Çalışma özellikle metabolik disfonksiyon ilişkili steatotik karaciğer hastalığı (MASLD – Metabolic Dysfunction-Associated Steatotic Liver Disease) bulunan bireylerde dikkat çekici sonuçlar gösterdi.
Araştırma kapsamında, son üç ay içinde düzenli egzersiz yapmamış 30 yetişkin üç farklı gruba ayrıldı. İlk grup yalnızca kalori kısıtlamalı diyet uygularken, ikinci grup buna ek olarak direnç egzersizi yaptı. Üçüncü grup ise direnç egzersiziyle birlikte whey protein takviyesi kullandı. Katılımcılar yaklaşık %30 kalorik açık oluşturacak şekilde planlanan öğünlerle beslendi.
Çalışmada, direnç egzersizi yapan gruplarda “irisin” adı verilen proteinin seviyelerinde artış görüldü. Araştırmacılar, whey protein kullanılan grupta bu artışın daha güçlü olduğunu belirtti. İrisin seviyesindeki yükselişin ise karaciğer yağındaki azalmayla ilişkili olduğu ifade edildi.
Kas kütlesinde artış dikkat çektiAraştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, kas kütlesindeki değişim oldu. Bilim insanları, anlamlı kas artışının yalnızca hem direnç egzersizi yapan hem de whey protein tüketen grupta görüldüğünü açıkladı. Buna karşın karaciğer yağ seviyelerinde tüm gruplarda belirli ölçüde düşüş kaydedildi.
Araştırmacılar, whey proteinin lösin gibi temel aminoasitler bakımından zengin olduğuna dikkat çekti. Bu aminoasitlerin kas protein sentezini desteklediği ve egzersiz sonrası toparlanmaya katkı sağlayabileceği belirtildi. Ayrıca direnç egzersizinin metabolik sağlık üzerinde olumlu etkiler oluşturduğu ifade edildi.
Daha geniş kapsamlı araştırmalara ihtiyaç varBilim insanları, elde edilen sonuçların umut verici olduğunu ancak araştırmanın küçük bir katılımcı grubuyla gerçekleştirildiğini vurguladı. Bu nedenle yöntemin uzun vadeli etkilerinin ve farklı yaş gruplarındaki sonuçlarının daha kapsamlı çalışmalarla doğrulanması gerektiği kaydedildi.
Araştırmada ayrıca irisin proteininin, gelecekte karaciğer sağlığındaki iyileşmeleri takip etmek için biyobelirteç olarak kullanılabileceği ifade edildi. Uzmanlar, beslenme ve fiziksel aktivitenin birlikte planlanmasının metabolik hastalıkların yönetiminde giderek daha fazla önem kazandığına işaret ediyor.
Araştırmadan elde edilen sonuçlar Nutrients dergisinde yayınlandı.
Read More






