Konforun Sessiz Tahribatı

Foto: Luca LaurenceUnsplash

Tüketici kapitalizmi bize sadece daha hızlı yemeyi değil, soluksuz yaşamayı da öğretti. Başarı ve verimlilik odaklı meşguliyet, yemek yemeyi bile zaman kaybı olarak kabul ettirdi.

Tüketimin verdiği haz, daha fazla geliri, daha fazla gelir ise zamanımızı satmayı gerektirdi.

Hayatımızda nadir de olsa kalan her boşluk, haz ile doldurulmalıydı. Aslında bu boşluklar, müzikteki “S”ler gibi hayatımızı anlamlı kılıyordu.

Teknoloji ile gelen haz ve hız, önce sosyal medya, ardından yapay zeka ile çığrından çıktı.

Yazmanın bir anlamı kalmadı derken, aslında gerçek okurun kalmadığını fark ettik.

Artık her şeyin özetini alıyoruz tek bir tıkla…

Aylarca süren, yüzlerce sayfalık çok değerli raporları, tek bir tıkla, bir tek paragrafa indirgedik.

Onu da okumak zor geldi, dinlemek istedik.

Sonrasında dinlemeye de tahammülümüzün kalmadığını fark ettik. Karşılıklı eğlenceli diyaloglardan oluşan tiyatro tarzı ürünlere dönüştürdük metinleri, tek bir tıkla, bir kaç dakikada…

Ancak onu da odaklanamadan dinledik, içselleştiremedik, fikir üretemedik. O rapor üzerinde çalıştığımızı zannettik ancak geriye kalan belki de sadece başlıktı.

Zahmetsiz Rahmet

Bir kez daha anladık ki zahmetsiz rahmet olmuyordu. “Öğrenmeyi öğrenme”nin esası çaba göstermekti…

Bazen yüzlerce sayfadaki bir satır üzerinde uzun uzun düşünürdük. Zihnimizde, yazarla tartışmaya girerdik. Şimdi ise tüm amacımız, yapılacak işler listesindeki o dosya için “tamamlandı” tikini atmak.

Peki bu özetler hiç mi işe yaramaz? Sınırlı zamanımızda bize “hap çözümler” olamaz mı?

Elbetteki yararı var. Eğer yazıyı siz okuyup özetlemişseniz…

Eğer bunu yapamayacaksanız, en azından hacimli raporlarda genelde var olan “yönetici özeti” de çok işe yarar.

Raporlar, makaleler, bloglar, videolar, podcastlar…

Artık okunmuyor, izlenmiyor, dinlenmiyor… Hep özetlerini alıyor, arşivliyor ve asla kullanmıyoruz. Sonuçta zihinde hiç bir iz bırakmıyor.

Sosyal medyanın yarıdan fazlası yapaylaştı. Artık yapay ürünler rahatlıkla fark ediliyor ve ilgisiz kalınıyor. Dahası birçoğumuzun midesini bulandırıyor artık.

Peki sonrası?..

Sanırım yeniden, alınteri ve akıl teri akıtılmış kaliteli ürünlere dönmek zorunda kalacağız. Tıpkı fabrikasyon olmayan, el emeği sanat ürünleri gibi…

Unutmayalım ki “konfor” uyuşturur… dahası öldürebilir…

Aykut GÜL

https://x.com/aykutguldijital

Kaynak: Read More

  • Related Posts

    Kuantum Laboratuvarından Savaşın Gölgesindeki Tarlaya

    Selamlar! Yine o malum döngüdeyiz; ne zaman dünya çalkalansa, gözler hemen toprağa ve traktörün deposuna çevriliyor. Savaşın gölgesinde mazot ve gübre fiyatlarının nereye varacağını, “Peki ya gıda fiyatları?” sorusunun ağırlığını…

    devamı...
    Ay’da Nohut Keyfi ve 100 Milyon Dolarlık “Kanat” Sesleri

    Geçen haftanın önemli tarım teknoloji gelişmelerini sizler için derledik. Ramazan’ın son demlerine geldik; bir yanımızda yaklaşan bayramın o eski, tanıdık heyecanı, diğer yanımızda coğrafyamızın bitmek bilmeyen o ağır ve buruk…

    devamı...
    wpChatIcon
    wpChatIcon