TOBB, bu yıl Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım’da Antalya’da düzenlenecek BM İklim Değişikliği Konferansı (COP31) sürecinde küresel iş dünyasının katılımını koordine etmek üzere “COP31 İş Dünyası Elçisi” (Private Sector Envoy) olarak görevlendirildi. TOBB İkiz Kuleler’de düzenlenen toplantıda, bu görev kapsamında, dünya genelindeki işletmelerin sürece kalıcı ve kurumsal katılımını sağlayacak COP31 Business Forum tanıtıldı.
Hedef 45 milyondan fazla işletmeye ulaşmakICC (Milletlerarası Ticaret Odası), ICC Dünya Odalar Federasyonu, Eurochambres, US Chamber of Commerce, DIHK, CACCI, PACCI ve AICO gibi başlıca küresel ve bölgesel ağlarla birlikte hareket edecek olan Forum, dünya genelinde 1.000’i aşkın oda ve özel sektör kuruluşuyla iş birliği yapmayı, çatı kuruluşlar aracılığıyla da 45 milyondan fazla işletmeye ulaşmayı hedefliyor. Forum; gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomileri, büyük sanayi kuruluşlarını ve KOBİ’leri ortak bir platformda buluşturarak Küresel Güney’in de sürece güçlü biçimde katılımını amaçlıyor.
“İklim mücadelesi salt bir çevre meselesi değil”Forum’un temel amacının özel sektörün COP süreciyle ilişkisini dağınık ve kişisel girişimlere bağlı bir yapıdan çıkarıp kalıcı bir kuruma dönüştürmek olduğunu vurgulayan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Forum’un sonraki COP başkanlıklarına devredilebilecek kurumsal bir miras olarak tasarlandığını söyledi. Hisarcıklıoğlu, “İklim mücadelesi artık salt bir çevre meselesi değil; aynı zamanda 21. yüzyılın sanayi ve rekabet mücadelesidir. Yeşil dönüşümün fabrikalarını, tedarik zincirlerini ve standartlarını kim belirlerse, bu yüzyılın sanayi hiyerarşisini de o belirleyecektir. Bugüne kadar özel sektörün COP süreciyle ilişkisi dağınık ve tek tek şirketlerin bireysel girişimlerine bağlı kalmıştı. Biz bu ilişkiyi; kalıcı, kurumsal ve temsil gücü yüksek bir yapıya kavuşturmak; iş dünyasının sesini sürece sistematik biçimde taşımak için bu Forum’u hayata geçiriyoruz” diye konuştu.
“Yeşil dönüşüm bir maliyet kalemi değil, kalkınma aracı olarak görülmeli”Hisarcıklıoğlu, yeşil dönüşümün bir maliyet kalemi olarak değil, bir rekabetçilik ve kalkınma aracı olarak görülmesi gerektiğini ifade ederek, enerjisinin yaklaşık yüzde 70’ini ithal eden Türkiye için enerji verimliliği ve yenilenebilir enerjinin bir tercih değil, makroekonomik bir zorunluluk olduğunu söyledi.
“Bizim derdimiz bu dönüşümün seyircisi olmak değil; Türk iş dünyasını kuralı yazanlar safına, oyunun belirleyicisi konumuna taşımaktır” diyen TOBB Başkanı, geçmiş zirvelerde alınan taahhütlerin büyük bölümünün hayata geçmediğine dikkat çekerek, artık sözden eyleme geçme vaktinin geldiğini vurguladı.
Üç aşamalı yol haritasıTOBB’un hazırladığı yol haritası, bir yıla yayılan üç aşamalı bir süreç olarak tasarlandı: kur, aktar, devret. 3 Haziran’daki başlangıç toplantısının ardından 22-23 Haziran’da Londra İklim Eylem Haftası ve 22-27 Eylül’de New York İklim Haftası’nda küresel iş dünyasıyla istişareler yürütülecek; süreç, 12-13 Kasım’da Antalya Mavi Alan’da düzenlenecek COP31 İş ve Yatırım Zirvesiyle doruğa ulaşacak. Zirvenin ardından Forum, taahhütlerin takibini yaparak yapıyı sonraki COP başkanlığına düzenli biçimde devredecek.
Forum’un çalışmaları, COP31 Eylem Gündemi’yle uyumlu sekiz tematik çalışma grubu üzerinden yürütülecek. Bu gruplar, iş dünyasının uygulamada kritik gördüğü alanlara odaklanacak: Yeşil Sanayileşme; İklim Finansmanı; Elektrifikasyon ve Yeni Ekonomi; Yeşil Enerji ve Şebeke Altyapısı; Tarım-Gıda ve Su; KOBİ’ler — Uyum ve Dönüşüm; İklim Teknolojileri ve Yapay Zekâ; ve Startuplar. Çalışma gruplarının çıktıları ve Zirve Bildirisi kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılacak ve COP31 Başkanlığı ile UNFCCC süreçlerine yapılandırılmış katkılar olarak iletilecek.
Hisarcıklıoğlu, Birliğin Dünya Odalar Federasyonu Başkanlığı ve ICC Yönetim Kurulu üyeliği gibi uluslararası görevler vesilesiyle oluşturduğu küresel ağı Forum’u güçlendirmek için kullanacağını belirtti. Türkiye’nin 2015 G20 Dönem Başkanlığı’nda yürüttüğü ve uluslararası çevrelerce “en etkili” olarak anılan B20 sürecine atıfta bulunarak, aynı başarının COP31’de yinelenebileceğine olan inancını dile getiren Hisarcıklıoğlu, “On yıldan fazla zaman geçmesine rağmen muhataplarımız bize hâlâ ‘en iyi B20 sizdeydi’ diyor. Şimdi aynı başarıyı yineleyerek COP sürecine Türkiye’nin ve Türk özel sektörünün damgasını vuracağız” dedi.
TOBB Başkanı, tüm holding, şirket ve sektörel kuruluşları sürece izleyici olarak değil aktif paydaş olarak katılmaya davet ederek, COP31’in yatırımcıların Türkiye’ye yeniden ve daha güçlü bir biçimde pozitif bakması için tarihî bir fırsata dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.
“Reel sektörün yeşil dönüşüm kapasitesini göstereceği dönüm noktası”COP31 Business Forum-Türk İş Dünyası İstişare Toplantısı’nda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum ise şunları söyledi:
“Bugün de güçlü işbirliğimizi yepyeni bir evreye taşıyoruz. COP31’e iş dünyamızın mührünü vurmak için hep birlikte kollarımızı sıvıyoruz. Bugün bizi bir masanın etrafında toplayan süreç, Sayın Hisarcıklıoğlu’nun TOBB’un COP31 iş dünyası temsilciği talebiyle başladı. Biz de bu talebi büyük bir memnuniyetle karşıladık ve ivedilikle resmi elçilik görevini tevdi ettik. Bu süreçte TOBB iş dünyamızın önceliklerini ve ulusal paydaş tabanını oluşturarak, COP31 sürecine katılımını teşvik edecek. Yine paydaşlar arası köprüler kurarak bu kritik süreci koordine edecek. Bu görevlerin her biri çok önemli ve çok değerli.”“Bütün dünyaya, diyalog, uzlaşı ve aksiyon öneriyoruz”Çevre Bakanı Kurum, iş dünyasının COP31 sürecine etkin katılımının, “yeşil dönüşümde” yol haritasının aktif paydaşlıkla belirlenmesi, Türkiye’nin ve Türk sanayisinin bu yeni düzenin kurallarını bizzat alanda belirlemesi, küresel aktörleri uzaktan izlemesi değil, masada yan yana oturarak politika yapım sürecine katkı sunması demek olduğunu söyledi.
Kurum, “Biz COP31’i, bir uluslararası zirve olmanın yanı sıra, reel sektörümüzün yeşil dönüşüm kapasitesini dünyaya göstereceği bir dönüm noktası olarak görüyoruz” dedi.Read More





