kaynaklanıyor.

Post-modern yaşantı, 20–25 yıl öncesine göre 2–3 kat daha fazla karar almak zorunda bırakıyor sizi… Fakat benim kastettiğim, iş değiştirme, şehir değiştirme veya evlilik gibi hayatınızın dönüm noktası olabilecek kararlar.

Uzaklaşmak

Tebdili mekanda ferahlık vardır, diye boşuna söylenmemiş. Yeni ortam, yeni dostlar, yeni uğraşılar… Bir anda eski kendiniz olur, çalışmaya koyulur ve üretmeye başlarsınız.

Uzun zaman aynı modda yaşamak, kanıksamaya, yaşadıklarınızı hissetmemeye ve daha da önemlisi hayatınızın anlamının kaybolmasına yol açıyor.

“Bazen uzaklaşmak gerekir, yakınlaşmak için,” demiyor mu Şems? Uzaklaşarak, kesemediğiniz bağlardan kurtulabilme ve yeni bağlantılar kurabilme fırsatı elde edersiniz.

Şehrin betonları arasında yürümek yerine, yemyeşil bir ortamda gün doğumuyla yürümek de çok şey değiştiriyor hayatınızda. Yeniden doğuyor, güne daha enerjik başlıyorsunuz. Sonuçta, “Yürümek, uzaklaşmak istemenin bir şekliydi,” denmiyor mu?

Hicret, nasıl ki bir vazgeçiş değilse, uzaklaşma da karar alma, konfor alanından çıkma cesaretidir. Dervişe soruyorlar, “Huzura neyle ulaşılabilir?” diye… Cevap muhteşem: “Uzaklaşarak!”

Pişmanlık Korkusu

Bilirsiniz ki aldığınız bu karar sonucunda iki pişmanlıktan birini mutlaka yaşayacaksınız. “Aldığınız kararın sonuçları beklediğiniz gibi olmayacak” veya “beklediğinizden daha iyi olacak ve neden bu kararı daha erken vermediğinizden” pişmanlık duyacaksınız. Oysa Tolstoy boşuna söylememiş, “Hayatta unutamayacağımız en büyük pişmanlık, pişman olurum diye yapmadıklarımızdır,” diye…

Her halükarda harekette bereket, yer değişikliğinde ferahlama olacaktır. Bazen uzaklaşmak büyük fotoğrafı görmenizi, hayat yolculuğunuzu değerlendirebilmenizi sağlayacaktır.

Hayat kısa… Çıkmaz sokaklarda fazla beklememek, yeni arayışlara girmek ve bunu yaparken de Rabbimize tevekkül etmek…

Yazmak… Yazmak…

Ayrıca Medium gibi platformlarda yazmaya devam etmeli ve düşüncelerinizi paylaşmalısınız.

Beş yıllık Medium yazarlığım boyunca ilk defa verdiğim 100 günlük ara bu yazı ile son bulmalı. Bugün, 525 Medium yazıma bir yenisini ekliyor ve yeniden “Bismillah!” diyorum.

Kendinizi anlamanızı, fikredebilmenizi ve okurlarınızla etkileşiminizi sağlayan yazma eylemi aslında sizi sıfırlıyor, olgunlaştırıyor ve tazeliyor…

Medium’da birlikte yazdığımız dostlarla yeni bir başlangıca niyetlenelim. Uzak-yakın, sesli-sessiz, birbirini anlayan, yazının ilk cümlesinden son cümlesini tahmin edebilen dostlar… Onlara ihtiyacımız var…

Aykut GÜL

Kaynak: Read More

  • Related Posts

    Kuantum Laboratuvarından Savaşın Gölgesindeki Tarlaya

    Selamlar! Yine o malum döngüdeyiz; ne zaman dünya çalkalansa, gözler hemen toprağa ve traktörün deposuna çevriliyor. Savaşın gölgesinde mazot ve gübre fiyatlarının nereye varacağını, “Peki ya gıda fiyatları?” sorusunun ağırlığını…

    devamı...
    Ay’da Nohut Keyfi ve 100 Milyon Dolarlık “Kanat” Sesleri

    Geçen haftanın önemli tarım teknoloji gelişmelerini sizler için derledik. Ramazan’ın son demlerine geldik; bir yanımızda yaklaşan bayramın o eski, tanıdık heyecanı, diğer yanımızda coğrafyamızın bitmek bilmeyen o ağır ve buruk…

    devamı...
    wpChatIcon
    wpChatIcon